Şuurlanma ve çelikleşme eğitimi

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimiz’e, âline ve sahabelerine olsun.

ŞUURLANMA, biz neyiz, kimiz, ne yapıyoruz, niçin yapıyoruz, nasıl yapıyoruz? Sorularının doğru cevaplarının öğrenilmesi ve yaratılışın gereği olarak mükellef olunan görevlerin emredildiği şekliyle yerine getirilmesi hidayetine, ferasetine, dirayetine sahip olma halidir. Bu hali elde etmek ancak maneviyatçı eğitim ile olur. Böyle bir eğitimi ülkemizde ve dünyada tatbik edilen materyalist eğitim vermemektedir. Böyle bir eğitimi Milli Görüşçüler olarak biz vermeye çalışıyoruz. Bu kâinatı yoktan var eden, yaratan, yaşatan, yöneten, kemal sıfatları ile muttasıf Allah’tır. Allah Teâlâ, insanın da içinde bulunduğu bütün kâinatı zatının bilinmesi için yaratmıştır. Allah Teâlâ, bu kâinat içinde yarattığı insanı da ancak kendisine kullukta bulunsun diye yaratmıştır. ZARİYAT 56–58:  “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum. Şüphesiz rızık veren, güç ve kuvvet sahibi olan ancak Allah’tır.”

BİZ 

Neyiz? Biz, Allah Teâlâ’nın yüceliğinden dolayı yarattığı sayısız mahlûkattan biriyiz. 

Kimiz? Eşref-i mahlûkatız. İnsan, Allah’ın sadece kendisine verdiği şu yedi nimet sebebiyle eşref-i mahlûkattır. Bu nimetler: Akıl nimeti, doğruyu yanlıştan, güzeli çirkinden, iyiyi kötüden, faydalıyı zararlıdan, adaleti zulümden ayırma, cüzi irade ve İslam nimetleridir.

Ne yapıyoruz? Biz Allah’ın kullarıyız. İmtihan olduğumuz bu dünya hayatında Allah Teâlâ’nın saadetimizin tek çaresi olarak gönderdiği İslam’ı “din ve düzen” olarak yaşamaya ve yaşatmaya çalışıyoruz. İslam’ı “din ve düzen” olarak yaşamak bir kulluk görevidir. 

Niçin yapıyoruz? İnsan ve Müslüman olduğumuz için İslam’ı “din ve düzen” olarak yaşamak zorundayız. Başka bir “din ve düzen” ile dünya ve ahiret saadetini kazanmamız mümkün olmaz. İnsan olarak yaratıldığımızdan dolayı şükredenlerden, Müslüman olduğumuzdan dolayı da Allah ve Resulü’nün emirlerine uyanlardan olmamız emredilmiştir.

Nasıl yapıyoruz? Biz İslam’ın hem şekline hem de ruhuna birlikte uymakla mükellefiz. Bizim imtihanımız bir hak-batıl mücadelesi imtihanıdır. Bu bakımdan biz hayatımızı “iman ve cihaddan” ibaret bir mücadele hayatı olduğunu bileceğiz ve hakkını vererek, şartlarına uyarak Allah yolunda cihad edenlerden olacağız. Milli Görüşçü olmak, bütün insanlık kurtulsun diye yeni bir saadet dünyasını kurmak için malıyla canıyla cihat eden şuurlu bir topluluk olmak demektir. Arzu ettiğimiz saadet dünyasına mücadele etmeden cihat etmeden maddi ve manevi fedakârlıkta bulunmadan ulaşamayız. Bu bütün insanlığın bilmesi ve gereğini yapması gereken tek gerçektir.

ÇELİKLEŞME

Çelikleşme demek teşkilat halinde BÜNYANÜN MERSUS olarak çalışmak demektir. Bu çalışmalar ittifak halinde, teşkilatlanarak, BÜNYANÜN MERSUS gibi kenetlenerek yapılması emredilmiştir. SAF 4: “Allah, kendi yolunda kenetlenmiş bir yapı gibi (BÜNYANÜN MERSUS) saf bağlayarak savaşanları sever.” ALİ İMRAN 103 “Hep birlikte Allah’ın ipine (İslâm’a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın…” ALİ İMRAN 104: ”Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü men eden bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” Hak ve haklı bir davayı yaşamak ve yaşatmak için tek bir ümmet ve teşkilat olmak, keyfimize bırakılmış bir konu değildir. Bu mesele de yine İslam’ın kendi disiplini ve ciddiyeti içinde hükme bağlanmıştır. Yukarıda zikredilen ayet mealleri bu meselenin en temel delillerindendir. Milli Görüş davasını savunmak ve onu toplumda yaşanır ve görünür hale getirmek, kendiliğinden ve kuru temenniler ile olmaz. Bu ancak şu beş şeyi yapmak ile olur 1- Var Olmak: Bizi muhatap kitlemize taşımak için tanzim edilmiş teşkilat kademelerinde tanımı yapılmış, baş müşahit, seçmen temsilciliği, okul ve sınıf temsilciliği gibi görevlerin sorumlularının belirlenmesi ve göreve hazır hale getirilmesidir. Biz, insanın bulunduğu her yerde bulunmak zorundayız. Buna var olmak diyoruz. 2- Eğitimli Olmak: Bünyeye dâhil edilen ve teşkilatta görev verilen kadroların eğitilmesidir. Sağlam duvar sağlam tuğla ister. Karşılaşılan zorluklara sabredip davasını hedefe taşıma görevini terk edecek olanlar ile bir yere gidilemez. 3- Programların Uygulanması: Haftalık ve aylık toplantıların aksatılmadan yapılma ve hizmet ve teşkilat görevlerinin yerine getirilmesidir. Biz bu toplantıları yaparak ve bu görevleri yerine getirerek mücadele ediyoruz. Bu olmadan olmaz. 4- Takip: Görevlerin yapılıp yapılmadığını takip etmek en önemli şeylerdendir. Bu takip mutlaka belirlenen raporlar ile yapılmalıdır. 5- İntaç: Görevlerin ve hedeflerin belirtilen zaman içinde gerçekleştirilmesi ve sonuçlandırılmasıdır. Bizim heyecanımız, şevkimiz, azim ve şuurumuz imanımızdandır. Yani Milli Görüşçüler havayı dışarıdan değil, inançlarından alırlar. İnancımız varsa her şeyimiz vardır. Onun için biz çalışırken büyüklerimizin “Ya Rabbi sen bizi keselden yani uyuşukluk ve tembellikten muhafaza buyur”  duasını dilimizden düşürmemeliyiz.

AVRUPA SAADET EĞİTİMİ

Yukarıda ifade edilen gerçekler doğrultusunda Balgat Eğitim Merkezi’nde yapılan merkezi eğitimlerin yanında, yerinde eğitimler de yoğun bir şekilde devam ediyor. Dört yıl önce kurulan Avrupa Temsilciliğimiz, her geçen gün kendisine tevdi edilen görevleri yerine getirebilen dinamik bir teşkilat haline gelmektedir. Bu bakımdan çalışan kadrolarının eğitimine de büyük bir önem vermektedir. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Hollanda/Elsbeet’te düzenlediği eğitim kampına 250 teşkilat mensubu katılmıştır. Coşku ve heyecanın yüksek olduğu bu eğitim kampı başarıyla tamamlanmıştır. Bu kampa Türkiye’den Teşkilat Başkanı Mesut Doğan, Tanıtma Başkanı Atik Ağdağ, Eğitim Başkanı İsmail Hakkı Akkiraz, Sosyal İşler Başkanı Fatih Aydın, GİK Üyesi ve Din-Bir-Der Genel Başkanı Muhittin Yıldırım, Saadet Avrupa temsilcisi Abdussamet Temel, Bölge Temsilcileri, Bölge, Kadın ve Gençlik Kolları yöneticileri katılmıştır. İyilikler zayi olmaz. Selam hidayete tabi olanlara…