Şuur olmadan asla!

Abone Ol

Muhafazakarların veya mütedeyyinlerin iktidarla, güçle,

makam, mevkii ve maddiyatla imtihanından sınıfta kaldığını görüyoruz. Sınıfta

kaldıkları yetmezmiş gibi işin en acı yönü olarak kimlikleri nedeniyle dine

de halel getirme noktasındalar artık. Yapılan aleni yanlışları, hataları

savunmaktan, gücü, iktidarı, makamı, maddiyatı yoz şekilde kullanmaktan ötürü

yükselen tepkiler ve eleştiriler, maalesef dinimiz e de uzanıyor sayelerinde.

Bir düşünelim. Önceden, bu ülkenin halkında, mütedeyyin

insanlarla ilgili olarak Müslüman adamdır, yalan söylemez, çalmaz, hak yemez,

zulmetmez vs cinsinden bir önkabul söz konusuydu. Müslüman adam yapmaz

yargısı, kısıtlı bir kitle hariç tutulursa genelgeçer bir yargı gibiydi. Bugün,

bunu söyleyenlerin sayısı azalmadı mı Makamın, mevkiin, gücün, iktidarın,

maddiyatın yozlaştırdığı muhafazakarları görenler, Müslüman adam yapmaz

noktasında değil maalesef. Toplumun Müslüman adam yapmaz önkabulü ve yargısı

zedelenmiş durumda ve bunun vebalini de kime yazmak gerektiği çok açık.

Mütedeyyin insanlar, kendileri güç ve iktidar

noktasındalar, makama, maddiyata erişmiş haldeler ve gözleri hiçbir yanlışı

görmediği gibi duyduklarına da kulak tıkamakla meşguller. İşte bu da bir

zulümdür. Mütedeyyin insanlar, sırf eldeki imkanlardan olmamak güdüsüyle

zalimleşiyorlar , toplumun diğer kesimlerinin hakkına giriyorlar. Bunların

hepsi vebaldir.

Türk toplumunun dindarlaştığına dair birtakım açıklamalar

yapılıyor. Halbuki toplum dindarlaşmıyor, muhafazakar kesim daha çok dış

açılıyor, hayatın içine daha çok giriyor, daha çok göze batıyor, daha fazla

para harcıyor, diğerleri ne yapıyorsa aynısını onlar da yapıyor.

Muhafazakarlar, dünyevileşiyor aslında. Maaşallah, başı örtülü kızlarımızın

giyim kuşamları, en süslü püslü açık kızlarımızınkinden aşağı kalır değil

artık! Albenileri, gösterişleri, marka kıyafetleri pahalı telefonlarıyla gayet

güzel(!) pozlar veriyor, bunları paylaşıyorlar. Artık muhafazakar gencimiz,

altında 300 bin TL lik arabasıyla en lüks kafelerde boy gösterebiliyor.

Muhafazakar annelerimiz, kızlarının başörtme törenlerini kiralık salonlarda,

binbir türlü şatafatla yaparken, evlerini en lüks markaların, en trend ve

pahalı mobilyalarıyla süslüyorlar. Muhafazakar moda dergilerinde, en şık, en

gösterişli, en albenili nasıl olunur tüyoları veriliyor artık.

Bu şartlarda, yapılan ufak tefek hatalar, yanlışlar,

hatta makara terbiyesizlikleri de, Kutlu Doğum pastası kesme

patavatsızlıkları da, günah işleme özgürlüğü hezeyanları da hoşgörülebiliyor

tabi. Öyle olunca da Müslüman adam yapmaz yargısı yıkılıyor haliyle. Vebal

yüklenmek isteyen çok demek ki

Muhafazakarlar, bir    din

komasındalar ancak ortada din adına hiçbir şey yok neredeyse. Bilinçsizce

bir Müslümanlık mümkün olabilir mi Mesele burada. Olamaz, olamıyor da

Yanlışa, hataya göz yumarak mümkün mü Davayı sadece imam hatip açmaya, amaçsız

bir başörtüsü savunusuna indirgeyip insanları Müslümanca tepkileri bile

veremeyecek derecede bilinçsiz hale getirince bunlar da normal maalesef.

Düşünün, Cumhurbaşkanı nın İstanbul ziyareti esnasında

vatandaşın birisi Hoşgeldin Allahın elçisi! diyor ve kimseden tepki yok.

Benzer şekilde, Cumhurbaşkanını Mescid-i Nebevi de gören vatandaşlarımızın,

Türkiye seninle gurur duyuyor diye slogan atmaya başlaması Mescid-i

Nebevi de, yani Peygamberimizin (SAV) huzurunda yani! El insaf!

Muhafazakarların halidir bu; dindarlaştığını sanarken,

giderek dünyevileşen, giderek bilinçsizleşen bir topluluk Şuur olmadan

dindarlık nasıl olacak