Tarihçimizin iddialarının birinci kısmını (Nureddin
Mahmud Zengi nin dul karısı ile evlenmesi) cevapladık. Fakat yazıya beklenenin
üzerinde tepki geldi. Tepkinin ekserisi tarihçimize yönelttiğimiz Türkçülük
yapması ve Kürt birisinin Türk bir hükümdarın karısı ile evlenmesini
yakıştıramamasına yönelikti. Genellikle tarihçimizin ırkçı olmadığına yönelik
tepkiler geldi.
Bakınız ırkçılık öylesine sinsidir ki siz ırkçılığa karşı
mücadele ederken bile bazen farkında olmadan ırkçılık yapabilirsiniz. Bir gün
Hz. Bilal (ra) Peygamberimize Ebu Zer i Ğifari yi şikayet eder. Ebu Zer (ra)
ona Ey siyah kadının oğlu diye bir anlamda annesinin siyah olması, yani zenci
olmasından dolayı onu tahkir etmiştir. Peygamber (sav) Ebu Zer i çağırır ve ona
Sende hâlâ cahiliye huyu var der. Hz. Ebu Zer şaşırır. Gidip Bilal (ra) özür
diler. Ebu Zer gibi zirve bir sahabeye bile Peygamber bunu söyleyebilmiştir
yaptığı haksız bir eleştiriden dolayı. Cahiliye huylarımızdan birisi de
ırkçılıktır. Dikkatli olalım.
Biz burada tarihçimizin şahsına yönelik bir eleştiride
bulunmuyoruz. İlmi bir eleştiride bulunuyoruz. Onun yaptığı iddianın yanlış
olduğunu vurgulamaya çalışıyoruz. Bu nedenle insanların bize küsmesi veya
kamplaşması da doğru değildir. Tarihçimiz değerli bir ilim adamımızdır. Fakat
Selahaddin Eyyubi konusundaki iddiaları bilimsel değil duygusaldır. Biz bu
eleştirileri aslında cevaplamak istemiyorduk. Yani ciddiye almıyorduk. Fakat
maalesef onun isminin popülerliği sayesinde düşünceleri gençler arasında
oldukça fazla taraftar buldu. Birçok kişiyi etkilemeye ve Selahaddin Eyyubi
hakkında yanlış bir kanaatin oluşmasına yol açınca müdahale etme gereğini
duyduk. Aslında biz bu iddialara konu üzerinde çalışmış akademisyenlerin
cevaplayacağını bekliyorduk. Fakat maalesef bizde akademisyenlik ilim yapma
yeri değil, üniversitede bir koltuk kapıp iyi bir maaşla yaşayıp, iyi bir
şekilde emekli olma yeri haline gelmiştir. Akademisyenlerin ilimle/irfanla bir
alakası kalmamıştır.
GELELİM ELEŞTİRİLERİNE
Selahattin Eyyubi, Nurettin Zengi nin yetiştirdiği
birisidir.
Nureddinin yanına çocukluğunda girmiş, evladı gibi
yetiştirmiştir.
Zengi devletinin başkomutanı tayin edilmiştir.
Anan yaşında bir kadını alıyorsun. Seni yetiştirmiş. Sana
çorba ikram etmiş. Hayvanoğlu hayvan. İntikam alıyor. Bunu da mı mazur göreyim.
İDDİALARA TEK TEK CEVAP VERELİM
Selahaddin Eyyubi nin Ailesi ve Yetişmesi:
1. Nesebi/Soyu/Ailesi: Güvenilir tarihçilerin eserlerinde
belirtildiğine göre Eyyubi ailesinin kökeninin Kürt olduğu, Hezbaniye
kabilesinin Revadiye kolundan olan Kürtler olduklarını ve asıl vatanlarının
Tiflis civarındaki Azerbaycan sınırındaki Aran bölgesinde yer alan Dovin şehri
olduğuna dair tevatüren haberler gelmiştir. (Bunun dışında Arap olduğu veya
Türk kökenli olduğu iddiaları vardır.)
Eyyubi ailesi, adından da anlaşılacağı üzere Eyyübe
mensuptur. Eyyub ise Mervan bin Şadi nin oğludur. Şadi nin Eyyub ve Şirkuh
isimli iki oğlu vardır. Selahaddin ise Eyyub un oğludur.
2. Eyyubiler Zengilere Yardım Etmişlerdir: Öncelikle
sayın tarihçimizin Zengilerin Selahaddin Eyyubi yi yetiştirdiğini, hatta biraz
da ajitasyon yaparak Nureddin Mahmut Zengi nin karısının ona çorba verdiğini
anlatır. Bu ifada aslında ilmi olmaktan ziyade dinleyicilerin zihninde bir
nefret oluşturma hareketidir. Yani öyle bir üslupla anlatılmaktadır ki
sanırsınız Küçük Emrah filminden bir sahne (sana anne diyebilir miyim ) Sanki
Selahaddin Eyyubi sokakta kimsesiz bir çocuk ve Zengiler onu almış, karnını
doyurmuş, büyütmüş ve ardından da komutan yapmış, ama bu çocuk kendisine bu
kadar yardım eden bir aileye ihanet etmiş, üstadın deyimini aktarırsak..
Afedersiniz fahişenin seyyiatı bir olmuş bin olmuş fark etmez. Ben karakter
zaafiyetini gördümmü bir adamda bir de birdir benim için bin de. Fırsat buldu
mu bin defa yapar bulamazsa bir defa yapar.
Şimdi işin ajitasyon/arabesk ve duygu sömürüsü kısmını
geçelim ve tarihi belgelere bakarak konuşalım: Selahaddin in babası Eyyub,
Selçuklu/Abbasiler tarafından Tikrit hakimi/valisi yapılır. Eyyub ve kardeşi
Şirkuh Tikrit te hüküm sürerken İmadeddin Zengi ile tanışacak, bu tanışma
onların Tikrit i terk etmelerine bile yol açacaktır.
İlk tanışma şöyle gerçekleşir: Musul Atabeyi İmadeddin
Zengi (Nurettin Mahmut Zengi nin babası) 1131 yılında Selçuklu Sultanı Mahmud u
Abbasilere karşı destekleyip Bağdat a saldırır. (Tarihçimiz, Selahaddin in
Müslümanlarla savaştığını hep söylerken dönemin diğer emir ve beylerin ne
yaptığını anlatmaz. Ayrıca İmadeddin Zengi ve oğlu Nureddin Zengi nin de
Müslümanlarla yaptığı savaşları anlatmaz. Konuyu uzatmamak için işin o noktasına
değinmiyorum.) Fakat yapılan bu savaşı kaybetti. Hatta yaralandı. (Selahaddin
Eyyubi nin bazı kaybettiği savaşları öne çıkararak başarsız gibi göstermeye
çalışan Tarihçimiz, neden sahip çıktığı ailenin de yenilgilerini görmez.
Ayrıca, bana göre bu dönemde orduların böyle yenilgileri de normaldi. ) Bunun
üzerine savaş meydanından çekilmek (Tarihçimiz olsa buna kaçmak derdi) zorunda
kalır.
İşte bu geri çekilme sırasında Selahaddin Eyyubi nin
babası Eyyub devreye girecektir. Çünkü Musul a çekilen Zengi nin yolu üzerinde
Tikrit vardır ve buranın hâkiminin tavrı önemlidir. Eğer Eyyub, Zengi yi değil
de Abbasileri destekleseydi, kaçan Zengi ordusunu durdurur ve Zengi
hanedanlığının oluşmasını da engellemiş olurdu. Fakat o bunu yapmak yerine
İmadeddin Zengi yi destekledi. Onu kalesinde misafir etti. Onun sağ salim bir
şekilde memleketi olan Musul a geçmesini sağladı. Hatta kardeşi Şirkuh ile
birlikte ona yardım etti. Yarasını tedavi etti. Zengi burada on beş gün kaldı.
Hatta geri dönüş yolunda kendisine birçok binek hayvanı da verilerek eşyaların
ve askerlerin taşınması sağlandı.
Zengi, Eyyub ve kardeşi Şirkuh un kendisine en zor
döneminde yardım etmesini asla unutmadı ve bu olay iki aile arasında kalıcı bir
dostluk ve muhabbetin başlamasına neden oldu.
Görülüyor ki Eyyubi nin ailesinin Zengilere yardımı
onların yardımı yanında hiç de küçümsenmeyecek bir yardımdır. Bu yardım
olmasaydı Zengi ve hatta Nurettin bile olmayacak, Musul atabeyliği tarihe
karışmış olacaktı.
Eyyubilerin Musul Atabeyi İmadeddin Zengi yi desteklemeleri
ve bir anlamda yok olmaktan kurtarmaları Zengi ye karşı olan hamileriyle
aralarının bozulmasına yol açtı. Bunlardan Bağdat valisi Bihruz bazı olayları
bahane ederek Eyyubileri Tikrit hakimliği görevinden uzaklaştırdı. Şimdi kim
kimi korumuş
Necmeddin Eyyub, Tikrit ten ayrılıp İmadeddin Zengi nin
yanına gitti (1138). Tikrit i terk ettiği gece bir erkek çocuğu oldu. Adını
Yusuf olarak koyduğu bu çocuk, geleceğin Selahaddin Eyyubi olacaktır. Artık
Eyyubilerin ve Zengilerin kaderleri birleşmişti
İki değerli aile, bölgede istikrarın sağlanması, İslam
birliğin oluşması ve haçlıların daha fazla ilerlemesini engelleme gibi
konularda büyük katkılar sağladılar. Hatta bu çalışma ileride haçlıların
tamamen temizlenmesine de yol açacaktır.
Lütfen tarihi önyargılarla okumayalım. Bizim için
Zengilerde çok büyük ve İslam a çok hizmet etmiş bir ailedir, Eyyubiler de.
Onlar arasında birisini diğerine tercih etmek gibi bir yaklaşım yanlıştır. Daha
önce de belirttim. Bu iki ailenin işbirliği sayesinde Haçlılar bölgeyi terk
ettikleri gibi bölgede bir İslam birliği de sağlanmıştır.