Soruyoruz; ne yapacaksınız?!.

Abone Ol

Değerli Okuyucularım; ne dersiniz, bugüne kadar temel meselelerde görmeme, duymama, konuşmama ve -en önemlisi- gereğini yapmama misyonunu yüklenmişçesine hareket edenlere, bazı tavsiyelerde bulunsak; acaba bir faydası olur mu

Âyet; "Ama sen yine de hatırlat, hatırlatma mü minlere fayda verir." buyuruyor. Âyet buyurmasına buyuruyor ama; mü minlere, mü minlere, mü minlere fayda verir diyor!..

Anlayana...

Biliyorsunuz; yazdıklarım benim kafamdan attığım veya uydurduğum tavsiyeler değildir.

Biz, bu konulardaki çalışmalarımıza daha lise yıllarında başladık ve devam ettik...

Kırk yıldır yazıp durduğumuz alanlardaki denemelerimizin yanında; ömür boyu İslâmî ilimlerle meşgul olduk; bu yetmedi, Batı nın müsbet ilimlerini de sistemli şekilde ele aldık...

Özellikle, son 10-15 yıldır bu çalışmalarımızı gücümüz ve imkanlarımız nisbetinde daha da artırmış ve geliştirmiş bulunuyoruz...

Nitekim, haftalık "Kur an ve İlim Seminerleri"nin 400 üncülerine -elhamdülillah- ulaştık bile. Biraz daha geriye gidersek; yazdıklarımız, yetmiş yıllık çalışma ve deneyimlerin mahsulüdür...

*

Bu girizgâhtan sonra, hiç kıvırtmadan apaçık soruyoruz:

 Hâlâ, nelerle karşı karşıya olduğunuzun farkında değil misiniz !.

 Hâlâ, ülkeyi nasıl adım adım uçuruma sürüklediğinizi görmüyor musunuz !.

 Hâlâ, iki cihanda da yaptıklarınızın hesabını veremeyeceğinizi anlamıyor musunuz !.

 Halâ, temel meselelerde görmeme, duymama, konuşmama ve -en önemlisi- gereğini yapmama misyonunu yüklenmişçesine; özde değil de, sadece sözde siyaset ve hükümet ettiğinizi bilmiyor musunuz; ya da biliyor da, bütün bunları bile bile mi yapıyorsunuz !.

Öyleyse yapıyorsanız; aman Allah ım !:

*

Farz ediniz ki; sizi mazlum ve mağdur gösterme üzerine oynanan son oyunlar başarılı oldu, seçime girdiniz ve uydurma anketlerde gösterildiği üzere- seçimde yüzde 40 ın üstünde oy aldınız;

 Ne yapacaksınız

 Geçmiş beş yılda yaptıklarınızı mı yapacaksınız !.

 Size cumhurbaşkanını seçtirecekler mi !.

Şöyle düşünün;

-A. Necdet Sezer aday olsaydı; Anayasa Mahkemesi böyle karar verir miydi

M. Nedim Hazar da yazdı (12.05.2007) ve dedi ki; Örneğin matematik: Bilirsiniz sayılar vardır, misal rasyonel sayılar küçükten büyüğe doğru sıralarız, 4 işlem yaparız mesela. Ülke demokrasisinde kullanılan 4 işlem ile bilimin dört işlemi asla aynı sonuçları vermez. Sözgelimi 361 rakamı matematikte 330 dan büyüktür; ancak Meclis aritmetiğinde bu böyle değildir. Bu nedenle A.Necdet Sezer 330 oyla cumhurbaşkanı olur; ama Abdullah Gül 361 oy ile olamaz. Bu tuhaflığın sağlamasını da yaparız üstelik. Anayasa Mahkemesi, bu garip işlemi onaylar ve tarihe geçirir, adına da hukuk deriz misalen.

*

O halde; ülkemizde henüz "hukuk devleti" yoktur, "güç devleti" vardır.

Gücü, milletin gücünü, gerçek gücü, halkın gücünü kim yanına alırsa o hakim olur.

O derin güçlere karşı; "Millî Görüş Gömleği" ve "Adil Düzen" birer güç değil miydi

İşte şimdi tam sırası; o gömlekleri hangi akla hizmet ederek çıkardınız !.

Bunları giymedikçe; 550 milletvekiliniz olsa ne işe yarar !.

*

Farz ediniz ki, seçimde bu sefer "anayasa ekseriyeti" temin edemediniz.

O zaman cumhurbaşkanını seçemeyeceksiniz; seçemeyince ne yapacaksınız

ABD nin gösterdiği adayı seçmek zorunda kalacaksınız! O da Türkiye yi peşkeş çekecek ve perişan edecektir. Buna siz değil, kimse dayanamayacaktır.

O halde; siz çıkmazdasınız, devlet çıkmazdadır, ama en önemlisi düzen çıkmazdadır.

Ne dersiniz; erken seçim saati mi, yoksa saatli bomba mı çalışıyor !. 

Soruyoruz, tekrar soruyoruz, ısrarla soruyoruz; ne yapacaksınız !.