"Ergenekon da sonuçsuz kalır"

Ergenekon soruşturmasının "karakutusu" olduğu iddia edilen Tuncay Güney, 2001 yılında gözaltına alındığı sırada polis sorgusunda verdiği ifadenin basında yer almasının ardından TRT2‘de canlı yayınlanan Büyüteç adlı programa katıldı. Programda, 2001 yılındaki ifadesinin işkence altında alındığını savunan Tuncay Güney, "Verdiğim bilgilerin hepsi doğru olsa dahi, bu ifadeyi kabul etmiyorum. Çünkü işkence gördüm" dedi.

Ergenekon soruşturmasının kilit ismi olarak gösterilen Tuncay Güney, 2001 yılında gözaltına alındığı sırada verdiği ifadeyi, işkence altında verdiğini ve bu yüzden kabul etmediğini söyledi.

Ergenekon soruşturmasının "karakutusu" olduğu iddia edilen Tuncay Güney, 2001 yılında gözaltına alındığı sırada polis sorgusunda verdiği ifadenin basında yer almasının ardından TRT2‘de canlı yayınlanan Büyüteç adlı programa katıldı. Programda, 2001 yılındaki ifadesinin işkence altında alındığını savunan Tuncay Güney, "Verdiğim bilgilerin hepsi doğru olsa dahi, bu ifadeyi kabul etmiyorum. Çünkü işkence gördüm" dedi.

Ergenekon ve Susurluk olayları arasında bağlantı olduğunu söyleyen Güney, "Susurluk bir hükümeti yıktı, Ergenekon da yıkabilir" ifadelerini kullandı. Güney, bu konuda gelen soruları, daha fazla konuşmak istemediğini belirterek cevaplamadı.

Türkiye‘de "derin yapının devam ettiğini" ve etkin olduğunu söyleyen Güney, Ergenekon soruşturmasının sonuna kadar gidemeyeceğini düşündüğünü belrterek, "Ben Ergenekon‘un da Susurluk gibi kapatılacağını düşünüyorum" diye konuştu.

Güney‘in açıklamalarından satırbaşları

Ergenekon‘da geçmişteki bir numarayı hepimiz biliyoruz. İki numara Türk vatandaşıdır. Örgüt Türkiye sınırları içinde hareket ediyorsa bir numara da Türk vatandaşıdır.

Ergenekon ile susurluk ayrı bir oluşum değildir. Susurluk Ergenekon‘un bir parçasıdır. 8 yılda hiçbir hükümet neden birşey yapmamış bunu sorgulamak lazım.

Çıkarılan silahları çok ciddiye almıyorum. Çok küçük yapılı silahlar. Bundan sonraki çalışma ve araştırma yapılması güvenlik teşkilatının görevidir.

Terör örgütü ile görüşenlerden sadece Doğu Perinçek ve Yalçın Küçük açıklandı.

Susurluk çözülemedi hükümet devrildi, Ergenekon davası çözülmezse şimdi de öyle olabilir.

Ergenekon, ülkede başbakan seçer, başbakanı indirebilir.

Ergenekon‘un Susurluk gibi kapatılacağına inanıyorum, inşallah yanılıyorumdur.

Ben MİT değildim, MİT de bunu açıklamıştı zaten. MİT ile herhangi bir ilişkim yok. Ben aslında kendi halinde bir insanım ama insanlar beni çok devasa göstermeye çalışıyorlar.

Tenkit ve uyarı aldım geçmişte de. Konuşmamamız gerektiğini söylediler. Ve can güvenliğinden dolayı buna uyuyoruz. Tehdit değil, tenkit ve uyarı aldım.

Ben eğer yargının üzerinde siyasi baskı olmamış olsaydı mahkemelere gider bilgi verirdim. Bugün de aynı sebepten Türkiye‘ye gelmeyi düşünmüyorum.

Demokrasi gelmese de ben ölmeden önce ülkeme geleceğim. Benim vatanım orası. Türkiye gibi bir yer yok. 8 yıldır dua ediyorum ve bu insanları Allah‘a havale ediyorum. Allah‘ın mahkemesine havale ediyorum.

ABD yıllardır Türkiye‘nin müttefiktir. Ama her seferinde Türkiye içindeki bir grup tarafından saldırıya uğramıştır. ABD‘nin bugün Ergenekon ile bağlantısı olduğuna inanmıyorum.

Eğer Amerika kurdurmuşsa örgütü, en büyük darbeyi Amerika görmüştür. Amerika‘nın işin içinde olduğunu düşünmüyorum.

Şaban Aslan‘la ve diğer birçok gazeteciyle konuşuyorum. Ben gizli saklı bir adam değilim.

İşçi Partisi bize yıllarca korku filmi izletmiştir. Karanlık ve diktatorya rejimlerine karşı çıkmıştım yıllardır söyledim. Susurluğu karartmaya çalıştılar. Perinçek‘in görevi Susurluk‘u karartmaktı ve bu konuda ona teşekkür edildi.

Birtakım gazete ve televizyonlar her şeyi biliyor gibi davranıyor ve halkı bezdiriyor. Böyle siyasi ilişkiler her zaman iktidarı sallamıştır.

Türkiye‘de böyle bir yapı devam edecektir. Cezaevlerindekiler kahraman olarak milletvekili de olabilir. Göreceksiniz 2 yıl sonra her şey unutulacak.

Son olarak şunu söylemek istiyorum; demokrasi Türkiye‘ye birtakım kişiler yüzünden gelmeyecektir. Ergenekon operasyonundan bir şey çıkmayacaktır.

Firari Tuğgeneral gözaltında

"Ergenekon" soruşturması kapsamında aranan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz Ankara‘da yakalandı. Ersöz, Ankara Emniyet Müdürlüğü‘ne bağlı Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince sahte kimlikle prostat ameliyatı olmak için gittiği hastanede gözaltına alındı. Yaklaşık 1 ay önce prostat rahatsızlığıyla hastaneye gelen Ersöz‘ün, kalp hastası olması nedeniyle ameliyatının ertelendiği öğrenildi. Polisin sabah gözaltına aldığı Ersöz ve yeğeni olduğu öğrenilen Baran Kayral‘a, Ankara Adalet Sarayı‘ndaki Adli Tabiplikte sağlık kontrolü yapıldı. Ersöz ve Kayral, buradaki işlemlerinin tamamlamasının ardından, polisin güvenlik önlemleri eşliğinde yeniden emniyete götürüldü.

"Kayıtlar 5 sene niye bekletildi?"

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Tuncay Güney‘in 2001 yılındaki ifadelerine ilişkin, ‘‘2001 yılında bu kişi, bu kadar detaylı ifade verdiğine göre; bu ifade üzerine ne yapıldı, niye bekletildi, nerede değerlendirildi? Bir hukukçu olarak kafamdan geçen soru bu... Bunu merak ediyorum da cevabını alamadım‘‘ dedi. TBMM‘nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yazıcı, ‘‘Tuncay Güney‘in ifade görüntüleri basına yansıdı. İlk tepkiniz nedir?‘‘ sorusuna karşılık, görüntüleri kısmen izlediğini, tümünü izlemesinin mümkün olmadığını belirtti. ‘‘Ama 2001 yılında bu kişi, bu kadar detaylı ifade verdiğine göre, bu ifade üzerine ne yapıldı, niye bekletildi, nerede değerlendirildi? Bir hukukçu olarak kafamdan geçen soru bu‘‘ diyen Yazıcı, ‘‘Bunu merak ediyorum da cevabını alamadım‘‘ cevabını verdi.

Ortalık cephaneden geçilmiyor

Aksaray‘da ihbar üzerine inceleme yapan polis ekiplerinin bir dükkan önünde bulduğu poşetten 3 el bombası ile 13 mermi çıktı. aksaray emniyet müdürlüğü terörle mücadele şubesi (tem) ekipleri, ihbar üzerine, gece saatlerinde, ereğlikapı mahallesi küçükkergi caddesi‘ndeki motosiklet ve bisiklet tamiri yapılan bir dükkanın önüne gitti. burada yapılan araştırmada poşet içinde 3 el bombası ve uzun namlulu silahlara ait çeşitli çaplarda 13 mermi bulundu.

Oran‘da 300 mermi

Oran‘daki koşu yolunda da iki gün önce değişik çapta mermilerin olduğu bir poşet vatandaşlar tarafından bulundu. Oran‘da bir alışveriş Merkezinin yaklaşık 100 metre yakınındaki bir ağacın altına bırakılan G3 piyade tüfeği mermilerinin bulunduğu akşam polise, koşu parkuru kenarında mühimmat dolu bir poşet bulunduğu ihbarı ulaştı. Olay yerine giden polis ekiplerinin içerisinde değişik çapta yaklaşık 300 merminin bulunduğu poşeti alarak incelenmek üzere Kriminal Polis Laboratuarına gönderdi.

Büyükçekmece‘de uçak savar mermisi

Büyükçekmece Mezarlığı karşısındaki E-5 Karayolu kenarında temizlik yapan işçiler, bir poşet fark etti. Poşetin içini açtıklarında mermi ve boş kovanlarla karşılaşan işçiler durumu polise bildirdi. Gelen polislerce incelenen poşette, 15 adet G-3 piyade tüfeği mermisi, 1 adet uçaksavar mermisi ile 4 adet G-3 piyade tüfeğine ait boş kovan bulundu. Yetkililer, söz konusu mühimmatı yol kenarına atarak kaçan kişi ya da kişilere ilişkin başlatılan çalışmanın sürdüğünü kaydetti.

Muhabir: Haber Merkezi