Hollanda'da bir mahkeme 3 yıl önce, kasabada 300 Boşnak'ın öldürülmesinden Hollandalı BM askerlerinin doğrudan sorumlu olduğuna hükmetmişti. Lahey kentinde görülen davada kararı okuyan Yargıç Larissa Alwin, Hollandalı BM “Barış Gücü” askerlerinin kontrolleri altındaki kamptan götürülen erkeklerin öldürüleceğini bilmesi gerektiğini, çünkü o dönemde de Sırpların savaş suçları işlediğine dair kanıtlar bulunduğunu vurgulamıştı. Alwin, "Hollandalı BM Barış Gücü askerleri bu erkeklerin karargâhtan götürülmesinde işbirliği yaparak yasalara aykırı davranmışlardır" demişti.
Hollanda’da Temyiz Mahkemesi, Srebrenitsa’da 1995 yılında yaklaşık 300 Boşnak erkeğin ölümünden Hollanda hükümetinin “kısmen sorumlu” olduğuna hükmetti. Lahey Temyiz Mahkemesi, 2014’te bölge mahkemesi tarafından verilen Boşnak erkeklerin ölümünden Hollanda hükümetinin kısmen suçlu olduğu kararını onadı. Mahkemede hakimGepkeDulek, Hollanda askerlerinin 300 Boşnağı askeri kamptan çıkardığını ve bu kişilerin kamptan çıkarılmasıyla ellerinden “hayatta kalma şansının” alındığını bildirdi. Mahkeme, kurban yakınlarının talep ettiği tazminatın yüzde 30’unun karşılanacağına karar verdi.
Srebrenitsa Anneleri Derneği'nin Hollanda aleyhine 2007 yılında açtığı davanın sonucunda Lahey Bölge Mahkemesi, 2014 yılında Srebrenitsa’nın işgali sırasında Birleşmiş Milletler (BM) bünyesinde görev yapan Hollandalı tabura sığınan 300 sivil Boşnak’ın Sırp askerlerine teslim edilmesinden dolayı Hollanda’yı kısmen suçlu bulmuştu.
Kararın ardından Srebrenitsalı kurban yakınlarının avukatı SemirGuzin karardan memnun olmadıklarını yasal çerçeve içerisinde kararı temyize götüreceklerini söylemişti. Bosna’daki savaş sırasında BM’nin koruması altında olan Srebrenitsa, 11 Temmuz 1995’te Sırp General RatkoMladiç’in başında olduğu Sırp birliklerince işgal edildi. BM bünyesinde görev yapan Hollandalı askerlere sığınan çok sayıda Boşnak, Hollandalı askerler tarafından Sırplar’a teslim edilmişti. Sırplar’a teslim edilen Boşnaklar’ın önemli kısmı götürüldükleri ormanlık alanlarda ve depolarda katledilmişti. Srebrenitsa’da yaşananlar Avrupa Parlamentosu ve BM tarafından daha sonra soykırım olarak kabul edildi.
Srebrenitsa ve Zepa Anneleri Derneği Başkanı MuniraSubasic, Lahey Temyiz Mahkemesinin kararına ilişkin, büyük bir haksızlığa uğradığını belirterek, “Bu yalnızca beni değil, tüm Müslümanları ilgilendiren bir karar.” dedi. Subasic, yaptığı açıklamada, Temyiz Mahkemesinin, Srebrenitsa’da 1995 yılında yaklaşık 300 Boşnak erkeğin ölümünden Hollanda hükümetinin “kısmen sorumlu” olduğu kararını onamasını “haksızlık” olarak nitelendirerek, “Bugün büyük bir haksızlığa uğradım. Bu yalnızca beni değil, tüm Müslümanları ilgilendiren bir karar. Suçlu oldukları halde, 10 bin Müslüman’ın sorumluluğunu alamayanların kararı.” şeklinde konuştu.
Subasic, mahkemenin, kurban yakınlarının talep ettiği tazminatın yüzde 30’unun karşılanacağına ilişkin verdiği kararı da değerlendirerek, “Tıpkı annelerin onlara karşı dava açmasının kayıt altına alındığı gibi onların da suçlu olduğu kayıt altına alınacak.” ifadelerini kullandı. Srebrenitsa Soykırımı’nda, Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki Hollanda taburunda görev yapan babası MevludinPasic’i kaybeden AlmedinaPasic de kararın “yetersiz” olduğuna dikkati çekerek, “Daha fazlasını bekliyordum. Yıllar sonra çıkıp ‘Evet, suçluyuz.’ demelerini bekliyordum, ama bu olmadı. Biz yolumuza devam edeceğiz. Bugün buraya gelme sebebim, 350 kişilik kurban listesinde yer alan ve BM bünyesinde görev yapan babam.” dedi.
1993 yılında BM Srebrenitsa'yı Boşnaklar için "güvenli bölge" ilan etti. Binlerce Boşnak erkek, kadın ve çocuk, Srebrenitsa'nın hemen dışındaki Potocari'de bulunan Hollandalı askerlerin denetimindeki BM Barış Gücü karargâhına sığındı. Hollandalı askerler de Bosnalı Sırp güçlerin kampı kuşatması üzerine binlerce Boşnak'ı Sırplara teslim etti. Sırp güçler karargâha sığınanlar arasından ayırdıkları 300 erkeği kamyonlarla götürüp öldürdü. Kadın ve çocuklar da Bosna'nın diğer kesimlerine götürüldü. Kasabada 8 binden fazla Müslüman şehit edildi.
Srebrenitsa ve Zepa Anneleri Derneği Başkanı MuniraSubasic, "Bugün büyük bir haksızlığa uğradım. Bu yalnızca beni değil, tüm Müslümanları ilgilendiren bir karar. Suçlu oldukları halde 10 bin Müslüman'ın sorumluluğunu alamayanların kararı" şeklinde tepki gösterdi...