Türkiye Kupası çeyrek final ilk maçları, TFF Başkanı Nihat Özdemir’in açıklamaları ve gündemin önemli paragrafları daha önceden ipuçlarını verdiğimizden bizim için sürpriz niteliğinde değildi.
Beşiktaş’ı eleyen ve Avcı’nın biletinin kesilmesine büyük katkı sağlayan Erzurumspor ile Okan Buruk ve Başakşehir’in fiyakasını bozan Kırklarelispor ligin tempo bakımından ve hücum zenginliği açısından üst düzey futbol oynayan dev markalardan umduğu değil bulduğu skoru hanesinde gördü. Daha ilk maçlardan yarı finalin bir ayağı belli oldu. Trabzonspor-Fenerbahçe yarı finali kupa maçlarını yayınlayan yayıncı kuruluş tarafından artık “erken final” olarak ifade edilecektir.
Oynadığı mücadeleci oyunuyla Birinci Lig’in iddialı ekiplerinden olan Erzurumspor, bordo-mavili fırtınaya karşı tutunamadı. Hüseyin Çimşir rüzgârı bu sezon Karadeniz ekibini duble kupaya uçurur mu dersiniz. Hani insan soruyor Hüseyin Hoca ile Avrupa maçlarında tutunabilir miydi diye.
Kırklarelispor, Dadaşların aksine İkinci Lig’de kendi yağı ile kavrulan, kümede kalma hesapları yapan bir takımdı. İlçesi Lüleburgaz gibi aynı başarıyı sergileyemese de tarihe not düştü. Başkanı takımından daha istekli Fenerbahçe de bu sezon iki kupa istiyor. Fakat bu durum yarı finalde netleşecek! Ali Koç neden daha istekli mi? Başkan yağmura rağmen, sonuç az çok belli iken o yağmur altında maçı izledi. Bu takıma çok anlamlı bir mesajdı! Anlayan anladı mı? Bekleyelim görelim.
Diğer tarafta ise Galatasaray’ın Alanya deplasmanından sıkıntılı skorla dönmesi de bizim için şaşırtıcı değildi. Bilinçsizce yapılan kadro, şuursuzca oynadı. Hatta içgüdüsel haller sergiledi. İlk onbir katkılı isimler, “madem yedek ağırlıklı çıkacaktın neden bizi esami listesine yazdın” der gibiydiler. Son yılların popüler teknik adamı Erol Bulut’un bu başarılarını bir kupa ile taçlandırmak istemesi, doğru kadro ve oyun ile avantajlı neticeye ulaşması ise bizim için gayet normaldi. Anormallik ise bu Alanya’nın ikinci maçta farklı yenilerek kupaya veda etmesi olur. Bu da yayıncı kuruluşun hesaplarına uyar mı? Bilinmez. Galatasaray da özellikle Fatih Hoca dillendirdiği için yazmakta fayda görüyorum iki kupayı isteyen takımlar arasında. Fakat şu görüntüyle ikisine de uzaktan bakıyor.
Sivasspor, Antalya’dan avantajlı dönüyor! Ligdeki puan kayıplarından sonra bir başka zor deplasmana çıktı. Tamer Tuna ile performansını düzelten Antalyaspor, lideri terletti. 0-0’ın rövanşı da bir o kadar çetin geçer görünüyor. Tabii Antalya’nın ligde kalma önceliği daha ağır basıyor.
TFF Başkanı Nihat Özdemir basın toplantısı yaptı. Ne medya ne de kulüpler bir anlam çıkartamadı. Rahmetli Demirel gibi 2 saat konuştu hiçbir şey söylemedi. Fakat hâl, tavır ve konuşmalara bakılırsa canı çok sıkılmış gibi. Dersine çalışmamış bir metni vardı. Kâğıttan okuyunca sanki biri yazmış böyle konuş gitsin bir hali vardı.
Burhan Felek Spor Kompleksi yenilendi. Pırıl pırıl bir olimpik tesis olmuş. Artık kendi sporcularımızın kullanacağı ve yetişeceği önemli tesislerden biri olur. Bence böyle bir kompleks son dönemlerde spor ve sporcu için yapılmış en gerekli projelerden birisiydi. Söz bundan sonra sporcularda olacaktır.
Gençlik ve Spor Bakanlığı bu tip büyük tesisler ile spora ve sporcu yetişmesine katkı sağlarken, olimpik olmayan spor federasyonları için de böylesine önemli kararlara imza atmalıdır. Bu federasyonların özerkliği, başkanlık ve yönetim kurulu seçimleri masaya yatırılmalıdır. Vakit bir su gibi akıp geçmektedir. Öncelikle bu seçimlerin sonlandırılıp bakanlıkta oluşturulacak bir bölüm ile yönetilmelidir. İnanın bakanlıktaki liyakat sahibi uzman kadro, şimdiki sistemden daha başarılı olacaktır.
Başkanın delegeleri kendi istediği gibi belirlediği, yönetime eş, dost, akraba ve birlikte kurdukları düzeni devam ettirecek insanların isimlerini yazdığı bir yer olan federasyonlar incelenmelidir. Kendin pişir kendin ye tarzında yapılan yarışlar, şampiyonalar tek tek irdelenmelidir. Ülkemizi en iyi temsil edecek spora ve sporcuya yatırım yapılmalıdır. Başkanın dıydısı, birilerinin sporcusu gibi örneklerini çokça gördüğümüz sisteme bir dur demenin vakti gelmiştir. Biz demiyoruz ki amatör, gelişmekte ve olimpik olmayan spor dalları ortadan kaldırılsın. Tam tersi mış gibi muş gibi yapmayan kişilerin, ehil uzman kadronun yönetimine verilerek verimlilikleri daha çok artırılsın istiyoruz. Bunun için de olimpik olmayan spor federasyonlarından başlayarak, hazır dijital sisteme ve e imzaya da geçmişken seçimler askıya alınsın ve çalışmalar hız kazansın diyoruz.
Aksi takdirde Burhan Felek Spor Kompleksi gibi dev tesislere yazık olur. Federasyon seçimlerine, dostlar yarışlarda görsün göz boyama şampiyonalara harcanan paralar ve sağlanan kaynaklar heba olur.