Tanzimat Irkçılığından Bugüne-I

Abone Ol

Bir milletin parçalanmasının, bölünmesinin birçok nedeni var. İdeolojiler bunu fazlasıyla başardı! İnsanları birbirine bağlayan da birçok neden var. Bunların kimi sınırlı, kimi çok daha geniş.

İnsanlık için en önemli olan birleştirici unsur dindir. Dinler ve kültürler arasında da farklar bulunur. Bağlayıcılığı daha sağlam ve birleştirici olan özellikler ile öne çıkanlar var. Ayrıştırmaya neden olan kimi ayrıntılar farkında olunmadan çok daha derinlere götürür.

Neden “Tanzimat Irkçılığı” diye bir tanımlamada bulunduk? Osmanlı Devleti ve İslâm milletinin parçalanışının nedenleri daha öncelere dayansa da Tanzimat dönemi ve süreci önü alınmayan bir başlangıçtır. Dönemi hazırlayan nedenler üzerinde elbette durulmalı. İslâm milletinin önemli unsurları olan Türkler, Araplar, Balkan Müslümanları, Kürtler ve diğerleri. İslâm milleti için asıl önemli olan geniş bir alanı kapsayan Müslüman Arapların koparılışı büyük yıkımın bir başlangıcıdır.

Arap Müslümanların bulunduğu coğrafyanın farklı özellikleri bulunuyor. Bu ayrışmayı salt ırka bağlamak doğru bir yaklaşım değildir. Müslüman coğrafyanın birleştirici unsuru olan Mekke, Medine, Kudüs gibi önemli merkezler bulunuyor. Daha da önemli bir konu, petrol yataklarının emperyalizm tarafından keşfidir.

İslâm’ın yayılışının Akdeniz sahillerinden Batı’ya geçişi ve etkileyişi bir diğer önemli neden.

İnsanlığı birbirine bağlayan en temel unsur din olduğuna göre, farklı halklardan oluşan İslâm milletini birbirinden ayırmanın en kolay yolu ırk. Irkçılık ile İslâm milletini birbirinden koparılabilinirdi. Bunda da başarılı olundu.

Kimi ideolojiler zamanla etkisini yitirebilir, hatta giderek silinebilir. Geçmişten beri yaşanan kimi siyasal ideolojilerin bugün için fazla bir etkisi yok. Emperyalizmin aletleri olan bu unsurların yerini yenilerinin alması gerekir.

İslâm milleti açısından en büyük zararı veren ırkçılıktır. Bu, özellikle Tanzimat sonrası giderek gelişen İttihat Terakki ile belli bir düzeye gelmesi asıl süreci oluşturur. Balkanlarda Arnavutların başı çekmesi, Selanik dönme ve Yahudilerinin etkisi yadsınamaz. İttihat ve Terakki’nin yer bulduğu bir mekândır Selanik. Oradaki odaklanma bir rastlantı değildir.

Asıl önemli olan kopuş ve ayrılış Araplar üzerinden gerçekleştirilmiş olmasıdır.

Müslüman Araplar ile Müslüman Türkleri birbirinden koparmanın yolu neydi, nasıl olmalıydı? Bu, geniş bir çalışmayı gerektirir. Din yerine ırk olgusunun öne çıkarılmasının psikolojik nedenlerinin oluşturulması en iyi neden olabilirdi. Araplar, Napolyon’un Mısır işgaliyle birlikte rengini belli etmiştir. Osmanlıların sömürgeci, Arapları ezdiği, haklarını yediği olgusu üzerine kurgulanmış bir başlangıç. Yahudi İngiliz iş birliği ile Filistin üzerinde başlayan süreç. Bu süreci hızlandıran İttihatçı ırkçı Türklerin neden olması. Suriye, Cemal Paşa zulmü, baskısı, Türkiye’deki Ermeni tehciri, bunların bir bölümünün Suriye Ürdün bölgesine götürülüşü.

Arapların özellikle yaşadığı son dönem travmaları, emperyalizmin kucağına düşüşleri kopuşu derinleştirdi. O zamandan beri karşılıklı bir Türk-Arap zıtlaşması olmuştur. Birbirine bağlı olan bu milletin çocuklarının veya sonrakilerin bu tuzağın içinde yitişleri bir son olmuştur.

Türkiye’de özellikle siyasal düşünüşte, sağ-sol gerilim ve çatışmasının derinleştirilmesi sürecine yeniden İslâm milleti bilincinin oluşması yeni dönemin başlangıcı gibi oldu. Bunun etkileri zaman içinde de kendini gösterdi. İslâm milletinin birbirine yakınlaşması elbette ki emperyalizmi rahatsız edecekti. Yapılacak tek şey, yeniden İslâm milletinin kopuşunun derinleştirilmesinin başlatılması için ırk olgusunun öne çıkarılması gerekecekti. Bölgede yaşanan işgal olayları, emperyalizmin baskısıyla insanların yerlerinden yurtlarından edilişi, göçmen sorunu asıl dönemin yeni süreci. Evlerinden edilen bu insanlar nereye gidecek, kime sığınacak? Bu da diğer bir sorun.