Sorunlu mu? Sorumlu mu?

Abone Ol

Şovmen Beyazıt Öztürk, geçen sezon NTV ekranlarında "Biri Bana Anlatsın" adlı sohbetvari bir program yapıyordu. Bu sene, programın aynısını Nası Yani adı altında CNN Türk ekranlarına taşımış durumda. Ama, yanındaki partneri Kadir Çöpdemir değil, Güven Kıraç. Bu programların ana motoru Beyazıt Öztürk. Konuşuyor, soru soruyor, programı toparlıyor, konudan konuya atlıyor. Beyaz ın bir önceki partneri Kadir  Çöpdemir de, zaman zaman farklı konular açarak, sohbeti renklendiriyordu. Ama, bu sene Güven Kıraç, kelimenin tam anlamıyla, Beyazıt Öztürk ün yanında süs bitkisi gibi duruyor.!. Bizim anlamadığımız, bu programı Beyazıt Öztürk, tek başına sunsa olmuyor mu Neyse, biz gelelim Nası Yani nin ilk bölümünde tartışılan konuya Televizyon yayıncılığı tarihçemiz Programın konukları arasında ünlü televizyon yöneticilerinden Nuri Çolakoğlu ve televizyon programcısı Uğur Dündar da vardı.

Uğur Dündar, sohbetin yoğun kıvamlı bir anında TRT döneminde başına gelen bir olayı anlattı. Ekip olarak Güneydoğu illerinde tarihi, turistik yerlerle ilgili bir haber dosya yapmak istemişler ve epey meşakketli bir yolculuk yaparak Tunceli ye, Diyarbakır a filan gitmişler. Bir devlet kurumunun misafirhanesinde konaklamışlar Dündar, içeride banyo yaparken bir tıkırtı duymuş Alelacele kapıya doğru koşmuş Bir de bakmış ki, bir istihbaratçı. Amacı, bu TRT ekibi, Güneydoğu yla ilgili nasıl çekimler yapıyorlar, hangi konuları konuşuyorlar, dinlemek, rapor etmek. Uğur Dündar, diyor ki, "Beni dinleseler ne olacak, dinlemeseler ne olacak Burada yaptığım çekimleri, yazacağım metinleri zaten devlet kurumunda en yetkili isimlerin önüne, denetime sokmayacak mıyız Böyle yayıncılık mantığı olur mu "

Tam bu noktada Beyazıt Öztürk, "Peki özel televizyonculuk döneminizde böyle bir şey başınıza geldi mi " mealinde bir soru sordu. Dündar, başladı kendisini övmeye, "Ben soruşturmacı televizyonculuk yapıyorum. Benim çalıştığım kurumların, benim sorumlu yayıncılık anlayışıma güvenleri tamdır. Şimdiye kadar, binlerce haber hazırlamışımdır. Ne patronum, ne patronumun görevlendirdiği bir yetkili, "bana bu hafta ekrana ne getireceksin" diye sormamıştır" gibi bir cümle kurdu.

Neymiş Uğur Dündar ın sorumlu yayıncılık anlayışına, patronlarının güveni tammış O da bu güveni zedeleyecek bir şey yapmazmış Tabi bunları ekranlarda izleyenler de, "Yakışır Uğur Dündar a O bu memleketin yetiştirdiği bir tane soruşturmacı, araştırmacı gazeteci" diye içlerinden geçirmişlerdir. Çok araştırmacıdır kendileri, çoook! Konya da bir hastaneyle yaptığı araştırmacı, soruşturmacı haberi tokat gibi suratına çarpıldığı halde, "özür dileyemeyecek kadar" hassastır, narindir! "Tesettür Faciası" diye uydurma, asparagas haber yapmıştır, başörtülüleri rencide etmiştir, ama,Dündar hazretleri, hala kendisiyle övünebilmektedir. Zihniyeti kokuşmuştur, çürümüştür, köhnemiştir Ama hala taze olarak pazarlanmaktadır!