Sözün bittiği yer

Abone Ol

Toplumsal hayatın dinamiklerine ilişkin bazı direnç kolonları vardır. Bu direnç kolonlarının en önemli temelini "ahlak" oluşturur Ahlak, toplumun manevi ikliminden silinirse, o toplumu ayakta tutacak hiçbir değeri yerine koyamazsınız. Nitekim, iki cihan serveri Hz. Muhammed (sas) buyuruyor ki, "Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim" Allah (c.c.) Kur an da bir çok ayeti kerimede, Resulullah ın güzel ahlakını övmüş, bir ayetinde de, "Sen ne güzel bir ahlak üzerinesin" diye buyurmuştur.

Bütün bunları niye hatırlıyoruz Son dönemde televizyon ekranlarında yayınlanan tüm dizilerde, magazin programlarında gayri meşru ilişkilerin kurgulandığı bir senaryo tekniğiyle karşı karşıyayız. Dizinin esas karakterlerinin karısını aldatması, bir başkasından gayri meşru şekilde çocuk sahibi olması . Bunlar artık sıradan işler Diğer yandan özellikle çocuklara yönelik dizilerde çok ilginç bir şey dikkatimizi çekiyor Ana karakterlerin ağzından peynir-ekmek yer gibi yalanlar sıralanıyor Ve bu yalanlar, "Beyaz yalan, pembe yalan" diye pazarlanıyor

Bu diziyi izleyen küçük yaştaki çocuklarımız, "Zorda kalındığında, başına bir hal geldiğinde, durumu kurtarabilmek ve işleri idare edebilmek" için yalan söylenebileceği gibi bir izlenim ediniyorlar Minicik beyinlerde "yalancılık", çok da ehemmiyeti olmayan bir algıya dönüştürülüyor. Oysa, yalancılık bir ahlak sorunudur, vicdan sorunudur, insanlık sorunudur Bugün, beyaz yalan, pembe yalan diye küçücük şeyler konusunda yalan söylemeye alıştırılan genç neslimizin, gelecekte birbirini kandıran, dolandıran, verdiği sözü tutmayan, iki yüzlü, bencil, hedonist, zevkperest, enaniyetle hareket eden bir nesle dönüşeceğini hesap etmemiz gerekiyor. Vicdanlarımız törpüleniyor Gerçeklik algılarımız değiştiriliyor Kurgu hayatlar, gerçek hayatlarımızın önüne çekiliyor. İki yüzlülük, riyakarlık pekiştiriliyor Örneğin, geçtiğimiz günlerde Türk edebiyatının önemli isimlerinden birisinin eserinden uyarlama bir dizi yayına girdi Dizimizin ana karakteri, amcasının kendisiyle ilgili mazisiyle problemli Ama, bir türlü mazisiyle hesaplaşamıyor, riyakarca, iki yüzlü bir tavırla, her şeyi sineye çekiyor Her şey yapmacık, her şey sanal bir dünya Amcası, onun üzerinden kazanç sağlamaya çalışıyor, o da belki de intikam için bazı şeyleri görmezden geliyor Yalandan bir dünya

Böyle bir dizinin insanlarda oluşturacağı tahribat ne olur

Her şeyi maddeyle ölçeceksiniz Gerçekleri görmezden gelerek sanal dünyalar oluşturacaksınız Böyle bir kurgu dünyanın toplumu götüreceği noktayı elbette tahmin edebilirsiniz Birbirine güvenmeyen, her şeyi maddeyle ölçen, gerçeklik algıları materyalizmle yer değiştirmiş bir toplum Oysa, biz böyle bir toplum muyduk Esnaf kardeşlerimiz çok iyi hatırlayacaklardır. Bir zamanlar bu ülkede, senetle sepetle iş yapılmazdı Sözün senet olduğu bir dönem yaşamıştık Şimdi, hiç kimse hiç kimsenin sözüne itibar etmiyor Senetlerin, çeklerin döndüğü, herkesin birbirini kazıklamak için hazırolda beklediği bir topluma dönüştük. Kapitalizm bizleri esir aldı Materyalist felsefe bizleri yoğurdu

Sözümüz artık boşluğa söylenir oldu Sözün bittiği yer, burası olsa gerek!