İki tür taklit vardır. Bilinçli taklit ve bilinçsiz taklit. Bilinçsiz taklit genellikle çocuğun sosyalleşme sürecinde doğal olarak yaptığı taklittir. Çocuk, anne babanın tutumunu taklit eder, onlar gibi davranır ve bu yolla temel davranış kalıplarını öğrenmeye çalışır. Anne kahvaltıyı hazırlar ve ailenin fertlerini sofraya davet eder. Kahvaltı sonrası sofrayı toplar, dişlerini fırçalar, evin düzenini sağlamaya çalışır. Kız çocuğu anne ile birlikte mutfağa girer, sofrayı kurarken ona yardımcı olur ve odasını toparlar. Anne baba hata yaptıklarında özür diler, birbirlerinin haklarına titizlikle saygı gösterirler. Bu tutum çocuğun şemalarına doğrudan geçer. Çocuk anne baba ve kardeşleri taklit ederek sosyalize olur.
Çocuğun topluma uyum sağlayabilmek için yaptığı taklit, öğrenmenin etkin yollarından biridir. Çocuk, okula gitmeden, yazıyı ve kitabı tanımadan etrafındaki insanları gözlemleyerek hayatı için gerekli bilgilere kolayca ulaşır. O yüzden uzmanlar anne babanın doğru davranış modelini çocuğa yaşantısal olarak vermelerinin önemini sık sık hatırlatırlar.Çocuk gördüğü ve duyduğu şeyleri tekrar eder. Sürekli tekrar edilen davranışlar çocukta alışkanlık haline gelecektir. Romalıların şöyle bir atasözü vardır: “sözün yolu uzun, fakat örneklerin yolu kısa ve etkilidir” der. Bu söz eylemin sözden daha etkili olduğunu ifade eder ki, bizler bunu hayatın içinde her daim görmekteyiz.İmam Gazali ilk yetişme çağında çocuğu överek ve kötüleyerek iyiliklere teşvik ve kötülüklerden men etmek mümkün olmadığından sözlü önlemler yerine, başlangıçta kötü örneklerden koruma yoluyla terbiyeyi önermektedir. Yani aktif alıcı durumda olan çocuğu kötü örneklerden korumak zorundayız. Bu anne babaların ekseriyetle gözlerinden kaçan bir durumdur. Onlar çocuklarını iyiliğe teşvik için nasihat ederler, hal ve tavırları ile onlara örnek olmaya çalışırlar fakat kötü örneklerden koruma noktasında önlem almazlar. Mesela çocuğuna edep ve hayâ konusunda nasihat eden bir anne, ekranlarda gün boyu sergilenen edep dışı görüntüleri pek önemsemez. Bu görüntülerin çocuğun hayatında nelere mal olabileceğini hesaba dahi katmaz. Oysa çocuk olumlu modelleri taklit edebileceği gibi olumsuz modelleri de taklit edebilir. Çocuğa sadece doğru örnek olmak yeterli değildir, bunun yanında onu yanlış rol modellerinden korumalı ve bu tür görüntülere maruz bırakmamalıyız.