Suriye Halkı ile Dayanışma Platformu‘nun düzenlediği basın toplantısında konuşan Suriye Müslüman Kardeşler Teşkilatı Lideri Diyad el Şikfa, kendi teşkilatlarının da halk hareketinin içinde olduğunu belirterek, "Müslüman kardeşler hareketinin amacı diktatörlük rejimini yıkıp sivil bir yönetim getirmektir "dedi.
Fatih Reşadiye Otel‘de yapılan basın toplantısında, Suriye‘deki Türkiye Büyükelçiliği‘ne yapılan saldırıya da değinen Şikfa, yapılan saldırıların halk tarafından değil ordu tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.
Bayrağa saldırı Şefika‘ların işi
"Türkiye bayrağına yapılan davranışı hiç kabul etmiyoruz" diyen Şikfa, "30 bin mavi üniformalı askerden oluşan halk görünümlü "Şefika" yapılanmasından bahsederek saldırıyı bu grubun işlediğini savundu. Şikfa, saldırıdaki amacın ise Türkiye ve Suriye arasında düşmanlık hedefi olduğunu vurguladı.
Adil ve eşitlik istiyoruz
Suriye halkına yapılan baskıdan çok rahatsız olduklarının altını çizen Şikfa, "Bu sistem yıkıldıktan sonra tamamen sivil ve temiz bir hükümet kurulacak. Adil bir seçimden sonra Suriye‘nin iyi bir geleceği olacağına inanıyoruz. Özgürlüğünü isteyen bu halka zulüm ve eziyete müsaade etmeyeceğiz. Zulüm bitecek ve bu halk özgürlüğüne kavuşacaktır "şeklinde konuştu." ifadelerini kullandı.
BAAS İsrail‘le işbirliğinde
Suriye‘de olayların başlangıcından bu yana 10 bini aşkın kişinin hayatını kaybettiği bilgisini veren Şikfa, 100 bin kişinin siyasi tutuklu olarak cezaevlerinde bulunduğunu aktararak 15 bin kişiden ise hiç haber alınamadığını kaydetti. ABD ve İsrail‘i Baas rejimine destek vermekle suçlayan Şikfa, İsrail Esad rejiminin yıkılmasını istemiyor. ABD ise masa altından Esad‘la iş birliği içerisinde" diye konuştu.
Geri kafalılığa son vereceğiz
Toplantıda konuşan Müslüman Kardeşler‘in Siyasi Temsilcisi Muhammed Faruk ise gazetecilerin, rejimin devrilip yeni hükümetin kurulmasından sonra yönetim şeklinin laik mi yoksa dini mi olacağı sorusuna şu şekilde cevap verdi: "İnançlara ve yaşantılara saygı duyulacağı ama İslam‘ı referans alarak yönetim şeklinin belirlenecek. Her millete ve inançlara eşit haklar tanıyacağız. Zaten İslamiyet de böyle buyuruyor.