Suriye?de bölünmenin adı devrim oldu!..

Abone Ol

Suriye deki gelişmeler bizim aylar önce dile getirdiğimiz

düşüncelerimizi doğrular nitelikte. Olaylar başından itibaren bir bölünmeyi

akla getiriyordu. Çünkü Suriye deki çatışmaların arkasındaki güçler iki

taraftan birinin kesin sonuç almasın istemez bir strateji izliyorlardı.

Çatışmaların sürüp gitmesi, daha çok insan ölmesi küresel güçlerin hedefiydi.

Böyle olunca da Suriye de tek bir hâkim gücün oluşması mümkün olmuyor. Merkezi

güç zayıflayıp yerine yeni bir hâkim güç ortaya çıkamayınca emperyalist güçler

uzun yıllar önce yaptıkları, hayata geçirmek için fırsat kolladıkları planı

uygulamaya koydular. Uzun süren çatışmalar sonucunda güçsüz kalan taraflara

istediklerini kolaylıkla kabul ettirebilecekleri bir ortam yakaladılar. Bazı

haberler gelinen noktayı göstermeye yeterliydi. Öncelikli olarak İran, Irak,

Suriye ve Türkiye de yaşayan Kürtlerin oluşturduğu bazı hareketleri birbirinden

farklı gibi algılamak yanlışlığına dikkat çekmek isterim. Öncelikli olarak

Irak ın işgalinin ardından Kuzey Irak ta oluşturulan yönetim ile dört ülkedeki

Kürt hareketlerinin motoru haline getirildi. Barzani başından beri Suriye, İran

ve Türkiye deki Kürtlere her bakımdan koruyucu bir tavır sergiliyor. Elbette

bunun cesaretini de Irak ı işgal ederek Kuzey Irak ta yeni yapıyı oluşturanlar

veriyor. Yani, ABD, İngiltere ve İsrail bölgede İran, Irak, Suriye ve Türkiye

Kürtlerini kuşatan bir devlet kurmak isteyenler Artık bu gerçek açık bir

şekilde görülüyor. Hatta, gerçeklere gözlerini kapayarak görmek istemeyenler

bile bugün gelinen noktada bu gerçeği görmüş olmalılar.

Bu bakımdan PYD Başkanı Salih Muslim rahatlıkla Suriye de

Hükumet kurmak için diğer Kürt gruplarla anlaştıklarını ilan edebiliyor. Hem de

bu açıklamayı Barzani ile yaptığı görüşmenin hemen arkasından yapması dikkat çekici

değil mi Suriye den gelen haber sadece Kürtlerin bir hükumet kuracakları

yönünde değil, Esad ın da bir Nusayri devleti kurmak için İsrail ile anlaştığı

yönünde haberler geliyor. Sanki daha işin başından itibaren bir takım kararlar

alınmış anlaşmalar yapılmış ve bu anlaşmalar Suriye nin parçalanmasına yönelik.

Böylece Irak ın ardından Suriye de parçalanmış olacak. Bu bakımdan Büyük

Kürdistan oluşturmak için uğraşan küresel güçlerin hedefinde Türkiye nin de

olduğunu söylemek yanlış olmaz. Olayları bu açıdan değerlendirdiğimizde

ülkemizdeki terörün sona erdirilmesi için başlatılmış olan Çözüm Sürecinin

fazlaca gerçekçi olmadığını söylemek mümkün. Zaten Başbakan Yardımcısı Sayın

Arınç ın açıklamaları da çözüm sürecinde istenen neticenin alınamadığını gösteriyor.

Söz gelimi Sayın Arınç terör örgütü militanlarının çekilmesinin yüzde 20 lerde

kaldığını söylüyor. Bunun yanında medyaya yansıyan haberlerde çekilmenin çok

yavaş yürüdüğü belirtilirken, dağa çıkanların sayısında da bir artış olduğu

ifade ediliyor. Kısacası eski militanlardan bir kısmı Türkiye yi terk ederken

yerlerini yenileri alıyor. Dolayısıyla fiiliyatta bir çekilme söz konusu değil.

Oyalamaca ve göz boyama sürüyor, Bu arada PYD Başkanı Salih Muslim Kuzey

Suriye de Hükumet kuracaklarını açıklarken BDP Eşbaşkanı Demirtaş aynı gün güya

Suriye de bağımsız Kürt devleti kurulduğu haberlerini yalanmak için, Kürtler

geçici bir yönetim kuruyor açıklaması yapıyor. Bu açıklama ve Barzani nin

Erbil de düzenleyeceği Kürt Konferansına Suriye, İran ve Türkiye den Kürt

temsilciler davet etmiş olması da gösteriyor ki, dört ülkedeki Kürtlerin en

azından bir bölümü ortak hareket ediyorlar.

Bu arada Dışişleri Bakanı Sayın Davutoğlu Suriye de

emrivaki bazı adımların atılmasının çok daha fazla kan dökülmesine, iki taraflı

olan çatışmaların çok taraflı hale geleceğini söylüyor. Sanki şimdiye kadar

Suriye de çatışmalar iki taraflı yürümüş gibi Suriye de çatışmalardaki

tarafların sayısını bugün tam olarak bilen var mı

Artık bu ülkeyi yönetenler arkasında durmayacakları laflar

etmekten vaz geçmelidirler. Özelliklede Suriye de bugün gelinen noktada

sorumlulukları olduğu gerçeğini görmelidirler.