Başlık şaşırttı mı Ama gerçek bu... Ülkemizin yazılı ve
görsel basınındaki anlı şanlı yorumcular Fenerbahçe’nin UEFA Avrupa Ligi’ndeki
rakibi Bate’nin çok tehlikeli bir takım olduğunu ve de özellikle Rainodov’un
müthiş bir futbolcu olduğunu yazıp söylediler. Ben de bu takımı hiç izlememiş
bir kişi olarak bir Türk futbolsever olarak, “Eyvah” demiştim. Öyle ya hava çok
soğuk olacaktı. Üstüne üstlük saha suni çim idi... Yetmedi mi Emre de yoktu...
Eh bizim basın da rakibi öve öve nerelere tırmandırmıştı.
Biz ne olacaktık acaba Bir de daha dördüncü dakikada
Meireles’in ihanetine uğramadık mı Eyvah ki eyvah! Ama daha maçın ikinci
dakikasında sevgili dostum Ömer Üründül’ü arayıp, “Bu maçta Fenerbahçe gol
yerse mesleği bırakırım. Bu takım Fenerbahçe’yi asla ve asla yenemez” dedim. O
da bana bizim takımın on kişi kaldığını ve bu ağır şartlarda dayanmasının çok
güç olduğunu söyledi. Ama benim görüşüm, Fenerbahçe sahada sekiz kişi de kalsa
bu takım onu yenemezdi… Öyle de oldu.
Bu Bate, bizim değil ikinci lig, üçüncü ligde bile düşmeye
oynar. Roidonov denen zat-ı muhteremden de bizim birinci ligde hiç mi hiç
oyuncu yok. Yani fasa fiso... Belki de üçüncü ligde istikbal vaat eden birileri
vardır buna benzeyen. Bu Bate ne bir şey yapmasını biliyor, ne araya kaçmasını
biliyor, ne savunma yapmasını biliyor, ne de duran top kullanmasını...
Fenerbahçe oyunu istediği gibi yönlendirdi. Zaman zaman bastı, zaman zaman
bekleyip oyunu sıkıştırdı. Ve de turu cebe indirdi.
Haaa Fenerbahçe takımı rövanşta bir kazaya uğrarsa derseniz.
Vallahi o zaman bütün takımı Kurbağalıdere’de sezon boyu kürek çekmeye mahkûm
ederim. Bu arada bu Meireles’’i de karşıma alır, önce Mersin maçında neden o
hareketi yaptığını sorar, sonra da Bate maçındaki gereksiz tekmesinin
hesabını...
Yahu bu takım Bayern’le Lille’yi nasıl yenmiş Bence futbol
tarihinin en ciddi kazaları olmuş anlaşılan...