Sosyal devletmiş!

Abone Ol

Tüm sektörler feryat ediyor, tüm iş kollarında sıkıntı had safhada. Yaklaşık iki senedir, ekonomik krizin derinliğiyle ilgili yazılar, haberler, makaleler kaleme alıyoruz. Maalesef, iktidar ile dirsek temasında olan iri tirajlı medya, şimdiye kadar olan bitene kayıtsız kaldığı, gerçekleri göstermekten imtina ettiği, yolunda gitmeyen işlerin üzerine şal örttüğü için, bizim sesimiz kısık kalıyor. Ne zaman ki, geçtiğimiz günlerde öküz öldü, ortaklık bozuldu. Hangi hesap dolayısıyla tam da kestiremediğimiz bir hadiseden dolayı, bugünlerde ekonomik kriz haberleri medyada tavana vurdu. Oysa, kriz yıllardır ekonomimizin damarlarından çıkmış değildi. Prof. Dr. Osman Altuğ un deyimiyle, "Sanki, tüm ekonomik parametrelerimiz yerindeymiş gibi, küresel kriz masalıyla bizi avutuyorlar" "Önümüz açık, arkamız açık Sağımız, solumuz açık İç ve dış borç, 500 milyar doları aşmış Asgari ücret, sefalet ücreti değil. Alım gücü düşmüş. Kağıt üzerindeki enflasyonla, baskı altında tutulan döviz kuruyla sen sağ, ben selamet. Ama, Amerika dan esen rüzgar, Kral ın üzerinde hiçbir şey olmadığını, Kral ın çıplak olduğunu aşikar biçimde ortaya koydu işte. Döviz kuru tırmanınca, her şey tepetaklak oldu. İnşaat sektörü, otomotiv sektörü, tekstil sektörü feryat ediyor.

Hani, Timur Selçuk un yıllar önce yaptığı, hali pür melalimizi ortaya koyan bir şarkı vardı: "Ekonomi tıkırında, ekonomi tıkırında" diye Birileri, medyanın da çaldığı davulla, borazanla, "Ekonomi tıkırında" şarkısını tutturmuş gidiyordu, ama, rüzgar esti, kel göründü.

Geçen yılın aynı günlerine oranla, insanlarımız tüketim harcamalarını yüzde 60 kesmiş Bu ne demek biliyor musunuz Millet, artık sadece gıda harcaması yapıyor demek Yaşamak için mücadele ediyor demek

Yerel seçimler de geliyor ya Hükümet de, habire milletin vergisiyle toplanan paralarla, kömürcüleri zengin ederek, millete kömür dağıtıyor. TIR larla, kamyonlarla kömürler gidiyor, birilerinin evine. Milletin ihtiyacı var, ne yapsın Neymiş. Sosyal devlet olmanın gereğiymiş. Sosyal ve ekonomik devlet, öncelikle vatandaşının asgari geçim standardını temin eden, ona göre yatırım alanlarını yapan, ona göre geçim ücretlerini artıran, buna göre de vatandaşını ele güne muhtaç etmeyen devlettir. Devletin 10 torbalık yardımına, belediyenin üç kuruşluk iaşesine muhtaç olmayan insanlar ortaya koyan anlayış, sorumluluk sahibi zihniyettir. Vatandaşının cebine direkt olarak bir şey koyan değil, ona "Balık tutmasını öğreten", onu aç bırakmayacak kanalları hazırlayan devlettir, sosyal devlet. Yesinler sizin sosyal devlet anlayışınızı!

Hep kötü şeylerden değil, biraz da iyi şeylerden bahsedelim. Geçtiğimiz hafta mobilya sektöründe ilk beş sırayı hedefleyen Cardin Mobilya nın davetlisi olarak Eskişehir deydik. Cardin Mobilya Yönetim Kurulu Üyesi Murat Teker, krize inat yaptıkları yatırımları, nasıl istihdam ve katma değer üretmeye çalıştıklarını bizlere bizzat fabrika merkezlerinde anlattı.

"Karanlıktan şikayet edeceğine kalkıp bir mum yak" demişler

Şikayet, şikayet Elbette bir yere kadar. Kriz geldi, tenkisat yap Kriz geldi, ödemeleri durdur Kriz geldi, üretimi durdur Peki, bu ülkenin çarkları nasıl çevrilecek Bu ülkenin insanları karınlarını nasıl doyuracak Cardin Mobilya nın hedefleri ve katma değer üretme azmi, bu bağlamda yüreklerimizi ferahlattı.