Sorun Türkiyenin Müslümanlığı

Abone Ol

Başbakan Erdoğanın ABye bir liman ile bir havaalanını Rumlara açmamız karşılığında Ercan Havaalanı ile Magosa limanının da dışa açılmasını teklif etmesi üzerine yeni bir tartışma başladı. Tartışmada bir taraf yapılan işin büyük taviz olduğunu ileri sürerken, karşı taraf da Avrupanın gafil avlandığını, bu teklif ile altın gol atıldığını ileri sürüyor. Bize göre iki görüşte de aşırılık ve abartma var. Ortada ne atılmış altın gol var, ne de KKTCnin ortadan kaldırılması. Değişmeyen tek gerçek ise Türkiye istenenlerin hepsini kabul etse bile ABnin istekleri bitmeyecektir. ABnin Türkiyeyi arasına almak gibi bir niyeti yoktur. Çünkü, bizdeki bazı AB sevdalıları ne derlerse desinler ABbir Hıristiyan Kulübü olarak kurulmuş ve böyle sürmesi istenmektedir. Bu noktada birisi Almanya Başbakanı Merkele diğeri de İtalyanın dış ticaret ve Avrupadan sorumlu Bakanı Emma Boninoya ait iki açıklamayı okuyucularımın bilgisine sunmak istiyorum.

Almanya Başbakanı Merkelin The Economist dergisinin son sayısında yer alan makalesinde ABnin kültürel köklerine dair değerlendirmesi Ece Temelkuranın çevirisi ile şöyle:

"AB, hepimizin paylaştığı değerler üzerine kurulmuştur. İnsan haklarına saygı, özgürlük, adalet, demokrasi ve hukukun üstünlüğü, ki bunlar, yüzyıllar boyunca ileri doğru evrimleşmiş ve Hıristiyan geleneği ile Aydınlanmaya çok şey borçlu olan değerlerdir."

Açıkça Merkel, ABnin Hıristiyan kültürünü esas alan bir topluluk olduğunu ifade ediyor. Zaten Avrupa Birliği bayrağındaki 12 yıldızın Hazreti İsanın 12 havarisini temsil ettiğini de  biliyoruz. Bu bakımdan ABnin bir Hıristiyan Kulübü olduğunu bilmeyenler ya da bile bile bu birliğe girmek için yırtınan bizdeki AB sevdalılarıdır.

Şimdi de İtalyanın dış ticaret ve Avrupadan sorumlu Bakanı Emma Boninonun açıklamasını özet olarak aktaralım:

"Türkiye konusunun Avrupa Birliğinde sürekli sorun haline getirilmesinin arkasında ne Kıbrıs ne bir başka konu yatıyor. Esas sorun Avrupadadır. Türkiye konusunda Avrupalıları bu kadar sinirli kılan, Türkiyenin büyük Müslüman nüfusudur."

ABnin ne olduğunu anlatmak için başka bir söze ve açıklamaya gerek var mı

ABnin bir Hıristiyan kulübü olduğu gerçeğini bu ülkelerin yetkililerinin ağzından aktardıktan sonra Papanın İstanbul ziyaretini değerlendiren Prof. Dr. Şinasi Gündüzün makalesinden kısa bir alıntı yapmakta yarar görüyorum:

"Papanın ziyaretinin diyaloğa yönelik amacı ve önemi gözden geçirildiğinde ziyaretle hedeflenen diyalog ortamının Müslümanlardan ziyade Türkiyede Hıristiyan cemaatlere yönelik olduğu aşikardır. Yani Papa, Hıristiyan dünyasını birleştiriyor."

Son bir alıntı ile yazımı noktalamak istiyorum. Güngör Uras 8 Aralık tarihli yazısında  ABnin Türkiyeye bakışını şöyle ifade ediyordu:

"Türkiyenin ABye girmek istemesi, onların Türkiye üzerindeki planlarını uygulamaya koymaları için bir vesile, daha doğrusu bir fırsat. Avrupalıların Türklerle ilgili çok ciddi bir takıntısı var. Türklerin bulundukları bu coğrafyayı hak etmediklerine inanıyorlar."

Peki tüm bunlar biline biline ille de ABdemenin ne anlama geldiğini AByandaşları ortaya çıkıp açıkça ifade ederler mi Çünkü, ederlerse isteklerinde  samimi olduklarını anlarız. Ama, bunu yapmadan tüm aleyhteki gelişmeleri bile bile AB yandaşlığı yapıyorlarsa o zaman onların bu halini  ifade etmek için kendilerine vermek zorunda kalacağımız sıfat çok ağır olacaktır.