Osmanlı Devleti‘nin ilk padişahı olan Osman Gazi‘nin dedesi Süleyman Şah‘ın Suriye toprakları içinde bulunan türbesi uluslar arası anlaşmalara göre Türkiye toprağı olarak kabul ediliyor ve türbe Türkiyeli askeri birlik tarafından korunuyor.
"Geçmişten Günümüze Türkiye-Suriye İlişkileri: Süleyman Şah Buluşmaları" kapsamında Türkiye ve Suriyeli gruplarla birlikte türbeyi ziyaret eden Şanlıurfa Valisi Nuri Okutan, "Özel bir anlam taşıyan Süleyman Şah, tarihte olduğu gibi bugün de bize ışık tutuyor. Bu tür manevi şahsiyetlerin bizi bir araya getirdiğine inanıyoruz" dedi.
Osmanlı Devleti‘nin ilk kurucusu olarak tabir edilen, Ertuğrul Gazi‘nin babası Süleyhan Şah‘ın Suriye‘nin Halep şehrindeki türbesi bir manga Türkiyeli asker tarafından muhafaza ediliyor.
Türkiye toprağı sayılan ve bayrak çekilen türbenin yapımı 1144 yılında Halep Prensi Zengi Atabek tarafından başlatıldı. Zengi Atabek‘in oğlu Nureddin tarafından bitirilen Süleyman Şah türbesi Osmanlı Padişahı 1. Selim (Yavuz) tarafından restore edildi.
Osmanlı Devleti‘nin kurucusu Osman Gazi‘nin dedesi olan Süleyman Şah türbesi, Şanlıurfa Valiliği‘nin himayesinde düzenlenen "Süleyman Şah Buluşmaları" çerçevesinde Türkiye ve Suriye‘den gelen yaklaşık 150 kişiyle ziyaret edildi. Beraberindeki gazetecilerle Akçakale Sınır Kapısı‘ndan Halep‘e giren Şanlıurfa Valisi Nuri Okutan, türbeyi ziyaret ederek dua etti.
Bizi manevi şahsiyetler bir araya getiriyor
Burada türbe anı defterini imzalayan Vali Okutan, "Yeni dönemde Türkiye ile Suriye arasındaki sıcak ilişkilerde, Süleyman Şah‘ın her iki bölgede akrabalarının bulunması ve etrafında toplanması Türkiye ve Suriye‘nin yakınlaşması açısından önemli bir basamaktır. Bu manada özel bir anlam taşıyan Süleyman Şah, tarihte olduğu gibi bugün de bize ışık tutuyor. Bu tür manevi şahsiyetlerin bizi bir araya getirdiğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Osmanlı İmparatorluğu zamanında Rakka kentine bağlı bir nahiye iken, 1. Dünya Savaşı sonunda Fransızların işgaline uğrayan bölgenin sınırları içinde olan türbe, 1921 yılında Fransızlarla yapılan Ankara Antlaşması ile Suriye topraklarında kalmış, ancak Türkiye Cumhuriyeti‘nin toprağı olduğu, burada Türk bayrağının dalgalandırılması ve muhafız bulundurulması kabul edilmişti.
1973 yılında yeri değişti
Caber Kalesi‘ndeki türbe, Suriye‘nin kendi topraklarında yaptığı Tabka Barajı‘nın suları altında kalacağını bildirmesi üzerine, 1973 yılında Haseki karayolu üzerinde Halep‘e bağlı Karakozak mevkisindeki şu andaki yerine taşındı. Türbe, Şanlıurfa‘dan gelen askeri bir birlik tarafından korunuyor. Askerler burada bir ay süreyle görev yapıyor. Halep toprakları üzerinde bulunan türbeye giden yol üzerinde Atatürk büstü altında yazan "Ne mutlu Türküm diyene" yazısı dikkat çekerken iki tane de Türk bayrağı bulunuyor.