Sorunları Saadet Partisi Çözer

Abone Ol

       Bismillâhirrahmanirrahîm;

       SAADET Partisi’nin Türkiye’ye hizmet sevdası bitmek bilmiyor. Bazı siyasi partiler hâlâ 14-28 Mayıs seçimlerinin şokunu üzerlerinden atamamışken; Saadet Partisi milletvekilleri, hemen seçimin ardından Türkiye turuna çıktı; halkla kucaklaşma programları başlattı. Milletvekilleri neredeyse her gün sahadalar. İl divanlarına katılıyor, kadroların moral ve motivasyonunu canlı tutuyorlar.

      Saadet Partisi TBMM Grubu da boş durmuyor. Halkın hayat pahalılığından bunaldığı, manevi çöküntüye maruz kaldığı bir atmosferde “ekonominin ateşini söndürebilmek için” bir teklifle TBMM’yi olağanüstü toplamayı başardı. Milletvekilleri “tatil”e çıkmıştı; ama zamlar, enflasyon, faiz tatil nedir, bilmiyordu. Bu yüzden Saadet Partisi’nin 20 kişilik Meclis Grubu eksiksiz bir şekilde toplantıya katıldı.

     Genel Başkan Temel Karamollaoğlu, 28 Temmuz 2023 akşamı, TV5’te Mustafa Yılmaz’ın sunduğu “Gündem Türkiye” programına katıldı. Açık ve net bir şekilde Türkiye’nin problemlerine kuşatıcı çözümler sundu. Sistemi değiştirmek, iktidarda söz sahibi olabilmek için radikal adımlar attıklarını anlattı. Seçim döneminde her yerden petrol ve gaz fışkırdığı anlatılırken; şimdi sürekli zam, pahalılık ve ümitsizlik fışkırıyor. Akaryakıta astronomik zamlar yapıldı, ifadesini kullandı.

      Türkiye yanıp tutuşurken Saadet Partisi oturup, olup biteni tribünlerden seyredemezdi. Sorumluluğunun şuurunda oldu. Hani, Akif’in “Kocakarı ve Ömer” adlı manzum hikâyesinde Hz. Ömer’in sorumluluk anlayışı anlatılır ya! Yaşlı kadın ne diyordu Ömer’e: “Ben yetim avuturken, Emir uyur mu gerek!” Bu şuurla davrandılar!

                                                   BU NASIL TASARRUF?

     İKTİDAR vatandaşa, “Tasarruf ekonomisinden yana olalım” tavsiyesinde bulunuyor. Hükümetin 21 sene sonra “tasarruf” sözünü telaffuz etmesi güzel bir gelişmedir. Ancak, kendileri tasarrufa yanaşmıyor; israf uygulamalarını hız kesmeden sürdürüyorlar. “İtibardan tasarruf olmaz” anlayışından vazgeçmiyorlar. Vatandaş zaten varlığını sürdürebilmek için tasarruf yapmak zorundadır. Sonra, siz yapmadığınızı, halktan nasıl istersiniz? Niçin halka “güzel örnek” olmuyorsunuz?

     “Gündem Türkiye” programında, Saadet Lideri’nin önceliği “ekonomi” oldu. Tasarruf tavsiyeleri konusunda, “İktidarda tasarrufun t’si yok. Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere, muazzam bir israf var. Kiralanan arabalar, yabancı marka lüks araçlar… Bu araçları yalnız bakan veya ilgili görevliler değil; onların ‘aile fertleri’ de kullanıyorlar. Siz, bütün yükü geçinemeyen garibanın sırtına yükleyeceksiniz; sonra da, ‘çözüm yok’ diyeceksiniz. Böyle çözüm olmaz” ifadelerini kullandı.

      Mehmet Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanlığı’na; Hafize Gaye Erkan’ın Merkez Bankası Başkanlığı’na getirilmesi kamuoyunda çok konuşuldu. Bu uygulamanın, “Dış güçlere selâm; para akışına devam” anlamına geldiği yorumları yapıldı. AKP Genel Başkanı Sayın Şimşek’e “dolandırıcı” demiş; Bahçeli de ağır ifadeler kullanmıştı. Merkez Bankası Başkanı’nın ABD derin devletiyle bağı olduğu söylendi. Bunlardan Şimşek’in İngiltere; Erkan’ın ABD vatandaşı olduğu biliniyor.

        Sayın Karamollaoğlu uygulamayı Ecevit dönemindeki Kemal Derviş Modeli’ne benzetti. ABD’den getirilen birilerinin problemlerimizi çözemeyeceğini hatırlattı. Bu ithal modelin IMF politikalarından ayrı düşünülemeyeceği açıklamasını yaptı.

                                                         ÇÖZÜM İÇİMİZDE

      TEMEL Başkan, hükümetin önceden “15 Temmuz’un finansörü”; “katil”; “şerefsiz” dediği bazı Körfez ülkelerinden borç istemeye gitmesindeki “tutarsızlığa” da vurgu yaptı. Elimizde D-8 gibi küresel bir kurum bulunduğunu belirterek; “Tarihi ve kültürel bağlarımız bulunan ülkelere borç almak için değil; samimi ilişkiler geliştirmek, onlarla her konuda birlikte hareket etmek için gidilebileceğini” söyledi.

     Saadet Lideri, pahalılığın çözümü için, “Üretime dayalı bir ekonomi”yi kurmanın zorunluluğunu dile getirdi. “Faiz bir musibettir; almış başını gidiyor. Faizin yerine ‘meşru bir sistem’ kuracaksınız” diyerek hükümete yol gösterdi: “Üretmeden tüketemezsiniz. Borçla, faizle ekonomiyi düzlüğe çıkaramazsınız. Yolsuzluk tabiî hale getirildi. İsraf, yolsuzluk duracak; faiz sona erecek; yanlış yatırımlara fırsat vermeyeceksiniz!” 

     Sayın Karamollaoğlu, konuşmasının sonunda sözü “yerel seçimler”e getirdi. Bütün il, ilçe ve beldelerde kendi amblemleri ile seçime gireceklerini açıkladı. Belirli yerlerde “dirsek teması” olabileceğini; en güzel sonucu alabilmek için çalışacaklarını bildirdi: “Arkadaşlarımız, il ve ilçelerde tarama yapıyor; vatandaşla buluşuyorlar.”

     Gelişmeler, Saadet Partisi’nin iktidara, yerel seçimlere en hazırlıklı bir parti olduğunu ortaya koyuyor. Yerli ve millî düşünüyorlar. Problemlerin çözümünü “içte” arıyorlar. Türkiye’nin problemlerini, Türkiye’de yaşayan insanlar çözer, diyorlar. ABD’nin projeleri içinde yer alarak, ancak ABD’nin varmak istediği hedeflere ulaşılabileceğinin şuurundalar. Saadet Partisi Türkiye için büyük bir fırsattır. Bu yüzden Türkiye’nin güzel günlere ulaşması adına, “İyi ki Saadet var” diyoruz.