Kolay mı On binlerce aday adayı arasından partilerinin 550 kişilik milletvekili aday listelerine kendi illerinde girmeyi başardılar. Yüz binlerce lira para harcadılar. Sonra diğer partilerin adaylarını eleyip vekil olarak Ankara’ya, TBMM’ye geldiler. Meclis’in üçte ikisi yenilendi. Bu yeni şehirde ilk önce barınacak bir ev tutmanız ya da satın almanız gerek. En az 4 yıl bu şehirde yaşayacaksınız.
Gelin görün ki yeni vekillerimiz hiç de böyle düşünmüyor. İlk kez bu köşeden duymuş olun. İmkanlarına göre otellerde, misafirhanelerde, pansiyonlarda kalıyorlar. Neden mi Çünkü çoğu “Ne gerek var 3 ay için ev tutmaya. Ne de olsa Ekim-Kasım’da erken seçim var” diye düşünüyor. Uzun ömürlü bir koalisyon hükümeti ile 25. dönemin 2019’a dek süreceğine milletvekilleri bile inanmıyor. Yenilenmiş veya erken seçim kapıda! Partiler tam tekmil sipere çıkmazlarsa kaybederler.
HDP’YE “LGBTİ ULTİMATOMU!”
RAMAZAN... İnsanların oruç ile egolarını, benliğinin helal arzularını bile terbiye etme ayı, ezileni, mahrumu, mazlumu düşünme. İşte böyle bir atmosferde İstanbul’un ortasında anadan üryan gerici görüntülerle LGBT yürüyüşü yapıldı. Başta HDP ve CHP’li bir grup siyasi de destek verdi. HDP’li 13 vekil de değerlendirme toplantısında bu duruma isyan ediyor. Genel Başkan Selahattin Demirtaş ve parti yönetimine “Bu gayri ahlaki görüntüleri nasıl savunuruz. Recep-Şaban, aşk… vb. İslamofobik tavırla partimiz niye mesafeli değil diye adeta ültimatom veriyorlar. Gösteriyi destekleyen vekiller ise, “O görüntülerin olacağını bilmiyorduk. Marjinal grupların işi” diye savunmada kalıyorlar. Gönlü eleştiren vekillerin yanında olan Demirtaş ise durumu idare etmeye çalışıyor. İnançlı bir aileden gelen Selahattin Bey’e ve HDP’nin yönetici akıl sahiplerine buradan
SORUYORUZ:
Asırlık zulüm ve asimilasyona rağmen bu memleketin tertemiz kalabilmiş inançlı Kürt toplumunu; Batının aile yapısını ve nesillerini çürütmüş sapkın yaşam tarzına adapte edecek yolu açmakla elinize ne geçecek!
SORUYORUZ! “Meşru dairedeki zevklerle mutlu olmasını bilmeyen”, “benliğinin esiri değil, hükmedeni”, “Ahlakı yüksek, özgür, şahsiyet ve karakter abidesi olmayan bir toplum” ile Türk devleti kursan ne olur, Kürt devleti kursan ne olur!
MECLİS BAŞKANI BAYKAL, BAŞBAKAN YARDIMCISI KILIÇDAROĞLU!
Kemal Kılıçdaroğlu, Ahmet Davutoğlu ile koalisyon kurarsa protokoldeki yeri ne olur. Başbakan Yardımcısı. Yani 011. Peki Deniz Baykal TBMM Başkanı olsaydı 001. Devletin 2 numarası yani. CHP’liler niye o kadar kızıyor Bahçeli’ye MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Baykal’ı seçtirmeyip Kemal Kılıçdaroğlu’na derin bi “Ohh” çektirdi aslında. Bu hamle tesadüf müdür, yoksa Kemal Bey’le anlaşmalı mıdır Ya da “Cumhurbaşkanı ile önümüzdeki 5 yılın rotasını çizdiği tahmin edilen Baykal’ın önünü keserek Erdoğan’ın hesabını bozmak mıdır ” Bilemiyoruz... Bizimkisi “Başkentin derin koridorlarında yankılanan spekülasyonlara” kulak kabartmak!
KİM BU ERDEM
Başbakan Ahmet Davutoğlu Hoca, geçtiğimiz Salı TBMM Grup konuşmasında, “İç muhasebemizi yaptık, devam ettireceğiz” diyerek tam 15 kez “muhasebe” dedi. Ardından da tam 44 kez “Erdem”den bahsetti. Üşenmedim saydım. “Kim bu Erdem ” diye soranlar oldu! Başbakan, partilerinin 2002’lerde sözde “Erdemliler Hareketi” ile başladığını, nasıl kurulduğunu, hangi evrelerden sonra bugüne geldiğini anlattı. “Erdemli davranış, erdem de erdem” deyip durdu. Nasıl demesin! “İktidar kibri, rant zenginliği, ihale, faiz, yolsuzluk, ahlaki dejenerasyon” şayiaları bırakın bir partiyi, esas toplumumuzu da çürütüyor. Ağacın kökü çürüyor. AB diye diye gelinen nokta “Ak LGBT” topluluğunun kurulması oldu. Davutoğlu’nun işi zor. Bizce “Önce Ahlak ve Maneviyat bayrağını” partisinin duvarlarına assa iyi eder.
BU KADAR DA SEFERİ OLUNMAZ!
Başbakan Davutoğlu, Meclis grubunda “erdem” diyor. Biz de dinliyoruz. Dışarı çıkıp civar illerden gelenleri, etrafı bi izleyim dedim hava nasıl diye! Duvarın dibine çömelmiş Ak Parti teşkilat mensubu gençlerin ellerinde sigaralarının duman havası çaptı yüzüme. Aralarında “sadece başını örtenler” de vardı! Yüzüm asıldı, moralim bozuldu. Görevli anlamış olacak ki! “Seferilermiş” dedi. Kaç günlük yoldan gelmişler diye sordum. Baktım Aksaray, Kocaeli, en uzağı da Bursa… “Bu kadar da seferi olunmaz ki kardeşim” dedim kendi kendime!
ANKARA AĞIR HALAYDA, HÜKÜMET İŞİ ‘YAŞ’!
Bu sene Hükümet kurma işi YAŞ! Yani Ağustos başındaki YAŞ’a kadar Hükümet kurulmayacakmış. Zaten şurada 3 hafta kaldı. Peki neden Kulislere göre “TSK’da bulunduğu iddia edilen paralel yapı mensupları YAŞ’ta ihraç edildikten sonra” Hükümet kurulsun isteniyormuş. Bu hükümet işi daha çok su götürür. Hem neden kursunlar ki! Topal ördek bile olsa tek parti hükümeti devam ediyor ne de olsa! Sanki Ankara ağır halaya durmuş gibi!