Taksim Gezi Parkı eylemlerinden önce ne oldu Olayları
adım adım analiz ederken iç ve dış güçlerin bu olaylardaki izlerini de
süreceğiz. Buradaki amacımız; ülkemiz üzerinde oynanan oyunlara dikkat çekerek
farkındalık oluşturmaktır.
İlk Adım
Farkındaysanız Mayıs ayında Türkiye nin son yıllarda
sürekli gündeme gelen iki kurumunda bir kadro operasyonu yapıldı. Bu
kurumlardan biri MİT, diğeri Emniyet ti. Her iki kurumdan, sayıları 30-35 i
bulan kritik görevdeki önemli kişilerin bir kısmının görev yerleri
değiştirildi, bir kısmı ise emekliye sevk edildi.
Mayıs ta devletin borçlanması tarihin en düşük seviyesi
olan yüzde 4,7 ye düştü. (Merhum Erbakan ın özel bankalardan borç alıp, faiz
ödememek için havuz sistemini kurduğunu, özel bankaların -Finansal Ergenekon-
nasıl karşı atağa geçtiğini, asker ve medya ile nasıl iş birliği yaptığını,
hatırlayınız!)
İkinci adım
Bu olaydan birkaç gün sonra bankaların soygununu
durdurmak için bir operasyon yapıldı Ekonomi kurmayları, yerli ve yabancı
bankaların yaptığı soygunu durdurmak için çok önemli bir karar aldı. Vatandaşa
verilen her kredinin, ama her kredinin (buna kredi kartları da dâhil) faiz
oranlarının bundan böyle TEFE ve TÜFE nin üzerinde olmayacağı dayatıldı (bu
yasa henüz çıkmadı). Bu uygulama faizleri mümkün olduğu kadar aşağıya çekecek
ve finans oligarşisinin faiz hortumu bitecektir. (Yabancı bankalar neden
Türkiye ye gelmişti. Gelme sebepleri, istedikleri gibi sömürmek değil mi
Bankaların en iyi kazancı AK Parti döneminde olmadı mı Vergi ödemelerinde ilk
10 nun içinde 8 banka var! Neden acaba AK parti bugün mü faiz lobisini
hatırladı Sayın Başbakan faiz lobisinden bahsetmektedir. Doğrudur! Bu lobiler
Milli Görüş ü bölüp, kendisini oradan çıkarıp desteklemediler mi 10,5 yıldır
diyet borcunu ödeyen siz değil misiniz Bir yıldır yazılarımda bankalara dikkat
çekiyorum. Bankalarla alakalı yasanın çıkması doğrudur ama geç kalınmıştır!
Birçok kredi kartı mağduru oluşmuştur.)
Faiz lobisinin varlığı inkâr edilemez, bunun yanı sıra
petrol lobisi ve içki lobisinden de bahsedilmesi gerekmektedir. Hükümeti
sindirmek, koalisyona zorlamak ve faizleri yükseltmek için son altı aydır sahte
twitter hesapları açılmış, ülkenin önde gelen entelektüelleri, sanatçıları,
futbolcuları ve gazetecilerine ajanslar tarafından yanlış bilgiler empoze
edilerek baskı yapılmıştır. Bu entelektüeller ve sanatçılar, sahaya inmiş,
milleti sokağa dökmek için söylemlerde bulunmuş ve akabinde ortadan
kaybolmuşlardır.
Üçüncü adım...
Akabinde, IMF ye olan borcun son taksiti ödendi. (Dünya
Bankası na olan borçtan bahsedilmemektedir. Ülkenin sadece IMF ye mi borcu var
Belediyelerin almış olduğu kredilere Hazine kefil olmuyor mu ) İstanbul a
yapılacak 3. havaalanı ihalesi ile 3. köprünün ihalesi yap-işlet-devret
modeliyle yapıldı. Ayrıca, Şov yapıyor, asla yapılamaz denilen Kanal İstanbul
ile ilgili proje çalışmasında da sona gelindiği ve ihaleye çıkılacağı
açıklandı. Günümüzde ve geçmişte yapılan darbeler ve merhum Erbakan a oynanan
oyunları daha iyi anlayabilmek için konuyu; 16 Haziran tarihinde Kanal24 ün
Genel Yayın Yönetmeni Yiğit Bulut un açıkladığı bir rapordan bahsetmek
istiyorum. Hükümetin 2009 yılının başlarında IMF ile yeni bir anlaşma
imzalamadığından 6 ay sonra iki büyük Avrupa ülkesinin istihbaratının ortak
olarak bizim bir üniversitemize hazırlatmış olduğu raporu Yiğit Bulut şu
şekilde açıklıyor:
Amaç Bölümü: Türkiye 2009 başı itibariyle özellikle IMF ilişkisinin kesilmesiyle
kontrol edilemez bir noktaya kaymış ve belirlenen hedefler ve alınacak önlemler
doğrultusunda uygulanabilecek senaryolarda yer alacak paramiliter ve sivil
unsurların yeniden gözden geçirilmesi zorunlu hale gelmiştir. Son 300 yıldır,
hiçbir İslam ülkesinin etkin ve aktif olmasına izin vermeyen emperyal
stratejimiz, Türkiye nin bu inisiyatifi ele geçirmesine asla izin veremez.
Türkiye nin bu çıkışı ve durdurulamadığı takdirde bu gidişatı küresel emperyal
denklemi bozabileceği gibi varlıkları tamamen emperyal odaklar tarafından
yönetilen, İslam ülkelerinin aklında olmayan yeni bir bağımsızlık yolu
açılabilir. Bu gidişat varlıklarımız, etki alanlarımız için bütün denklemlerin
yeniden tanımlanması anlamını taşıdığı gibi dünya denklemi açısından da kabul
edilemez. Bu çalışmada kullanılacak kriterler Güney Amerika da kullanılan opfer
kriterlerinden farklı olup, Ortadoğu ve Türkiye dataları kullanılması gerekir.
(yazımızın ilerleyen bölümlerinde bu rapordan bahsetmeye devam edeceğiz, bu
raporun yanı sıra Yahudi lobisi AIPAC ın desteğiyle faaliyetlerini sürdüren
Amerikan Girişimcilik Enstitüsü nde (American Enterprise Institute, AEI)
geçtiğimiz Şubat ayında yapılan toplantıda apolitik Türk gençliğini sokağa
indirerek canlı tutmak için İstanbul İsyanı senaryosundan bahsedeceğiz.
DEVAM EDECEK (Bir sonraki hafta, tweetleriyle ortalığı
karıştıran ünlüler, Saroz, Özel Harp Dairesi yani Beyaz Kuvvetler).