SORULAR CEVAPLAR

Abone Ol

SORU: Türkiye nin en büyük, en önde gelen, milyonlarca

insanın tuttuğu ve sevdiği iki ünlü takım futbol oynuyor Stat lebâlep dolu,

milyonlarca vatandaş televizyon önünde Birden oyun kızışıyor, beklenmedik bir

şey oluyor, top kaleye giriyor, taraftarlar çılgınca alkışlıyor, gol yiyen

takımı tutanlar haykırarak ağlıyor, bazıları kendilerini yerden yere atıyor

Goool goool gool!.. Yer gök inliyor TV ler haberi anında veriyor, ertesi günü

gazeteler yaza yaza bitiremiyor Bu haberin ilim, irfan, din, iman, ahlak,

fazilet, bilgelik, insanlık bakımından (100 üzerinden) notu nedir

CEVAP: (1) bile değildir, sıfırdır. Yüzde yüz önemsiz

fâni bir olaydan ibarettir.

SORU: Büyük şehirlerimizi timsahlar, çıngıraklı yılanlar,

kobralar, sırtlanlar, yaban domuzları ve benzeri vahşi ve muzır hayvanlar

istila ettiler deseler inanır mısınız

CEVAP: Başkalarına karışmam ama bendeniz inanırım.

Şehirlerimiz bunlarla doludur.  Gerçek

timsahlar ve kobralar değil, mecazî mânada, insana benzeyen timsahlar ve

kobralar. Bunları insanlardan ayırt edebilmek için özel, müstesnâ gözler lazımdır.

SORU: Bazı timsahlar polisle çatışırken vurulup ölen

gençlere çok ağlıyor. Bunun sebebi nedir

CEVAP: Timsahlar da elbette ağlar. Lakin onların ağlaması

timsah ağlamasıdır. Timsahlar genç ölülerden çok hoşlanır.

SORU: Telefon kalem orantısı nedir

CEVAP: İkisi arasındaki kıymet farkından ileri gelir. Cep

telefonu iki bin lira, kalemi (O da varsa) bir lira Bu adamcağız veya

kadıncağız iki binde birdir. Telefonu bin lira, kalemi yüz lira; o 10 da

birdir Telefonu 100 liralık, kalemi de 100 liralık; o bire birdir Telefon bin

lira, kalem iki bin lira, o iyi notla imtihanı geçer.

SORU: Süslümanlar kimlerdir

CEVAP: Kadın veya erkek olabilirler. Onları kılıklarından

anlayabilirsiniz. Kadın iseler, şer î değil, şeytanî tesettüre bürünürler.

Genellikle herkesin içinde kahkahayla gülerler. Kur an ın, Sünnetin, Şeriatın,

fıkhın, İslam ahlakının hicab hükümlerini hiçe sayarlar. Türedilik tarafları

ağır basar. Çok konuşur, az düşünürler. Kendilerini İslam a ayarlamak ve

uydurmak yerine, İslam ı kendilerine benzetmeye çalışırlar. İslamcılık

tarafları Müslümanlıklarından önce gelir. Her hal ve tavırlarından bid at zırıl zırıl akar.

SORU:  Japonya daki

Nara şehrinde olduğu gibi bizde de bazı şehirlerin bazı yerlerinde geyikler

serbestçe dolaşsa, halk onları sevse, yiyecek verse, ne iyi olur değil mi

CEVAP: Maalesef bizdeki bir kısım hayvanların ahlakı,

vicdanı buna el vermez. Bazı haydutlar geyikleri geceleyin boğazlar, sabahleyin

dana eti diye satar. Yakalansalar bile tutuksuz yargılanıp, sonunda ya beraat

ederler, yahut lâ şey bir ceza ile paçayı kurtarırlar.

SORU: Lise ve üniversite öğrencisi Müslüman, dindar bir

genç MEB in açtığı Osmanlıca kurslarına gidip bin yıllık millî yazımızı

öğrenmezse onun hükmü nedir

CEVAP: Notu çok kötüdür onun. Niyetsizdir İradesizdir

Onda sabır, sebat, azim, şuur yoktur. Kur an yazısıyla Türkçe okuma yazma

öğrenmek istemeyen, öğrenmeyen bir gencin aklından şüphe ederim. İstiyor da

öğrenemiyorsa ondan köy olmaz, kasaba olmaz. Bütün Müslüman anne babalar,

cemaatler, tarikatlar çocuklarına Osmanlıca öğret(tir)melidir.

SORU: Osmanlıcanın kemali nedir

CEVAP: Özel notlarını Osmanlıca yazıyla tutmaktır.

Osmanlı edebiyatını, Fuzulî Divanı nı orijinal metninden kolayca okuyacak,

anlayacak, bu kıraatten zevk ve lezzet alacak şekilde bilmektir.

SORU: Metin mühendis olacak, Sevgi doktor olacak,

Osmanlıca onlara lazım mı

CEVAP: Osmanlıca, Latin yazısıyla okuyup yazabilen her

Müslüman a lazımdır. Gökbilimciye de, sismoloğa da, ziraatçiye de, Yüksek

Terzilik Okuluna gidene de

SORU: Yakın tarihimizde Osmanlıca ve Latin yazısı konusunda,

birbirine zıt iki şahsiyeti zikr eder misiniz

CEVAP: Biri Millî Şef İsmet Paşadır. 1928 de Latin yazısı

dev(i)rimi yapılınca bir daha İslam yazısını hiç kullanmamıştır. İkincisi,

Bediüzzaman dır. Latin alfabesini, hattâ onun bir harfini bile kasden müteammiden

öğrenmemiştir.

SORU: Hem Nurcuyum diyor, hem de İslam Kur an yazısını

öğrenmiyor, yazı meselesine önem vermiyor, buna ne dersiniz

CEVAP: Kardeşlik hukukunu muhafaza etmek, gereken saygı

ve sevgiyi göstermek şartıyla ben ona Nurcu, uyanık ve şuurlu Müslüman demem.

SORU: (Kız soruyor) Nişanlım çok iyi bir insan, dindar

faziletli namuslu musalli dürüst bir kimse. Bir kusuru var: Yeme içme konusunda

çok israf ediyor, gerekenden fazla yiyor, artan ekmekleri çöpe atıyor. Ne

dersiniz

CEVAP: Bu günah ve kusurlarından vazgeçmezse, nişanı

bozun derim. Devamlı israf etmek, ekmeğe saygı göstermemek günah ve kusur

olarak kişiye yeter.

SORU: Penceremin kenarına kumrular konuyor ve pisletiyor.

Onları nasıl uzaklaştırabilirim

CEVAP: Bu ne biçim sorudur. Onlar size sevap

kazandırabilir, yümn ü bereket getirir. Kuşlara buğday, bulgur, ekmek kırıntısı

ikram ediniz. Kirletirlerse temizleyiniz.

SORU: Arkadaşım Mevlevî olduğunu söylüyor ama namaz

kılmıyor

CEVAP: Mevlana Celalüddin Rûmî hazretleri beş vakit namaz

kılan bir veliydi. Onun yolundan giden, onun irşad eteğine tutunan Mevlevî de

namaz kılar, Şeriat in emirlerine uyar. Namazsız abdestsiz Şeriatsız Mevlevilik olmaz.

SORU: Hayat pahalı, gelirim az, nasıl geçineceğim

CEVAP: İhtiyaçlarını azalt, masraflarını kıs, kanaat ile

yaşa Yaşın müsaitse geleneksel sanatlarımızdan birini öğren, evinin bir

köşesinde ürün ver, yan gelir elde et.

SORU: Sadece cuma namazına gidiyorum, yeterli midir

CEVAP: Yetmez yetmez yetmez Hemen beş vakit namaza

başla. Beş vakit kılmadan kurtulman çok zor olur. Namaz hesabını veremezsen

öteki hesapları da veremezsin.

SORU: En kötü uyku ile en iyi uyku hangileridir

CEVAP: En kötü uyku, sabah namazı vaktindekidir. En iyisi

ise, öğle=kaylule uykusudur.

SORU: Küçük bir bardak çaya iki şeker atıyorum, hükmü

nedir

CEVAP: İleride şeker hastası olmaktır. Bir bardak çayı

yarım şekerle içmeye alışınız. Daha sonra inşaallah büsbütün bırakırsınız.

SORU: Adam durup dururken balkondan düşmüş

CEVAP: Ya haram yemiştir, ya rüşvet almıştır, yahut bedduaya

uğramıştır. İnsanlar durup dururken balkondan düşmez.

SORU: Dinî bir konuda sıradan bir Müslüman ın Bana göre

bunun hükmü şöyledir, böyledir demesi caiz midir

CEVAP: Böyle konuşmak haddini bilmezliktir. Ömründe

uçurtma uçurmamış bir kimsenin uçak yapımı ve kullanılması işlerine karışması,

uzmanlık taslaması gibidir. Hiçbir aklı başında bir Müslüman dinî konularda

Bana göre   lafını etmez.

SORU: Benim şeyhim beni kurtarır, Cennete sokar sözünün

hükmü nedir

CEVAP: Küfürdür Şeyh gerçekten mübarek veli bir mürşid-i

kâmil ise, müridinin kurtuluşuna, (Allah izin verirse) vesile olabilir ama

bizzat kurtaramaz.

SORU: Şeyh-i Ekber Muhyiddin Arabî hazretlerine Şeyhi-i

Ekfer diyene ne yapalım

CEVAP: Tartışmayınız, uzaklaşınız ve ıslahına dua ediniz.

SORU: Aynı şeyleri sık sık tekrarlıyorsunuz

CEVAP: Zarurî, faydalı, lüzumlu, iyi, doğru, güzel,

kurtarıcı, necat ve felah kazandırıcı şeyleri tekrarlamak çok iyi bir şeydir.

Bunu yapabiliyorsam ne mutlu bana.