Stratejik ortaklar ve geçmişi unutanlar

Abone Ol

Stratejik Ortaklık Nedir

Kulağa hoş gelse de bu kavramın ne anlama geldiğini düşünmek gerekir. Uzun yıllardır ABD ile stratejik ortağız. Şimdi İngiltere de buna eklendi.

1- Stratejik, genel anlamda bir plan, bir oyun, kritik bir olay ve durum karşısında alınacak pozisyon mânâsında kullanılır.

2- Ortaklık ise paylaşmak, birlikte uygulamak, kâr ve zararından mesul olmak demektir.

3- Stratejik Ortaklık ise özel mânâ yüklenmiş bir kavram haline gelmiştir. Bu büyük ve güçlü bir ortak ile daha küçük bir ortağın işbirliği demektir. Büyük olan para, güç, teknoloji gibi şeyleri, küçük olan da kendine has, özel hususları ortaklığa koyar. Şimdi bu tarifler doğrultusunda ABD ve İngiltere ile imzalanan stratejik ortaklıklarımıza bakıldığında, birçok soru ortaya çıkmaktadır.

Senaryo veya Hipotezler:

a- Eğer ortak strateji, terörle mücadele idiyse, yıllardır biz, ABD ye destek verdik, ama onlardan fazla bir destek alamadık. Hatta, PKK terörü konusunda samimi bir anlayış bile göremedik.

Bugün, ABD, kendisi için en büyük tehlikeyi, köktendinci (!) İslami gruplar olarak görmektedir. Bundan dolayıdır ki, Nato Güvenlik Konseyi yıllardır "İslami Terör"ü merkez olarak tanımlamıştır. Bunun dışında kalan terör grupları ise (PKK buna dâhil) önem sıralama tablosunun en uzak köşelerine sıkışmıştır. Oysa Türkiye için en önemli tehlike, bölücü terör örgütü PKK olarak kabul edilmektedir. Bu durumda, stratejik ortak olduğumuz bir güç ile daha başlangıç kavramlarında bile ayrı platformlarda kalmış bulunmaktayız.

b- Eğer ortak strateji, Büyük Orta Doğu projesi (BOP) ise ve Başbakanımız da bu projenin eşbakanı ise, o zaman burada ne yapıldığına çok dikkatle bakmak gerekmektedir.

BOP, Orta Doğu ya demokrasi, insan hakları ve istikrar getireceğini iddia ederek gelen bir projedir, ama gerçekte bölgeye tam olarak ne getirmiştir Tam bir yıkım ve her konuda felaket. Afganistan olsun, Irak ve Filistin olsun, hiçbirinde insan haklarının korunması, hukukun üstünlüğü gibi kavramlar asla uygulanmazken, bölgedeki bütün istikrar unsurları da bozulmuştur. Durum böyleyken, Türkiye nin, böyle bir projeden kazancı nedir Eşbaşkanlık nedir Eşbaşkanın yükümlülükleri nelerdir Hangi stratejiye neden ortağız

c- Yüklenmiş kavramı ile stratejik ortaklığı ele alacak olursak,  o zaman sorulacak soru, bizim hangi özelliğimize veya verimize karşı bu ortaklığın yapılmış olduğu hususudur

d- İngiltere ile stratejik ortaklık neden imzalanmıştır İngiltere ile hangi büyük stratejik plan ve oyun içinde ve ne dereceye kadar ortak olacağız Bu ortaklıkta neler alıp vereceğiz Siyasi ve askeri şartların yanı sıra, bir de üniversite açmayı taahhüt etmişiz. Tabii hocalar oradan gelecek, kazanç da oraya gidecek. Hepsi iyi de, bunlardan bizim kârımız ne olacak Yoksa İngiltere, ABD nin yararlandığı hususlardan yararlanmak için mi bizimle bu anlaşmayı imzalamıştır O zaman bunun adı Stratejik Ortaklık değil,  "Açık Kapı Politikası" olur, aynen 19. yüzyılda Osmanlıya dayatılan Kapitülasyonların diplomatik adı gibi.

Günümüzün Gerçekleri :

Olayları daha gerçekçi analiz etmek için birkaç gelişmeye bakmakta yarar vardır.

1- Bu sene Amerikan kongresi Dışilişkiler Komisyonu nda yaşanan "Sözde Ermeni Soykırımını Tanıma Girişimi" önemli bir olaydır. Bu konuda, Türkiye nin ne kadar sıkıntı çektiği, gayret ve para harcadığı ortadadır. Üstelik bu olay, herhangi bir yerde değil, Stratejik ortağımız olan ve 100 küsur askeri anlaşmamızın bulunduğu ABD de yaşanmıştır.

2- Birkaç yıl önceki "Türk askerinin başına çuval geçirme olayı" da Irak ın Süleymaniye kentinde, anlaşmalarla bize ait olan Şah Süleyman ın türbesinde, peşmergelerle birlikte orayı basan ABD askerlerince gerçekleştirilmiştir. Stratejik ortak olmamız ABD askerlerinin ve komutanlarının umurlarında bile olmamıştır.

3- İngiltere ile Stratejik Ortaklık anlaşmasının imzalanmasının üstünden bir hafta geçmeden, 200 İngiliz milletvekili sözde Ermeni Soykırımı tasarısını imzaladıklarını ilan etmişlerdir. Son derece ilginç ve can sıkıcı bir tutum... Onlar da stratejik ortak işini pek önemsememişlerdir.

4- İngiltere ile böyle bir anlaşma, neden Ekim 2007 de gercekleşmiştir   Acaba, İngiltere bize terörle savaşımızda mı yardımcı olacaktır Yoksa, Kıbrıs konusunda, KKTC ye yapılan haksızlıkları ortadan kaldırmak için bize destek mi verecektir Hangi stratejimizde bize yardımcı olacaktır Yoksa, şu anda göremediğimiz büyük bir çıkar hesabı ile mi bu anlaşmayı bizimle yapmıştır

Bizde mi bir saflık var Yoksa, onlarda mı bir acayiplik mevcut

Bütün bu kavramların tartışılması gerekmektedir. Bunu da ülkenin aydınları, siyasileri ve milletvekilleri yapmalıdır.  Meclis tam böyle tartışmaların yeridir.

Şimdi sormak gerekir:

Türkiye sürekli kendine düşmanca davranan bu ülkelerle ne yapmaktadır veya ne yapmak istemektedir

Türkiye ne biçim bir diplomasi yürütmektedir

Nasıl bir lobi gücüne sahiptir Ve bu olaylar karşısında

Halkın sesi olması gereken, Türkiye Büyük Millet Meclisi ne yapmaktadır Türk milletinin seçilmiş vekilleri buradan bir çağrı yapıyor ve soruyorum.            Neden bekliyorsunuz Neyin endişesi içindesiniz Neden sizler de Batılı ülkelerin yaptıkları sömürgeçilik ve katliam ve soykırımlarından bahsetmiyorsunuz

Neden bunları mecliste tartışıp, gerekli deklerasyonları oylamıyorsunuz

Geçmişi unutmayın. Bu olayların hiçbiri yeni olaylar değildir. Yıllardır, Batılı dostlarımızın(!) bize uygulamaya gayret ettikleri suçlamaların ve bizi sınırlama çabalarının, sadece 21. yüzyıla uyarlanmış şeklidir. Onlar değişmemiştir. Ancak, biz bir türlü anlamak istememekteyiz.

Tarihini ve geçmişi unutanlar, buna pişman oldukları günü mutlaka yaşarlar ve kurtuluş fırsatlarını da yitirirler. Bilinmelidir ki, korkunun da ecele faydası yoktur.