Söz kıvamında, naif, güzel ve yumuşak ise insanı gönlünden yakalar. Gönle ışık gibi düşer. Zamanın insanın dili saldırgan, vahşi ama yorgun. Sınırsız ve kaba, ölçüsüz. Edepten ve hayadan, bilgiden ve bilinçten yoksun. Bir insanı uzaklaştırmak ve uçuruma sürüklemek bir tutum. Bu, aynı zamanda bir sürüklenmedir.
İnsan, kendini bir anafora kaptırmış gidiyor. Sınır tanımıyor. Serseri mayınlar gibi patlayınca ne olacağı bilinemiyor.
Sözler bir okun gergin yayında durmuyor fırlatılıyor. Kurşun gibi insanların yüreklerine saplanıyor. Söz yaydan çıkınca geri dönmüyor. Pişmanlık yarar sağlamıyor. İp kopuyor, olan oluyor.
İnsan insanın cehennemi, zebanisi kesiliyor. Bir insanı uçuruma itmek ne denli ucuz ve kolay.
Karanlık bir kuyuda, bir dehlizde, bir tünelde gibiyiz. Karşımıza ne çıkacağını nasıl olacağını kestiremiyoruz.
Konuşarak anlaşıyoruz ama konuşamıyoruz. Konuşuyoruz herkesin doğrusu eğrisi, iyisi ve kötüsü var. Herkes kendi saplantısında ya da idealinde. Kişiler bir medeniyetin sağlıklı düzleminde değiller, doğrultularını yitirmişlerse söylenen sözlerin ve davranışların sağlıklı olması beklenemez.
Müslüman’ız ve bizim ana ilkelerimiz ve doğrularımız var. Müslüman’ız, insan değerine sahibiz. İnsanın ille Müslüman olma koşulu yok. İnsan olarak ele alındığında onun değeri bir anlam kazanır. İnsanı yok etmek insanın kendine düşmanlığı. Elbette Müslümanlar kardeştirler, birbirlerine yakınlıkları kaçınılmaz. Bir ailenin bireyleri aynı düşünmeyebilirler çünkü farklı ruh ve karaktere sahiptirler. Zaman içinde farklı düşüncelere yönelebilirler. Bu yönelim onları faklı alanlara götürür ve ayrışma başlar
Kalben, gönlen ve ruhen manevi olarak birbirilerine yakın olanlar daha bağlanırlar, yakınlaşırlar. Aynı toplulukta, ibadet yerine, faaliyet alanında birliktedirler. Başkaları ise kendi dünyalarında ve çevrelerindedirler. Bu insanın doğasında olan bir durum.
Müslümanlar kardeştir ve kader birlikleri var, yol hedefleri, idealleri var.
Müslümanlar sadece kendi benlerinden ya da gönlen ve kalben kendilerinden olanlardan sorumlu değildirler. Bütün insanlık ilgi alanındadır. Çünkü insan insanın muhatabı. Karşılıklı konuşurlar, dertleşirler, tartışırlar anlaşır ya da anlaşmazlar. Herkes kendi yolunu yürür, kendi hayatını yaşar. Kimseye zarar vermeden, incitmeden.Kendi cennet ya da cehennemini seçer.
Fikren, kişilik ve karakter olarak iyi ve sağlam olanlar etkileyicidirler. Tebliğin en etkili yolu kişilikli davranıştır. İkiyüzlü olmadan, insanlara güven verir olmadır. Bu kişilerin sözleri, davranışlarıyla birlikte güven verir.
Sözün anlamı büyük. Çünkü muhataba, çünkü söz söyleyenin söyleyecek sözünün olmasından.
Sözü zehre bandırmadan söylemek bir hüner.
Sözü bala bandırma daha büyük ve kıymetli bir hüner.
Güzel söz cemaatten içeri, kötüsü hâşâ cemaatten dışarıdır.
Güzel söz kıymet bilir, değer verir, güven ve can verir.
Güzel söz aşk ve sevda dilidir.
Şiir güzel sözden doğar.
Aşka çağır güzel sözden çıkar.
Dost meclisi güzel sözlerle bezenir.
Güzel söz gülümsettir, tebessüm ettirir, kalbe ve ruha şifa olur, cana can katar.
Canın kıymetini bilen güzel söz söyler, güzel bakar, güzel düşünür. Çünkü güzellik güzelliğin sonsuzluğu. En iyisi biz güzel söz duvağını üzerimize geçirelim bir gelin, bir âşık gibi. Çünkü biz aşk ehliyiz. Can ehliyiz. Gönül ehliyiz. Ehli yaranız. Ötesi bizim umurumuz değil.