Sözün çarpıtılması

Abone Ol

On yıl önceydi, alt kattaki komşum kapımı çaldı, “Bu gün hoca efendi vaazında söyledi, çok kötü durumdayız, ABD ülkemize savaş açmış, bak gökyüzünde uçaklar uçuyor, halimiz çok kötü, nereye gideceğiz, bunun böyle olacağı belliydi” dedi ve telaş içinde neler okuyabileceğimi özetledi. Günlük gazeteleri okuyor, haberleri takip ediyordum fakat böyle bir şeye şahit olmamıştım. Yanlış anlamış olabileceğini ifade ettim. Öfkelendi, “Bana inanmayabilirsin ama mübarek hoca efendiye de mi inanmıyorsun, yazık sana” dedi ve gitti. Ortak bir arkadaşımız vardı onu arayıp komşumun endişelerini anlattım. Arkadaş gülümsedi, “Ben de aynı sohbetteydim, hocamız ABD bizim imanımıza savaş açmıştır, bu savaşı kazanmanın tek yolu İslam’a sarılmaktır, demişti. Biliyorsun bu gün Türk hava yollarının bir kutlaması var, o yüzden uçaklar ardı sıra geçiyor, ablamızın endişesi artıyor demek” dedi.

Bu gibi olaylarla gündelik hayatta da sık sık karşılaşırız. Siz birine bir şey söylersiniz ya da bir nasihatte bulunursunuz, karşınızdaki kişi söylediklerinizden hiçbir şey anlamadığı gibi kendince manalar vererek olayı sizin maksadınızdan çok farklı bir noktaya çeker. Mesela kızıyla ilgili sıkıntılarından söz eden bir anneye benim kızım da benzer şeyler yaşamıştı, doktora gittik, depresyon tedavisi uyguladı dersiniz, anne bunu kızımın depresyonda olduğunu söyledi der ve olayı farklı bir yere çeker. Söylediğiniz söz kadar karşınızdaki kişinin sözden ne anladığı da önemlidir. Ama siz ne kadar açıklarsanız açıklayın, bu tür çarpık anlayışlar hep karşınıza çıkar ve ben ne dedim o ne anladı demekten kendinizi alamazsınız. Bu tıpkı sağırın hasta ziyareti gibidir. 

Bilinen bir hikâyedir, sağır bir adam komşusunun hasta olduğunu öğrenir ve hemen yola çıkar. Sağırdır, komşu ile iletişim kurmanın güç olduğunu bilmektedir fakat “zaten hastaya sorulan sorular bellidir buna uygun cevaplar bulurum” der ve kararından vazgeçmez. İçeri girer ve hastanın başucuna oturur ve nasılsın diye sorar. Hasta, acılar içinde ölüyorum, der. Sağır komşu oh oh çok memnun oldum, diye karşılık verir. Hasta sinirlenir bu nasıl cevap ölümümden memnuniyet duyuyorsun diye kızar. Sağır tekrar sorar: Ne yiyip içiyorsun Hasta öfke ile çıkışır, “Zehir” der. Sağır afiyet olsun der. Hasta iyice çileden çıkmıştır ve adam sormaya devam eder, “Tedavi için doktorlardan kim geliyor.” Adam, git buradan Azrail geliyor, der. Sağır yine anlamaz; çok bilgili ve tecrübeli bir doktor inşallah bir çare bulur, der. Hasta yattığı yerden bağırır ve sağırın dışarı çıkmasını ister. Sağır adam ise sorumluluğunu yerine getirdiğini düşünür ve memnun kalır. Tıpkı bunun gibi söylediğiniz sözü gerçek manada işitmeyen sağırlar hep karşınıza çıkacaktır. Ama yine de siz doğruyu söylemeye ve sözü muhatabın anlayacağı seviyede kullanmaya devam etmelisiniz.