Yabancı dil ve hızlı okuma kursları Medrese eğitimi
İlim öğrenmek isteyen herkes Peygamber Efendimizin (asm) şu hadis-i şerifini kulağına küpe edinmelidir: “İnsanların en âlimi, başkasının ilminden istifade ederek ilmini artırandır. Her ilim sahibi öğrenmeye susamıştır.” (Câmiü’s-Sağîr, 1192 no’lu hadis) Bu hadis-i şeriften yola çıkarak, hızlı okuma ve yabancı dil eğitimi için kolları sıvadık ve önümüze çıkan fırsatı değerlendirerek “Hızlı Okuma Kursu”na katıldık. Bu çalışmalarımızdan kısaca bahsetmek istiyorum.
Ortaokul ve lise yıllarında Arapça dersleri görmüş, Sarf-Nahiv okumuştuk. Üniversitede okurken karşımıza bir fırsat çıktı. Arapça pratik konuşmayı öğrenecektik. Suûdî Arabistan-Türkiye Dostluk Derneği bünyesinde bir kurs düzenlenmişti. Bu derneğin başkanı eski MSP milletvekillerinden Ali Acar Bey’di. Kendisini çok eskiden tanıyordum. MSP milletvekili olan dayım ile aynı apartmanda oturuyorlardı. Komşu idiler. Ankara’ya gittiğimde dayımlara uğrardım. O esnada Ali Bey de gelir, hoş sohbetler edilirdi.
Arapça kursu yaklaşık bir sene devam etti. Bu kurstan çok istifade ettim. Pratik konuşmayı öğrenmiştik. Sıra arkadaşım merhum Nevzat Yalçıntaş’ın oğlu Murat Yalçıntaş idi. Öğrendiklerimizi teneffüslerde tekrarlardık. Burada öğrendiklerimizin faydasını hacca ve umreye gittiğimizde görmekte idik. Meramımızı anlatabiliyorduk.
Gazetede çalışırken Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Hüseyin Demirkan, gazetede gönüllü arkadaşlara İngilizce kursu tertip etti. Bu kursta hedef, İngilizce kitapları okuyup, tercüme edecek seviyeye gelmekti. Ortaokul ve lisede İngilizce görmüştük. Ancak işte o sırada neler okutulup, neler öğrenilebildiği herkesin malumu. Lisede iken “pratik İngilizce” dersi veren kitaplar edinmiş ve yaklaşık 50 adet bant almış, o kitapları takip edip bantları dinlemiştim. Bunlar pratik İngilizceye yönelik materyallerdi. Hüseyin Demirkan Bey ise bize “ilmî İngilizce” dersi vermekteydi. Kurs yaklaşık bir buçuk yıl devam etti ve hayli ilerleme kaydettik. Ancak bilhassa lisan tekrarlanmayınca, üzerinde durulmayınca unutuluyor.
Çokça istifade ettiğim bir diğer kurs, “Hızlı Okuma Kursu” idi. Kültür ve Turizm Bakanlığı düzenlemişti. Sadece gazetecilere yönelikti. Devlet Kütüphanesinde düzenlenen kurs yaklaşık 8 ay devam etti. Prof. Dr. Reha Oğuz Türkan ve iki asistanı bilgisayar desteğiyle bizlere hızlı okumanın metotlarını öğretiyorlardı. Kursa her gazeteden bir kişi çağrılmıştı. Çalıştığım gazeteden de benim gitmem uygun görülmüştü. Bu “fırsatı” kaçıramazdım. Bu kursun bütün derslerine katıldım ve çok istifade ettim.
Gazetede haber toplantısından önce bütün gazetelere bakarız. O kurstan sonra yaklaşık yirmi gazeteye bakmam yaklaşık yarım saatimi almaktaydı. Arkadaşlar da şaşırıyordu. Bütün makalelerin ana fikrini öğreniyordum. Buna dair okuma tekniklerini görmüştük. Ayrıca kitapları da çok süratli bir şekilde okuyabiliyordum. Yabancı diller eğitiminde elde ettiğimiz “kazancı” zaman içerisinde yiyip bitirmiştik, ancak bu hızlı okuma kursundaki kazancımız devam etti.
Medrese eğitimimiz ise şöyle oldu: Küçük oğlum Fatih Said ortaokulu bitirdikten sonra medrese eğitimi görmek istediğini söyledi. Liseyi ise “Açık Öğretim”den tâkip edecek, imtihanlara girecekti. Bu kararını saygı ile karşıladım. O medrese tahsiline başlarken içime ateş düştü. Ben de kendisiyle birlikte dersler aldım. Arapça Sarf-Nahiv’den başladık. Abdülmennan Özmen ve Alican Altun hocalarımdan Allah razı olsun. Medrese tahsilimize Gaziantep’e taşındıktan sonra da devam ettik. Burada Ahmet Çelik Hocamızın derslerini tâkip ettik. Yaklaşık 25 arkadaşımızla birlikte medreselerde okutulan sıra kitaplarını okuduk. En son Molla Cami’yi de bitirdik. Daha sonra tefsir ve fıkıh derslerimiz devam etti. Bu medrese tahsili yaklaşık 7 sene sürdü. Cenab-ı Hak, hocalarımızdan ve bütün ders arkadaşlarımızdan razı olsun. Doğrusu bu ya, bu 7 senelik kurs olmasaydı, bu dünyadan gözüm açık giderdim.
Medrese eğitimi deyince Molla Muhammed Doğan Hocamızın dersleri apayrı bir yer tutar. Tefsir, hadis-i şerif şerhleri, fıkıh, fıkıh usulü, kelam derslerinden, yazdığı pek değerli eserlerden çokça istifade ettim. Cenab-ı Hak kendilerinden razı olsun, sağlıklı, hayırlı uzun ömür versin. Bu 30 yıllık ders, hayatımın en lezzetli, en istifadeli anlarıdır.