Suriye’deki olayların hedefi ‘vaat edilmiş topraklar’ mı?

Abone Ol

Bugünün güncel konusu olan HTŞ’ye (Heyet Tahir eş-Şam) geleceğim…

Ama müsaadenizle evvela yıllarca öncesinden bir hatırlatma yapmak istiyorum;

IŞİD (Irak ve Şam İslam Devleti) ortaya çıktığında her kafadan bir ses çıkıyordu. Neyin nesiydi bu IŞİD?

Her kafadan bir ses çıkarken bir ses kimsenin o güne kadar yapmadığı, yapamadığı tahlili yapmıştı?

O sesin yaptığı açıklamalar gündeme tam anlamıyla damga vurmuştu.

O ses, merhum Oğuzhan Asiltürk’ten başkası değildi!

IŞİD konusunda şu tespitleri yapmıştı, merhum Oğuzhan Asiltürk;

* “IŞİD, bölgede ABD ve İsrail’in desteği ile güçlendi!”

* “IŞİD’in elindeki paralar ABD’nin paraları.”

*“IŞİD, ABD’nin ve İsrail’in taşeronu.”

*“IŞİD’in elinde son sistem silahlar var. Bu silahları ABD verdi!”

* “ABD’nin Irak’ta operasyonlar için getirdiği büyük miktarda para IŞİD’in eline geçti. Bağdat’taki para Musul’a gönderildi. 420 milyon dolar nakit para. Şimdi kendileri ilan ediyorlar ‘dünyanın en zengin terör örgütü!’ diye. Sen verdin bu paraları!”

* “IŞİD’in elindeki silahlar da etrafındakilerden üstün. Kim verdi bu silahları? ABD’nin Irak’ta kullandığı silahlar.”

* “ABD, PKK’ya ve IŞİD’e destek vererek birbiri ile savaştırdı. Kim kimi aldatıyor! Bir taraftan PKK’ya destek veriliyor. Öbür taraftan IŞİD’e destek veriliyor. IŞİD’in bölgedeki işlevi biterse onu da temizleyecekler.”

IŞİD ne oldu, sahi! Nereye ışınlandı? Nasıl bir anda buharlaştı?

Bu soruların cevabını merhum Oğuzhan Asiltürk, o müthiş gelecek öngörüsüyle ve devlet adamlığı basiret/ferasetiyle yıllar öncesinden teferruatıyla vermişti.

***

Bu bahse nokta koymadan önce…

O Oğuzhan Asiltürk ki, herkesin farklı görüşleri dile getirdiği Ergenekon davaları (ETÖ) konusunda, çok önemli bir çıkış yaptı ve yıllar sonra ortaya çıkacak gerçekleri ortaya koydu.

Merhum Oğuzhan Asiltürk’ün şu cümlelerine de dikkatinizi çekmek istiyorum:

* “Ergenekon, altını çizerek söylüyorum; Türk ordusunda, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içinde Amerikan karşıtlarının tasfiyesidir! Nokta ve bir de ünlem koyuyorum. Başka bir şey değildir.”

*“Çünkü aynı olaylar içinde şu anda Silahlı Kuvvetler’in içinde bir kısım insanlar var. Amerikan karşıtlarını alıp ortadan kaldırmak istiyorlar. Sebebi de Amerika’nın İran’a olası müdahalesinde orduyu kendi istedikleri hale getirmektir. Ama şerefli Türk ordusu bu oyuna gelmez diye düşünüyorum.”

***

Vaat Edilmiş Topraklar meselesine geleceğim ama…

Şimdi… Gelin biraz da HTŞ’yi masaya yatıralım…

İPLER KİMİN ELİNDE VE KİME YARIYOR?

Olay şudur;

* “Suriye’nin kuzeybatısında silahlı güçler 27 Kasım 2024, Çarşamba günü Şam hükümetine karşı son yılların en büyük saldırısını başlattı.”

* Bu silahlı güçler, Suriye’nin ikinci büyük kenti olan Halep'in büyük kısmının kontrolünü ele geçirdiler.”

* “Suriye ordusu şehirden çekildi. Rusya, Suriye ordusuna destek olmak amacıyla 2016'dan bu yana Halep'e yönelik ilk hava saldırılarını yaptı.”

* “Halep saldırısı, Suriye'deki çatışmalarda uzun bir geçmişi olan Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) tarafından yönetildi.”

***

Bu gelişmeler üzerine bizim basında çok farklı manşetler atıldı. Kimi sevindi, “Oh oh ne güzel oldu!” dedi, kimi ‘mesafeli’ durmayı tercih etti, kimi ‘endişelerini’ ortaya koydu...

Ama hâlâ bunca habere, yoruma rağmen şu sorular muallakta duruyor; 

* Neyin nesidir bu HTŞ (Heyet Tahir eş-Şam)? HTŞ, kimlerden oluşmaktadır?

* HTŞ’ye bu silahları kimler sağlamaktadır? Bu harekâtta ipler kimlerin elindedir? “İsrail ile HTŞ arasında çok önceden beri doğrudan temas var!” iddiaları gerçek midir, değil midir?

* Bölgeye yıllarca önce postu seren ve hâkim olan Rusya ve Amerika HTŞ’nin neresindedir?

* HTŞ’nin bölgedeki PKK ve YPG gibi terör örgütleri ile ilgisi var mıdır, varsa nedir?

* HTŞ farklı, Suriyeli muhalifler farklı mıdır?

* Bu karışıklık ülkemizi ne kadar ilgilendiriyor? Tam da Türkiye-Suriye arasındaki buzlar erimeye başlamışken ülkemize yeni bir göç dalgası kapıda mıdır?

* Komşumuz Suriye'de iç savaşın başlamasından 13 yıl sonra hangi bölgeleri, kimler yönetiyor? Yeni harita çizimleri gündemde midir? Yeni devletçikler gündemde midir?

* Önemli bir soru da şudur; Halep ve çevresinde yeni zengin petrol yatakları mı bulundu? Burada bir petrol yatakları bölüşümü mü söz konusudur? (Lütfen bknz; parayı takip ediniz…)

***

* Ve en önemli soru şudur; Suriye’deki bu karışıklık kime, kimlere yarıyor?

Bu soru şu sebeple önem arz etmektedir; biliyorsunuz, karışıklık çıkarılan bölge, hatta Suriye’nin tamamı bir Siyonist proje olan Vaat Edilmiş Topraklar (Arz-ı Mev’ud) kapsamı içerisindedir!

Bu projeyi engellemenin tek yolu ve çözümü İslam Birliği’dir!

İslam dünyasının bir ve beraber olmasıdır.

D-8’in bir an önce gerçek manada hayata geçirilmesidir!

‘Vaat Edilmiş Topraklar’ meselesini biraz daha irdeleyelim…

ERBAKAN HOCA’NIN UYARILARINA KULAK KABARTALIM!

Milli Görüş lideri, Refah-Yol Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın şu uyarılarına dikkatinizi çekmek isterim;

* “Biz Millî Görüşçüler, yıllardan beri Amerika’nın İsrail’in asırlık hedeflerine hizmet ettiğini, tek kutuplu bir dünya olmanın imkânlarını kullanarak İsrail’in “Arz-ı Mev’ud” (Vaat Edilmiş Topraklar) politikasının gerçekleştirilmesine yardım ettiğini, Amerikan müdahalesinin, Filistin, Afganistan, Irak’la sınırlı olmadığını, sırada Suriye, İran, Suudi Arabistan, Mısır ve Türkiye’nin bulunduğunu söylemekteyiz. Uykuda olanlar veya işbirlikçiler, bu sözlerimizi hep, “Komplo teorisi” şeklinde itham ettiler. İşte şimdi, “Takke düştü, kel göründü!”

* "Dış mihraklar bir yandan Arz-ı Mev’ud’u (Vaat Edilmiş Topraklar) adım adım İsrail’e katmak için çalışırken, öbür yandan da Türkiye’mizi güçsüzleştirmek, (maazallah) yumuşak lokma haline getirip bölmek, 2. Sevr’i uygulamak için ellerinden gelen her türlü gayreti göstermektedirler. Kur’an-ı Kerim’de Rabbimizin anlattığı ve salih kullarını varisi kıldığı Arz-ı Mev’ud bölgesine göz diken Yahudiler, binlerce yıldır rüyasını kurdukları işgali son yıllarda gerçekleştirme peşinde."

***

Heey! Bu uyarıları duyan, okuyan var mı? Yeteri kadar açık ve aşikâr değil mi bu ikazlar!

Elbette anlayana!..

Temennimiz ve de dileğimiz odur ki, Suriye’deki çatışmalar bir Siyonist proje olan Vaat Edilmiş Topraklar karanlık planına basamak olmasın!