Şükranlarımı Sunuyorum

Abone Ol

Bir yılı aşkın süredir, bana burada yazma imkânı sunan, bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum… Duyarlılık gösterdiler, kadirşinaslık gösterdiler, köşe açtılar…

Oğuzhan Asiltürk ağabeyi, ilk, Kahramanmaraş Atlas Sineması’nda, rahmetli Sayın Erbakan Hocamın yanında görmüştüm… Ortaokul talebesiydim.

İçeri hıncahınç doluydu. Köyden, kentten gelenler, içeriye dışarıyı doldurmuşlardı… O zamanlar, Milli Nizam Partisi ile siyaset yapılıyordu.

Bizim köylüler, bir römorka doluşmuşlar, soluğu Atlas Sineması’nda almışlardı… Onlara katılmıştım. Ankara’da üniversite için çırpınırken, o içişleri bakanıydı…

Sonra, mahpushanelerde farklı yerlere düştük…

 Derken… Çok fazla görüşmeden, konuşmadan birbirimizi Allah için sevdik… Zira dava birlikteliğimiz vardı… Çözümü Kur’an’da arıyorduk.

 Allah’ın ipinden öte daha sağlam bir bağ yoktu inancımızda.

Allah’ın boyasının en güzel boya olduğuna iman ettik…

İman, ikilik kaldırmazdı… İnanıyorsanız, Kur’an’ın ve sünnetin bir kısmını yahut bir kelimesini dahi yok sayamaz, kulak ardı edemezsiniz… Ya bütün olarak inanacak, hayata hâkim kılacaksınız yahut küfre sapacaksınız…

İslam, kokteyl yapılacak bir din değildir.

Bu itibarla, hayatının bir kısmını gönlünce ve hevesince tanzim edip, Kur’an’ı sadece mezar başlarına mahkûm etmek, hayatı karartmaktır.

  Bu anlamda da, dava birlikteliğimiz vardır.

Bana kucak açtınız… Bazen yazılarımı eleştirenler oldu, bazen övenler oldu… Ama hakaret edenler hiç olmadı.

Hem okuyuculara olan saygımdan… Hem, bana kucak açanlara olan sevgi ve hürmetimden ötürü, yazılarıma şimdilik ara vermenin doğru olacağına inandım…

Genel Yayın Yönetmeni Mustafa kardeşe… Yazı İşleri Müdürü Ercan kardeşime… İsmini bilmediğim nice isimsiz kahramanlara, gönül dolusu teşekkür ediyorum.

Oğuzhan ağabeye de, dava adamlığının simgesi olarak, ayrı bir teşekkür ediyorum.

Ankara temsilcimiz, Mustafa Yılmaz beye, güler yüzlülüğünden ötürü, kalbi sevgilerimi sunuyorum…

 Şimdilik, hoşça kalın… Dualarınızı esirgemeyin...