Bir işte çalışmanın, gün içerisinde o işle ilgili meşguliyet bulmanın önemi, şüphesiz sadece maddi getirileri değildir. İş sayesinde insan yaşamı daha anlamlı hale gelir, kişiler topluma katkı sağlarlar ve kendi değerlerini ortaya koyma olanağı elde ederler. Ancak günümüzün değişken ve aşırı rekabete dayanan profesyonel iş hayatı, zaman zaman çalışanları psikolojik olarak zorlamakta ve zihinsel problemlere yol açmaktadır.
Sorunların ve sıkıntıların olmadığı durumlarda, fertler topluma en iyi katkıyı saplayabilmek için çaba harcarlar. Ancak iş çoğu zaman, bu katkıyı en aza indirecek sıkıntılara yol açmaktadır. Çoğu zaman işten kaynaklanan sorunlar, kişinin kendisi, ailesi ve yakınları için üzüntü kaynağı olarak toplumun bir çok kesimini olumsuz etkilmektedir. Buna iş yeri de dâhildir.
İş stresi
Günümüzde insanlar hangi konumda bulunurlarsa bulunsunlar, çok fazla farklı ve şiddetli stres faktörleriyle karşı karşıya bulunmaktadırlar. Stresin insan yaşamını en fazla etkileyen bölümü, büyük oranda iş yerinde ortaya çıkan strestir. "Çalışanın kapasitesi, kaynakları ve gereksinimleri ile işin gereklerinin, uyumlu olmadığı zaman birey üzerinde oluşan baskı" iş stresi olarak adlandırılmaktadır. Araştırmalara göre çalışanların büyük bölümü, iş stresinin önemli bir sorun olduğunu belirtmekte ve bu durum da hem çalışanlar hem de kurumlar için ciddi sonuçlara yol açmaktadır.
Önlem, önceden alınmalıdır
İş yerinde, şartlar, rekabet ortamı ve diğer çeşitli sebeplerle oluşan stres, önlem alınmaz ve kendi haline bırakılırsa, bireysel olarak çeşitli sıkıntılara neden olan ve sonunda tükenmişlik sendromu denilen mesleğine karşı yabancılaşmaya kadar gidebilen bu olumsuzluklar, kurumsal düzeyde de üretim ve verim düşüklüğüne yol açacak, bu da sağlık giderlerinin artmasına neden olacaktır. Bu nedenle iş stresi ile mücadele hem sağlık sorunlarının önlenmesi hem de kişi ve kurumların verimliliklerinin en üst düzeyde olabilmesi açılarından önem taşımaktadır.
İş yerindeki stres faktörleri
Bilimsel olarak incelendiğinde iş yerlerindeki stres faktörleri, işin durumu ile ilgili, çalışanın özellikleri ile ilgili ve kurum ile ilgili olarak üç başlık halinde incelenebilir. İş ile ilgili: Zamanla uygunsuz yük; uzmanlık dışı yük; monoton iş; yanlış meslek seçimi, Çalışan ile ilgili: Duygusal zekâsı; iletişim becerileri; kişilik yapısı; bireyin duyarlılıkları; zaman yönetme becerileri, Kurum ile ilgili: Gelişme veya yükselme olanaklarının olmaması; Adil davranılmamak (ücret, terfi vs.); Belirsiz iş rolleri ve beklentiler, iş tanımının tam olarak yapılmaması; Sorunların iletilebileceği bir mekanizmanın olmaması; İşini kaybetme korkusu
Stresin belirtileri üç aşamada izlenir
I. Aşama
1) Haz duygusu,
2) Aşırı duyarlıkta algılama,
3) Alışılmışın üzerinde iş yapabilme yeteneği ve aşırı sinirsel enerji
II. Aşama
1) Yataktan kalktığında yorgunluk hissi, öğle yemeğinden sonra veya akşam üstü erkenden gevşeyen enerji,
2) Mide ve barsak fonksiyonlarının zaman zaman bozulması, kalp çarpıntıları,
3) Sırtta ve kafatası civarındaki kaslarda büzülme, yaygın ağrılar,
4) Dinlenememe duygusu,
III. Aşama
1) Bağırsak fonksiyonlarında daha ciddi sorunlar,
2) Mide sorunları,
3) Kas büzülmeleri, ağrılar,
4) Artan gerginlik duyguları,
5) Uyku bozuklukları,
6) Baygınlık hissi,
Üç tip stres
1) Akut: ani, ansızın karşılaşılan bir olay, örneğin bir saldırı gibi,
2) Subakut: bir dönem içinde yaşanan sıkıntılı yaşantı parçası ve birbirini başlatan bir dizi olumsuz olaylar ve yaşantılar birini kaybetme, yas tutma, depresyona girme...
3) Kronik: hiç kesintisiz sürekli zorlanma ağır yük altında yaşamak zorunda kalmak. Bu sıralanan stresin boyutları ne kadar fazla ve sayıları ne kadar çoksa zararlı etkilerinin ortaya çıkma olasılığı da o kadar fazladır.
Strese bağlı hastalıklar
- Bronşial Astma -Nörodermatitis (Döküntülü bir cilt hastalığı), -Romatoid,
- Artrit (Eklem Hastalığı), -Hipertansiyon, -Ülseratif Kolitis (Barsak Hastalığı), -Ülser (Mide Hastalığı), -Treotoksikoz (Troit Hastalığı)
Psikolojik destek gerekir
Bu hastalıklardan birinin başlamış olması mutlaka psikiyatrik - psikoterapik yardım alma gerekliliğini de beraberinde getirmektedir. Ortak yapılan tedavi ile fizyolojik bozuklukları yüzeyden derine inerek hem organik hem psikodinamik yönden aynı zamanda incelemeye başlamanın yararları ve gerekliliği bu günün tıbbında tartışmasız kabul edilmiş bir gerçektir ve birçok araştırmayla doğruluğu kesinlikle kanıtlanmıştır.