Soru-yoruma cevap ve bir aileden gelen yorum

Abone Ol

“FAİZSİZ SİSTEM VE VAKIFLAR BANKASI” başlıklı yazımın altına, Ahmet Yücel aşağıdaki SORU-YORUMU yazmıştı: “Allah razı olsun hocam... Biri gidiyor bankadan 75 bin lira konut kredisi alıyor, diğeri katılım bankasına gidiyor, 25 bin lirayı peşin veriyor, 75 bin lirayı da katılım bankası katıyor, evi satın alıyor. Her iki durumda da ödemeler 7 yıl taksitli. Biri faizli kredi, diğeri ticaret fakat ödenen taksit kuruşu kuruşuna aynı... Kişinin fakirleşme oranı, bereketi götürme oranı aynı ise, buradaki faiz ile ticaretin farkı nedir Bu konuya değinmenizi istirham ediyorum.” (“ÇARE İSLÂM’DA. ÇÖZÜM ÇOK ÇALIŞMADA” başlıklı yazımın altına da aynı soru-yorumu tekrar yazmış.) Bu arada “SERMAYE VE SİYASİLERE ÖNERİMİZ VAR” başlıklı yazımın altına da konu ile ilgili 7 (yedi) yorum daha yazmış. Birinci yorum şu cümleyle başlıyor: “Bu Müslüman milletin belki %80’i de faiz tufanında boğulduğunun farkına varmadan yüzmeye çalışıyor...”

Ahmet Yücel’in yazdığına “SORU-YORUM” dedim, çünkü “soru” aslında “cevabı” da içinde barındırıyor. Şöyle ki; kendisinin burada alıntıladığım ve alıntılamadığım bütün yorum ve değerlendirmelerine aynen katılıyoruz.

Pazar günü üstadım Süleyman Karagülle ile çalışmak üzere bir araya gelmişken…

Ahmet Yücel’in bütün soru-yorumlarını tek tek okuduk ve şu cevapta ittifak ettik:

Bu köşede bugüne kadar bu konuda yayımlanmış ve her biri faizle ilgili manifesto değerindeki yazılarımızın bütünü bu soru-yorumların cevabını çözümleri ile birlikte ihtiva etmektedir; yeter ki okunsun, üzerinde çalışılsın, anlaşılsın, idrak edilsin ve gereği yapılsın…

***

Bu arada Ahmet Yücel’in “VE ZEKKİR FE İNNE’Z-ZİKRÂ TENFEU’L-MÜ’MİNÎNE” başlıklı yazıma yazdığı kısa ve anlamlı yorumu da analım:

“Allah razı olsun hocam... Devlet bazında ilgilenilmese bile, bireysel olarak öğüt alıp uygulayanlar olacaktır. Talep ve nasip meselesi... Selam ve hürmetlerimle...”

Bu yorumun sebebi mezkûr yazımdaki şu cümleler olsa gerektir:

“İlgililer ilgilenmezse; yapılması gerekeni yapmak için halkımız hazır olsun… / Devlet, hükümet, resmî kurumlar yapmazsa; siviller yani HALK olarak biz yapalım…”

Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, Sayın Bakanlar, Sayın Belediye Başkanları, Sayın Bürokratlar ve onların danışmanları ve de bütün diğer ilgililer bugüne kadar ilgilenip de gereğini yapmadıklarına/yapamadıklarına göre; iş başa/bize yani halkımıza kaldı demektir…

Yani…

Artık başka çare yok gibi;

-Helâk olup topyekûn yok olmamak için…

-Devlet ve hükümet ricalinden yapılması gerekenleri beklemektense…

“SOSYAL TUFAN” karşısında yapılması gerekenleri HALK olarak biz yapalım…

***

Yorumlarla başladım “Ve zekkir fe inne’z-zikrâ tenfeu’l-mü’minîne” yazıma BİR AİLEDEN gelen “özel” bir yorumla bitireyim:

“10 Ağustos 2015 tarihli yazınız hakkında; Allah’ın selamı üzerinize olsun, Allah Resulüne de salatü selam olsun... / Kıymetli Reşat Nuri Erol beyefendi, 10.08.2015 tarihli yazınız her zamanki gibi dikkate değer... / Sa’y eden her kişinin sonunda Rabbinin ayetlerine teslimiyeti bu kadar mı güzel olur / Böyle güzel insanlar dünya durdukça eksik olmaz inşallah, / Allah yar ve yardımcınız olsun. / Muhabbet ve selam ile...” T. Ailesi

Yazının AİLECEK okunup değerlendirilmesi dikkat çekici ve önemli; teşekkürler…