Suriye’de atılması gereken adımlar

Abone Ol

Türk cumhuriyetleri 1990’lı yıllarda bağımsızlıklarını kazandılar.

Hemen akabinde Millî Görüş lideri, Refah-Yol Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan; akademisyenler, milletvekilleri, siyasetçiler, gazeteciler, STK temsilcileri, iş adamlarının bulunduğu kalabalık bir heyetle Türk cumhuriyetlerini ziyaret etti.

Türk cumhuriyetleri o yıllarda bağımsızlığını yeni kazandığı için bu ziyaretin daha bir anlamı vardı. O ziyarette bulunan isimlerden biri de bu satırların yazarı idi…

Erbakan Hocamız bu geniş kapsamlı gezide Türk cumhuriyetleri liderlerine şu mesajları verdi;

* “Dolar ve mark yerine İslam Dinarı’nın gelmesini istiyoruz. Kurulması lazım gelen nizam Adil Düzen’dir.”

* “Hayat, iman ve cihattır. İslam Birliği kurulacaktır. Komünizm ve kapitalizm insanlara mutluluk getirmemiştir. Komünizmden kurtuldunuz ama şimdi de kapitalizmin kucağına düşmeyin. İkisi de aynıdır. Onun için gelin Adil Düzen’i kuralım.”

* “Yeni Dünya Düzeni, Siyonist planın bir parçasıdır. ABD, bütün dünyayı kendisine köle yapmak istiyor. Müslümanlığı yok etmek istiyor.”

* “IMF’den borç almayın!”

* “Moskova’dan sonra şimdi de Amerika’ya teslim olmayın!”

* “İslam ülkeleri olarak bir birlik oluşturalım.”

* “Kendi Birleşmiş Milletler’imizi, kendi NATO’muzu kuralım.”

* “Asya Kalkınma Fonu ile Asya Sosyal Kalkınma Fonu kuralım.”

***

Elbette çok daha kapsamlı, etraflıca konuşmalar yaptı, uyarılarda bulundu, Erbakan Hoca. Ben sadece bir özet geçtim.

Tam da burada değinmek istediğim husus şudur;

Türk cumhuriyetleri liderleri ve yetkilileri bu ziyarette Erbakan Hoca vasıtasıyla şu taleplerini özellikle ilettiler;

* “Affedersiniz, iki senedir buraya Türkiye’den heyetler geliyor, gidiyor ama hiçbiri ülkemizin kalkınması için kredi vermediler, yatırım yapmadılar.”

* “Buraya ziyarete gelen iş adamlarından, fabrikatörlerden, sanayi insanlarından, hükümet yetkililerinden vaatler oldu ama yapılan hiçbir şey yoktur! Laf çok ama yapılan bir şey yoktur!”

* “İslam Kalkınma Bankası’yla da diğer Arap ülkeleri ile de görüşmeler yaptık. Ama hiçbirinden tek ses çıkmadı.”

***

Şimdi…

En uzun sınırımız olan komşumuz Suriye’de yeni bir dönem başlıyor…

61 yıllık Baas rejimi çöktü. Zalim Esad ülkeden kaçtı ve Moskova’ya sığındı.

Kadim bir medeniyetin yeniden ayağa kalkması için Türkiye olarak elimizden ne gelirse yapmamız elzem!

Sadece turistik ziyaretlerle değil, Suriye’nin her bakımdan kalkınması için ülke olarak elimizi taşımızın altına koymamız şart!

Zira, Vadedilmiş Topraklar (Arz-ı Mev’ud) amacına ulaşmak için ümmet coğrafyasını kan ve gözyaşına boğan İsrail, Amerika ve koalisyon işbirlikçileri pusuda bekliyor.

Erbakan Hocamızın uyarısıyla; ‘Suriye ve İran’dan sonra sıranın Türkiye’ye geleceğinin’ idrakinde olalım.

Görüyorsunuz, Suriye’ye hemen her gün bir Batılı heyet gelip gidiyor.

Elimizi çabuk tutmanın zamanıdır…

TARİHTEN DERS ALMAK!

“Bugünkü Suriye’yi içine alan bölgede XVIII. yüzyıl ortalarından itibaren özellikle Avrupalıların desteğiyle açılan misyoner okulları ve cemaat mektepleri, Hristiyan halk tarafından kabul görmeye başlamıştır.”

* “Bunların ilki Dımaşk’ta Hristiyanlar tarafından 1775’te açılan Lazarist misyoner okuludur. Daha sonra Beyrut Amerikan Üniversitesi’ne dönüşecek olan Suriye Protestan Koleji’nden mezun olan Fâris Nimr, İbrâhim el-Yâzicî gibi düşünce adamları bölgede Osmanlı karşıtı muhalefet hareketine destek vermiştir…”

Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Ansiklopedisi’nde yer alan Cengiz Tomar’ın bu satırları, Osmanlı yönetimindeki Suriye’nin alttan alta nasıl karıştırılmak istendiğini, hatta karıştırıldığını ortaya koymaktadır.

Burada bir okul dikkatinizi çekmiştir; Lazarist misyoner okulu…

Kimdir bu Lazaristler?

Lazarizm, bir Katolik tarikatı. Lazarist ise bir Katolik tarikatı olan Lazarizm’in mensubu. 

Hemen anlaşılacağı üzere, Fransa’nın sömürgelerinde hakimiyetini sağlayan tarikatlardan…

***

Yakın zamana kadar topraklarımızda yer alan yabancı misyoner okullarının varlığı, yaygınlığı ve yaymaya çalıştıkları malum!

Suriye’de yeni bir dönem başlayacaksa eğitime özel bir önem ve değer verilmeli…

Suriyeli çocuklar misyoner okullarına ve ağlarına düşmemeli! Suriye halkının değerlerine, geleneklerine uygun eğitim kurumları teşekkül ettirilmeli…

Tarihten ders almak lazım; ibret alınsa hiç tekerrür eder mi tarih!

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

* Mirasımız Kudüs Derneği tarafından hazırlanan “Genişletilmiş (Gazze ve Batı Şeria dahil) 2024 Kudüs Raporu’nun 26 Aralık 2024, Perşembe günü (yarın) açıklanacağını, toplantının Fatih’te bulunan Ottoman’s Life Hotel Deluxe’de saat 10.30’da yapılacağını, biliyor musunuz?

İLGİNÇ BİR TALEP!

Çok fazla takip edenlerden değilim futbolu.

Ama köklü bir futbol kulübünün bir talebi çok ilginç geldi bana. Bu talep şu;

* “Adaletsizliğe Yeter! Çözüm İstiyoruz! Süper Lig'in 17. haftası itibarıyla hakemlerin maçlara ve sonuçlara açıkça müdahale ettiği artık inkâr edilemeyecek seviyelerdedir.”

* “Futbolda adalet” söylemiyle başlayan bu sezon, özellikle takımımızın maçları olmak üzere yaşanan skandal hakem kararlarıyla rezil bir tiyatroya dönüşmüştür.”

* “Türk futbolu, Türkiye Futbol Federasyonu'nun çabalarına, adaletsizlikten canı yanan takımların isyanına rağmen, özellikle VAR hakemleri aracılığıyla sistematik bir şekilde katledilmektedir.”

* “Öyle ki; yapılan hatalar istikrarlı şekilde bir takımın lehine gerçekleşmekte ve bu takıma şampiyonluk yolunda açık şekilde avantaj sağlanmaktadır.”

* “Türk futbolu göz göre göre yapılan, hata şeklinde nitelenemeyecek bu sistematik saldırılara ve çürümeye kurban edilemez.”

* “Fenerbahçe Spor Kulübü olarak bu rezaleti kabul etmiyoruz; adalet istiyoruz, yabancı hakemlerin derhal göreve getirilmesini talep ediyoruz.” (Fenerbahçe Spor Kulübü)

***

Dediğim gibi futboldan fazla anlamam ama bu yabancı hakem talebi bana ilginç geldi!

Peki ya size!..

MESAJ PANOSU

* “Meclis’te yıllar önce benimsenen “İkiz Yasalar” var.

Benim önerim, Saadet Partisi’nin TBMM’de bu İkiz Yasaların iptal edilmesi için kanun teklifi vermesi. Ve bu İkiz Yasalar, kamuoyuna yoğun bir şekilde anlatılmalıdır.

Gerek yazarlar, çizerler olsun, gerek ilmi akademisyenler olsun, bu yasaları yoğun bir şekilde halkın anlayacağı şekilde anlatmalı, gündemden düşürmemelidir.

Allah’a emanet olun.” (Bir Millî Gazete okuru)

---