Suriye de iki yılı aşkın bir süredir devam eden
çatışmalarda 100 bini aşkın kişi hayatını kaybetmiş, iki milyonu aşkın insan
ülkelerini terk etmek zorunda kalmış olduğu halde gelişmeleri seyretmeyi tercih
eden küresel güçler, kimyasal silah kullanıldığı haberleri üzerine NATO
çerçevesinde bir müdahale gündeme gelmiş bulunuyor. Ancak, yapılan açıklamalar,
bir müdahale olacaksa bunun sınırlı kalacağı, askeri hedeflerin vurulacağı,
Esad ın devrilmesi gibi bir hedefin olmadığı belirtiliyor. Eğer böyle olacaksa,
yani yüz bini aşkın insanın katili kimyasal silah kullanılmasının birinci
derecede sorumlusu olan kişinin iktidarını koruması için sadece askeri
hedeflerin vurulmasının planlanmasını anlamakta zorluk çekiyorum.
Olayların başlangıcından bu yana gelişmelere seyirci
kalarak küresel güçlerin Esad a destek verdikleri biliniyor. Ancak, aylar boyu
kimyasal silah kullanılmasını kırmızı çizgi olarak ilan edilip, eğer kimyasal
silah kullanılacak olursa bunun sorumlularının cezasız kalmayacağı yolundaki
açıklamaların ardından bugün müdahalenin gündeme gelmesi ile birlikte sadece
askeri hedeflerin vurulacağı, Esad ın devrilmesinin söz konusu olmadığı
açıklamaları dünya kamuoyunu oyalamak ve kandırmak değilse ikiyüzlülüğün bir
başka boyutudur.
Askeri hedeflerin vurulmasının ardından Esad ın
iktidarını koruması mümkün olabilir mi Yani, yapılmak istenen şey Esad ın
silah gücünü vurmak, böylece gücünü yitirmesini sağlamak ise sonuçta
muhaliflerin güç kazanması ve Esad ı devre dışı bırakmalarının önünün açılması
anlamına gelmez mi Kısacası NATO operasyonu, Esad ı devirmemek fakat
muhalefeti alt etmesini de engellemek olarak nitelendirilebilecek şekilde
sınırlı kalacak olursa, Esad dan hesap sorulmamış, buna karşılık çatışmaların
eskiden olduğu gibi devam etmesi sağlanmış olacak. NATO operasyonuna rağmen
Suriye de çatışmalar devam edecek, kan
akacak, insanlar evlerine dönemeyeceği gibi Suriye yi terk etmeye devam
edecekler demektir. Böyle olunca da Suriye ye yönelik operasyon soruna çözüm
getirmeyeceği gibi, sorunun kangren olmasının temellerini atacaktır.
Böyle olunca yapılacak operasyon anlamsızlaşacak, zalimin
zulmüne, küresel güçlerde seyirciliklerini sürdürecekler. Netice itibariyle
eğer Esad ın iktidarını korumasını sağlayacak bir operasyon olacaksa, böyle bir
operasyon dostlar alışverişte görsün anlamından öte geçmeyecektir. Bir diğer
ifade ile söz konusu operasyon yükselen tepkiler karşısında yasak savma
kabilinden yapılmış olacaktır.
Bu arada eğer NATO Suriye ye müdahale kararı alacak
olursa Türkiye de İncirlik üssünü açmak zorunda kalacaktır. Bu da Türkiye nin
Suriye ye yönelik müdahaleye fiilen dahil olacağı anlamına gelir. Yani, baştan
beri söylediğimiz bir husus olan Türkiye nin Suriye deki çatışmaların içine
çekilmeye çalışıldığı iddialarımız gerçeklemiş olacaktır. Hemen belirteyim ki,
gerekirse Türkiye bir fiili müdahalenin içinde de olabilir ama, Esad ı devre
dışı bırakmayacak, askeri hedeflerin vurulacağı bir müdahaleye Türkiye nin
dahil olmasının ülkemiz açısından nasıl bir sonuç verebileceğinin iyi
hesaplanması gerekir. Söz gelimi Esad ın iktidarını koruyacağı bir Suriye
Türkiye için ciddi bir sorun olacaktır. Zaten Türkiye ye yönelik düşmanca
söylemlerini sürdüren bir Esad NATO ve onunla birlikte Türkiye nin dahil
olacağı bir harekatın arkasından duyduğu kin daha artacaktır. Böyle bir durumda
zaten gergin olan Türkiye-İran ilişkileri de kopma noktasına gelecek, Irak
yönetimi ile ipler daha da gerilecek, yani komşularımızla ilişkilerimiz tamamen
kopma noktasına gelecektir. Bozulursa bozulsun denebilir. Ancak, bunun neyin
karşılığı olacağı ve ülkemize ne kazandırıp ne kaybettireceğinin iyi hesap
edilmesi gerekir. ABD ve ortakları Suriye ye müdahale etseler bile Esad ın
iktidarını koruması gibi bir sonucu planlamış iseler bilinmelidir ki, bundan
Türkiye ye kısa vadede de uzun vadede de zararlı çıkacaktır.