Türkiye nin önde gelen markaları üretim yapıyor
Tam 15 bin kişi çalışıyor
Çoğunluğu bayan
Yatırım, üretim ve istihdam açısından durum böyle
Yani ülke adına sevindirici bir kare
Ancak işçi hakları, emek istismarı ve anayasal haklar
konusunda ise farklı bir kare ile karşılaşıyorsunuz.
Bu işyerlerinin birçoğunda İş Kanunu nun birçok maddesi
uygulanmıyor
12 saatlik mesai adeta bir gelenek haline gelmiş
İş kazalarının haddi hesabı yok
Bu kazaların birçoğu da kayıtlara bile girmeden üstü
örtülüyor
Çalışanların çoğunluğu kadın ancak süt izinlerini bile
kullanamıyorlar
Daha bitmedi
İşverenler kendilerinin sorun yaşadığı işçileri `özel
ricalı fakslarla işe almamalarını birbirlerinden rahatlıkla isteyebiliyorlar.
Oysa kişilerin iş ve çalışma hürriyetleri anayasa güvencesi altında. Türk Ceza
Kanunu na göre de bu durum suç teşkil ediyor ve yapanlar 6 aydan 2 yıla kadar
hapis veya adli para cezası ile cezalandırılıyor.
Ancak burada hak getire
İşçilerin hiçbirisi sendikal haklardan yararlanamıyor.
Sendikaya üye olan hemen işten çıkartılıyor. Hatta işverenler bu konuda baskı
kurmak için `özel ajanlarla işçilerini bile takip ettiriyorlar.
Yani anlayacağınız; çalışanlar açısından kanunsuzluk,
kuralsızlık, zulüm ne ararsanız var Hem de kitlesel bir şekilde, her gün
yaşıyorlar
Nereden bahsediyoruz
Karaman daki organize sanayi bölgesinden
Yazdıklarımızın hepsinin belgesi de şahidi de var
Gelelim bugüne, 1 Mayıs a, İşçi Bayramı na
Bir kesim, Taksim e sokmam diyecek, diğer kesim de
`girerim diyecek.
Her sene olduğu gibi bu yıl da 1 Mayıs, `Taksim
tartışmalarının gölgesinde geçip gidecek
Ama Karaman da süt iznini kullanamayan anneler, peşine
ajan takılarak takip ettirilen işçiler ve asgari ücretle 12 saat çalıştırılan
Karaman daki emekçiler ise yine hiçbir şekilde gündeme gelmeyecek.
O zaman marifet Taksim e girmekte değil, Karaman a
girebilmekte
Karaman a da giremiyorsak 1 Mayıs ı niçin
kutluyoruz