Suriye, İsraili koruyor, Türkiyeye tehdit oluşturuyor!.

Abone Ol

Suriye ile ilgili haberler öylesine çelişkiler yumağı

oluşturuyor ki, işin içinden çıkmak, olayların özünü anlamak mümkün olmuyor.

Sanki, Suriye konusundaki bazı haberler bir takım merkezlerde özel olarak

üretiliyor  ve medyaya yansıtılıyor.

Nedir kafa karışıklığına yol açan haberler

Olayların başlangıcından itibaren Türkiye Suriye’deki

gelişmelerin çok tehlikeli ve kanlı bir boyuta ulaştığına dünyanın dikkatini

çekmeye, özellikle de NATO’yu harekete geçmeye çağırdı. Bu çağrı öylesine sık

ve sürekli oldu ki, sanırsınız NATO hemen harekete geçecek Tüm çağrı ve

gelişmelere rağmen NATO kılını kıpırdatmadı. Neticede Suriye’deki çatışmalarda

hayatını kaybedenlerin sayısı 40 bini, komşu ülkelere iltica edenlerin sayısı

500 binlere ulaşınca ABD ve yandaşları Suriye yönetiminin elinde kimyasal ve

biyolojik silahların olduğunu tekrarlamaya başladılar. Sadece Esed’in elinde

kimyasal ve biyolojik silahların olduğuna dikkat çekilse belki bir uyarı görevi

yapıldığını düşünmek mümkündü. Bu tür açıklamalarda her seferinde Esed’in

elindeki silahların Türkiye için tehdit oluşturduğu, her an Türkiye’ye yönelik

kullanabileceğine vurgu yapıldı. Peki, Esed’in elindeki söz konusu silahlar

niçin İsrail için tehdit oluşturmuyor da sadece Türkiye için oluşturuyor

Suriye’deki iç çatışmayı Türkiye mi tetikledi Suriye’nin karışmasının tek

sorumlusu Türkiye miydi Böyle olduğunu söylemek doğru olmaz. Özellikle de  Suriye’deki gelişmeler Arap Baharı adı

verilen olayların bir devamı olarak nitelendiriliyorsa Türkiye’yi sorumlu

göstermek kesinlikle doğru değildir, hatta bu tür değerlendirmeler Türkiye’yi

zorla olayların içine çekme gayretidir. Ne var ki Türkiye Suriye’deki

gelişmelere ilk günlerden itibaren gereğinden fazla ilgi duymuş, kesin taraf

görüntüsü vermiştir. Bunda haklı olup olmadığı ayrı bir konudur. Ancak,

Türkiye’nin bu tavrı sanki bölgedeki gelişmelerin tek başına yönlendiricisi

olma arzusunun bir sonucu olduğu görüntüsü vermiştir. Bölgemize yönelik Büyük

Ortadoğu Projesi’ni hazırlayıp  piyasaya

süren ABD bile Türkiye kadar olaylara burnunu sokuyor görünmemiştir. Yani

olayın tezgahlayıcıları ilgileri yokmuş görüntüsü verirken, Türkiye sınır

komşusu olması hasebiyle olsa gerek açık tavır koymuş, belki de  bilmediğimiz birileri tarafından arkasından

iteklenmiştir.

Sonuçta NATO Türkiye’nin uzun süreden beri yaptığı çağrılara

cevap olarak füze sistemleri göndermeye karar vermiştir. Bu karar verilene

kadar el altından fısıldanan bir takım haberlerle Türkiye bu füze sistemlerini

istemeye kendisini mecbur hisseder duruma getirilmiştir.

Netice itibariyle tüm bu açıklamaların arasındaki doğrular

yalanların arasında kaybolup gitmiştir.

Bugün gelinen noktada Patriotların Suriye’ye karşı değil

İran’a yönelik bir ABD-İsrail ortak saldırısı sırasında kullanılacağı, yani

İsrail’i korumaya yönelik olduğu iddialarına kesin yanlış demek mümkün mü

İşte size son günlerde medyaya yansıyan birkaç haberden kısa

özet:

“Patriot komutanı konuştu:

Suriye’nin attığı Scud füzeleri Türkiye yakınına düştü.

Türkiye’nin sınırlarını sorunlu devletlerden korumak zorundayız.”

Bu arada NATO Genel Sekreter Yardımcısı da yaptığı

açıklamada, Suriye’nin balistik füzelere sahip olduğunu ve bunların Türkiye’ye

yönlendirilme ihtimali olduğunu belirtiyor.

Bir başka haberde, “İran: Patriot dünya savaşı çıkaracak”

başlığı atında veriliyordu.

Son bir haber daha:

Özgür Suriye Ordusu’nun Suriye-İsrail sınırındaki

operasyonlarını yürüten komutanlarından Yasir el-Abbud, Esad yönetiminin

İsrail’in güvenliği için muhalifleri sınıra yaklaştırmadığını iddia etti.

Kısacası Suriye konusunda özellikle bir haber kirliliği

oluşturuluyor. Olayları değerlendirirken dikkatli olmak gerekiyor.