Tamir edilemeyecek sonuçlar!

Abone Ol

Ana muhalefet partisi CHP içindeki anlaşmazlık konuları giderek tavan yapma durumuna geliyor.

Korkarız ki bir süre sonra kendilerinden artık “ana muhalefet partisi” diye söz etmek imkânsız olacak!

Zira kendilerinin de altını çizdiği gibi büyük bir hızla “tamir edilemeyecek sonuçlarla karşı karşıya kalmaya” doğru gidiyorlar.

Cumhur İttifakı’nın iki ortağı AKP ile MHP içinde sıkıntılar yaşanırken ana muhalefet partisi CHP içinde yaşanan anlaşmazlık konuları öne çıktı ve ortalık allak bullak oldu!

Başka partilere, farklı görüşlere göstermiş oldukları hoşgörü ve anlayışı sanki birbirlerinden esirgiyor gibiler.

Yakın zamana kadar kol kola görünenler şimdi birbirlerini bir kaşık suda boğmak için ellerinden geleni yapıyorlar.

Bir taraf diğerlerini parti binası içine almamak için barikatlar kurarken diğer taraf da onları partiden atmak için güvenlik güçlerinden yardım almakta bir beis görmüyor.

Gözlerini hırs öylesine bürümüş ki “kaybedersem elini öper ve ömür boyu yanında yer alırım” diye meydan okuyorlar.

Oysa kaybedersem şartı ile dile getirdikleri durumu kazandıkları zaman yapmış olsalar belki bu sıkıntıları hiç yaşamayacaklar!

Yani kazandıkları zaman birbirleri ile kucaklaşsalar, küçükler büyüklerin ellerinden öpse, büyükler de onları gözlerinden öpse partinin içi güllük gülistanlık olacak.

Ancak kazananlar kaybedenleri dışlıyor. Kaybedenler birtakım ayak oyunları ile saf dışı bırakıldıklarını düşünüyorlar.

Böyle bir sonucu içlerine sindiremedikleri için de soluğu mahkeme kapılarında alıyorlar. Mahkeme lehlerine karar verince ortaya böyle sıkıntılı görüntüler çıkıyor.

Mahkemenin aleyhlerine karar verdiği kesim sorunun parti içi bir mesele olmadığını öne sürerek olayı bir rejim meselesi olarak göstermeye çabalıyor.

Demokrasinin önemine atıf yaparak bu rejimin toplumun farklı kesimlerini bir arada tutabildiğini verilen kararlar ile bunun önünün kesildiğini ileri sürüyorlar.

Tamam da toplumun farklı kesimlerini bir arada tutan demokratik tavır ana muhalefet içindeki tarafları niye bir arada tutamıyor?

Bu hususun üzerinde hiç durmamaları ilginç değil mi?