Bismillahirrahmanirrahim;
Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a (C.C.) hamd ederim. Salât ve selâm, Peygamberimize, âline ve sahabelerine olsun.
Akıllı insan, ölümü, sonrasını ve de hesap gününü düşünen kimsedir. Ölümü, sonrasını ve hesap gününü düşünen bir kimse, her şeyi yoktan var eden Allah’ın insan için razı olduğu şeylerin tamamına rıza gösterir. İnsanı kurtuluşa, huzura, barışa, dünya ve ahiret saadetine taşıyacak olan tavır, Allah’ın rızası olan İslam’a “din ve düzen” olarak tabi olmaktır. İslam’dan “din ve düzen” olarak yüz çevirmek ise nankörlüktür, nankörlüğün tezahürü de inkârdır. Günümüzde insanlık Kur’an ve onun geleneği ve pratik uygulaması olan sünnetten ve salim fıkıhtan habersiz ve ilgisiz kaldığı için derin bir bunalım ve kriz içindedir. İslam, insanın her haliyle ilgilenen bütün bir dindir ve bu din baştan sona saadettir, kalkınma ve refahtır. Adalet ve barıştır. İnsanı İslam’a hidayet eden Allah’tır ve bir kul Allah’ın bu hidayeti ile İslam’a “din ve düzen” olarak uyarsa şükredenlerden olur. Eğer kul Allah’ın İslam teklifine “din ve düzen” olarak duyarsız kalırsa o zaman da nankörlerden yani gerçeği örtbas eden inkârcılardan olur. Müslüman bir toplumun tarım ve hayvancılığa önem vermesi, kaliteli üretim yapması, sanayileşmesi, teknolojiyi bütün insanlığın saadeti için kullanması, madenlerini işletmesi, sanata, kültüre önem vermesi Müslümanlığın icaplarındandır. Günümüzde Müslümanların geri kalmalarının temel sebebi Müslümanlık değil, faizci kapitalist nizama eklemlenmiş adı Müslüman bir toplum olmalarındandır. Faizci kapitalist nizam ile kalkınmak, sanayileşmek, tarım ve hayvancılığı geliştirmek, madenleri işletmek, üretim ve eğitim yapmak mümkün olmaz. Olsaydı bu zamana kadar olurdu. İslam konuşulacak bir şey de değildir. Yaşanılacak şeydir. Konuşulan ancak yaşanmayan şey İslam olmaz.
BİR ETKİNLİK
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu yıl beşincisini düzenlediği “Uluslararası Hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması”nda dereceye girenlerin ödülleri Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapılan törende sahiplerini buldu. Bu yarışmaya bu yıl 62 ülkeden 120 yarışmacı katılmış ve ödül töreni de bu yıl 15 Temmuz şehitleri anısına düzenlenmiş. Ödül töreni Zümer Suresi’nin 71 ile 75 arası ayetlerinin tilavetiyle başladı. Okunan ayetlerin mealini birlikte okuyalım. ZÜMER 71-75: “Allah’tan gelen gerçekleri örtbas eden inkârcılar, bölük bölük cehenneme sürüleceklerdir. Oraya vardıklarında cehennemin kapıları açılır ve cehennem bekçileri onlara şöyle derler; ‘Size sizden olan peygamberler gelip Rabbinizin ayetlerini okuyup, bu hesap gününüze kavuşacağınızı uyarmadılar mı?’ O cehennemlikler de; ‘Evet geldiler’ derler. Ancak kâfirlere azap sözü hak olmuştur. Ve onlara, ‘Ebedi olarak kalacağınız cehennem kapılarından girin’ denir. Kibirlenen kimseler için (cehennem) ne kötü bir yerdir.”
“Rablerinin emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakınanlar da bölük bölük cennete sevk edilirler. Cennete geldiklerinde, cennet kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara: ‘Selam size, hoş ve temiz geldiniz, ebedi olarak cennete giriniz’ derler. Cennete girenler şöyle derler: ‘Bize olan vaadinde doğru çıkan ve bizi cennetten dilediğimiz yere konmak üzere bu yurda varis kılan Allah’a hamdolsun. Salih amel işleyenlerin mükâfatı ne güzelmiş.’ Melekleri de, arşın etrafını kuşatmış hamd ile Rablerini tespih ederken görürsün. Artık kulların arasında adaletle hüküm verilmiş ve ‘Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur’ denilmiştir.” Görüleceği gibi bu ayet meallerinde dünya hayatını cehennem ve cennet için yaşamış olanların ebedi âlemde karşılaşacakları ceza ve mükâfattan haber vermektedir. Allah hepimizi bu ayetleri anlayıp gereğini yapanlardan eylesin. Âmin.
MESAJLAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ödül töreninde yaptığı konuşmasında, “Bize düşen bitmez tükenmez bir ilim, hikmet ve saadet kaynağı olan Kur’an ile rabıtamızı her daim güçlü tutmaktır. Bir Müslüman olarak vazifemiz günlük hayatın içinde her an kararan, yıpranan, örselenen ruhlarımızı Kur’an-ı Kerim tilavetiyle tedavi etmektir. Kur’an ile bağımızı perçinlemek için bunların güzel fırsat olduğunu düşünüyorum. Allah hepimize Kur’an ile yaşamayı, onun nuruyla aydınlanmayı, son nefesimizi yine Kur’an ile vermeyi nasip etsin” beyanı, saadeti Kur’an’a muhalif ve düşman dünyalarda arayanlara önemli bir nasihattir. Bu törende Diyanet İşleri Başkanı Görmez’in konuşmasını şu tespitle kapatması anlamlı olmuştur: “Herkes Kur’an’ı Kur’an’a hizmeti kadar anlar. Kitap’ın ahlakına sahip olmayanlar Kitap’ın ahkâmına vâkıf olamazlar.” Mevlana’ya atfen söylenen bu söze katılmamak mümkün değildir. Bu sözlere muttali olduktan sonra, bizleri Milli Görüş davasında sabitkadem kıldığı için Rabbimize şükrediyoruz. Rabbimizden niyazımız, yolu yanlış olanlara da Milli Görüş şuurunu nasip etmesidir.
KUR’AN VE NİZAM
Milli Görüşçüler ve de Saadet Partililer olarak Erbakan Hocamızın şu niyazına yürekten katılıyoruz: “Milli Nizam ile Bismillah, Milli Selamet ile İnşallah, Refah ile Maşallah, Fazilet ile Elhamdülillah, Saadet’e erenlere selam olsun.” Kerim Kitabımız Kur’an-ı Kerim bizi “müstakim olan yola” davet ediyor. Kitabımızın bu çağrısına icabet etmek inancımızın gereğidir. Yine Kerim Kitabımız ilahi gazaba uğramış ve yolunu şaşırmış olanların, yani inkârcı ve ırkçı Yahudilerin ve Haçlı Hıristiyanların benimsedikleri yolun “müstakim olan bir yol” olmadığını bize haber veriyor. Bize Batı medeniyetinden ve telkin ettiği faizci kapitalist nizamdan, materyalist eğitimden, kuvveti üstün tutan hukuktan hayır gelmez. Bizim saadetimiz, temel kaynaklarımızın telkin ettiği hak ve adalet kıstaslarını zemin kabul eden Adil Düzen’dedir. Adil Düzen faizi, zulüm vergilerini reddeder. İsrafı, aşırı tüketimi, ölü yatırımları engeller. İşçinin emeğinin karşılığını alın teri kurumadan öder. Bunun için çare Saadet Partisi’nin iktidarıdır. Buna dünden daha yakınız inşallah. Selam hidayete tabi olanlara…