Taksim gezi parkı olayı her ne kadar spontane geliştiği
ifade edilse de; olaylar başladıktan sonra bazı güçler tarafından
yönlendirilmiştir! Olay Türk bayrağı yakmaya kadar tahrik edici boyuta
getirilerek, 28 Şubat benzeri bir oyunun farklı versiyonu sahneye konulmak
istenmiştir. Bu olaylardan hemen sonra İngiltere de 6-9 Haziran tarihleri
arasında yapılan Bildenberg toplantısı bir iddiaya göre Ortadoğu ve
Türkiye deki olaylar temasıyla toplanacak! Sizce de manidar değil mi Muhtelif basında yazılanlara göre; önde gelen
şirket temsilcilerinin yanı sıra, Avusturya başbakanının, İMF Başkanı Christian
Lagarde ın, eski Amerikan Dışişleri Bakanı Henry Kissinger ın, bazı ülkelerin
maliye bakanlarının, sosyal bilimcilerin ve gazeteciler, CIA eski başkanı David
Petraeus ve karanlık prensi lakabıyla bilinen Richard Perle gibi isimler
katılıyor. Türkiye den ise, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, CHP Milletvekili
Şafak Pavey, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Sabancı Holding
Perakende ve Sigorta Grup Başkanı Haluk Dinçer, Milliyet gazetesi yazarı Aslı
Aydıntaşbaş, Habertürk yazarı gazeteci Soli Özel, Bu toplantı sonrası ağız
birliği yaparcasına Türkiye ye dört koldan saldırırsalar hiç şaşmamak gerekir.
Türkiye deki laikliği koruma görevini Türk milleti
yapıyor sanıyorsanız aldanırsınız! Türkiye deki laiklik batının gözetimindedir.
Özellikle Fransa Türkiye deki laikliği yakından takip etmektedir. Hatırlayınız!
Refah Partisi nin icraatlarından rahatsız olan Fransız Yüce Konseyi Türkiye
büyük mason locası üstadı Necip Arıduru ya gönderdiği 14 Şubat 1997 tarihli 9
maddelik mektubun birinci maddesi; Türk basınındaki ve ilgili kuruluşlardaki
biraderleri örgütleyin ve Refah Partisini iktidarı bırakmaya mecbur etmek için
gerekli diğer bütün tedbirleri alınız. Bu maddeden anlaşılmaktadır ki, hem Türk
basınında hem de ilgili kuruluşlarda, gerektiğinde ülkemizin aleyhine çalışacak
insanlar olduğunun gerçeğidir. O zaman Merhum Erbakan ı hükümeti bırakmaya
zorlayan mahfiller, Taksim Gezi parkında yeniden devreye girmiştir. Her ne
kadar spontane gelişmiş olsa da, eyleme katılan gençlerin, Y-Z (1980-1999 İçin
Y ve sonrası doğumlular için Z kuşağı tanımlaması yapılıyor) kuşağı olarak
adlandırılıyor ve bu gençlerin sosyalleşmesi bilgisayar oyunlarıyla olduğunu,
özgürlüklerine çok düşkün olduğunu ve ideolojik düşünceleri olmadığı söylense
de, sürü psikolojisi gereği kendileri bu olayların içinde bulmuş ve
yönlendirilmişlerdir.
Ne olmuştu da Taksim Gezi parkı olayları bu kadar
önlenemez boyuta gelmişti. Olayların arka planını adım adım inceleyelim ve
bulmacanın parçalarını birleştirelim. Lütfen bundan sonrasını daha dikkatli
okuyalım!
19 Mayıs 2013 tarihinde Sayın Kılıçdaroğlu yapmış olduğu
açıklamada; Bu hükümete saldıracağız ve bu hükümeti düşüreceğiz söylemiyle,
Mahkeme heyetine Doğu Perinçek in Biz bu hükümeti yıkacağız. 2 sene içinde bu
hükümeti yıkacağız ifadesini bu olaylardan ayrı düşünülemez!
Başbakan Erdoğan,
konuk olduğu Fatih Altaylı nın programında , Köprü ve Otoyollar ihalesi bana
göre düşük derecede teklif aldı. İhaleyi iptal ettiriyorum. Yeniden yapacağız
dedi. Bu iptalden dolayı avucunu kim yaladı. Daha sonra ekonomi bakanı Zafer Çağlayan ın; Gümrük birliği belasından
kurtulacağız ifadeleri, içerdeki Bizans sermayesinin paniklemesine neden oldu.
Çünkü bu Bizans sermayesi Gümrük birliği ile kanımız emmektedirler.
İngiltere aylardır
baskı yapıyor! Kanal İstanbul u yapmayınız! Montrö anlaşmasına uyun! diye.
Keza! Almanya öyle. THY nerede ise Alman hava yolları olan Lüfthansa yı geçmek
üzere. İstanbul a yapılacak olan 3.Havaalanı, Transfer merkezini Almanya dan
Türkiye ye kaydıracaktır. Türk basınının yüzde 66 Alman sermayesi olduğundan
bir ara THY itibarsızlaştırmaya çalıştılar. Almanya Ben nükleer santrallerimi
kapatacağım! Sende yapma diyor. Enerjide dışarıya bağımlıyız. Bu bağımlılık biterse
cari açığımız kapanacak. İngiltere ve Almanya 1850 yılından beri bizi manipüle
etmektedir. Şimdi bunu kaybetmenin şokuyla bize saldırmaktadırlar. Bu ülkenin
kanını emen ve kendini bu ülkenin efendisi sanan beyaz Türkler (Sabataycılar)
mutlu oldukları sürece bu ülkede huzur ve barış sağlanmıştır. Hangi hükümet
gerçeği görüp, ben yetimin hakkını yedirmem demişse bir şekilde susturulmuştur.
Menderesi sandıkta yenememiş idam etmişlerdir, Özal ı zehirlediler. Faiz
lobisini en iyi bilen Adnan Kahveci şüpheli bir şekilde trafik kazasında öldü.
Erbakan ı 28 Şubat post modern darbesi uygulayıp, mahkûm ettiler. Başbakana vekâlet eden Bülent Arınç ile bir
araya gelen direnişçilerin taleplerini okuduğumuzda bu lobilerin ayak seslerini
duyabilirsiniz. Neydi bunlar 1. Yeni yapılması düşünülen 3. havaalanı
yapılmayacak 2. Yavuz Sultan Selim
Köprüsü yapılmayacak.3. Kanal İstanbul projesi iptal edilecek. Diğer
isteklerini yazmayacağım. Bu istekler bize madalyonun diğer yüzünü göstermeye
yeter!
DEVAM EDECEK (Haftaya Taksim Gezi olaylarına götüren
sebepleri adım adım inceleyeceğiz)