Sözün değeri

Abone Ol

Hayatın karmaşasını oluşturan söz yığınları sınır

tanımıyor. Sınırsızlık, denetimsizlik, üslupsuzluk, sıradanlık, lafazanlık,

başıboşluk gibi olumsuzluklar sözlerin ve sözcüklerin aracılığıyla olur. Tersi

durum da. Güzellikler dizgesi yığın olmanın ötesinde, kendini bilirlik,

tartılır ve biçilirlik, söz israfına kapılmadan sözün kıymetini, anlam ve

değerini bilirlik hayatın diğer yüzünü oluşturur. Bu ikinci dizge daha bir önem

kazanır. Diğeri hayatı savurur, alıp götürür. Onun ne bir karşılığı olur ne de

bir kalıcılığı.

Söz, tartıya girdiğinde kıymetlenir. Güzel söz incileri

sıralandığında insana hoş bir duygu, engin bir ufuk, derin bir uzam kazandırır.

Söz incilerinden büyük eserler doğar. Büyük şiirler, öyküler, denemeler,

romanlar, incelemeler oluşur. Onlar birbirine halkalanır, büyük eserleri de

oluştururlar. Kütüphaneler söz incilerinin büyük okyanusudur.

Söz ayağa düşünce insan da ayağa düşer. İnsanı ayağa

kaldıran büyük süz dizgeleridir. Büyük şiirlerdir.

Ruhun yıkandığı bu büyük okyanusta yücelişi, insanı

Allah ın yarattığı güzellikler dünyasına taşınışı sağlar. Sözün edebi, adabı

insanın karakterini belli eder. Sözün güzeli insanı eğitir, insanı yüksek

katlara taşır. Çirkin ve kaba olanın da bir portesi vardır.

Hercai olan, çöllerin kavrulmuşluğunda rüzgârların

savurduğu; kuru, yanık, işe yaramaz ot parçalarıdırlar. Onların saman olma işlevi bile yoktur. Çürür toprağa

karılırlar.

Söz incileri kıymetlidir. Denizlerin en diplerinde

yıkanmış arı ruhludur.

Söz incileri ruhun coşkunluğunu gösterir, belgitlerdir.

Söz incileri, insanın ruhunu okşar kendinden geçirir.

Sahibini kendisi gibi anlamlı kılar.

Sözü tartıya koymayan, incilerini ruhuna asmayan, onunla

beslenmeyenin ne kıymeti olabilir Güzel sözler güzel sözlerle tartılır. Güzel sözlerin

iyisi ve güzeli seçkin olanıdır. Seçkinlik insanı sözleriyle birlikte yüceltir.

Güzel insanların güzel uygarlıkları, kültürleri,

düşünceleri olur.

Güzel insanların güzel yaşayışları olur.

Kadirbilirlikleri, hakşinaslıkları olur.

Cinayetler, yolsuzluklar, her türlü olumsuzluklar yalan

sözlerin eseridirler. Yalan sözler, gerçeği yansıtmayan, yanıltan, yanılsatan

sıradanlıklardır. Onlarla insanlık kendi özünden, değerinden uzaklaşır.

Kimi söz yığınları bataklıktır, kimi yüzyılları aşan

güzellik. Kimi söz yığınları felâketlere sürükler, kimi sözler insanı başarıdan

başarıya koşturur. Kimi sözler insanı sonsuzluğa uçurur, kimi en kısa zamanda

yerlere çakılmaya neden olur.

Sözlerin güzelliği büyük âşıklar doğurur. Onlar sevginin

en duruğunu temsil ederler. En bağlı olanı, en sadık olanını, en kalıcı olanını

tanımlarlar. Güzellikler insanı daha da güzelleştirir. İnsan orada kendi

derinliğini arar ve ulaşır.

Mazlumlar zalim sözcüklerin kurbanıdırlar. Zalimler

sözcüklerini de insanlığın ölümü için kullanırlar.

Güzel söz incilerini dizenler insanlığın kurtuluşuna,

dirilişine, yücelişine ve güzellikler denizinde yıkanmalarını sağlarlar. Sözün

güzeli kalbi ve ruhu inciten değil, kalbi ve ruhu seven, takdir eden ve

sunandır. Sözün güzeli katışıksız duru okyanus duruluğudur. Onlar hem insan

bedenini, hem de ruhunu yuyarlar. Güzellikler denizinde yıkananlar ruhlarıyla

birlikte parıldarlar. Değerlerini asla yitirmezler. Onlar yazılı kayda

geçmeseler bile dilden dile geleceğin halkasını oluştururlar. En kıymetli olanlar

elbette yazıya geçenlerdir.

Güzellikler ormanının güzelleştiren ve büyüten de güzel

söz incilerinin tohumlarıdır. Onlar birbiriyle yarışırcasına güzellik sunarlar.

Bütün güzellikler insan için, bütün iyilikler ve hoşluklar insan için. İnsan,

kendi söz güzellikleriyle kendini yüceltir, geleceğe taşır. Kendini israf

etmeden, ayağa düşürmeden. Güzel sözler kalbe saplanan öldürücü kılıç

darbeleri, okları değildir. Onlar, gül gibidirler ve onların da elbette

bülbülleri olur. Ötesi boşluktur, hiçliktir.