Soru Şöyle Sorulmalıydı!

Abone Ol

İktidardaki AKP’nin “yeni ittifak arayışları” içine girdiğini artık herkes biliyor.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, bu bağlamda “yeni mesajlar” vermeyi sürdürüyor.
HDP ziyaretleri bu arayışın bir bölümünü oluştururken altılı masanın müdavimlerinden İYİ Parti’ye de göz kırpıldığı görülüyor!

Onlara “sizin o masada ne işiniz var” diye soruluyor.
İYİ Parti’nin altılı masanın öteki sakinleri ile aynı çizgiye düşmüş olmasının düşündürücü olduğu ifade ediliyor.

Niye bunlarla aynı masadalar ya da niye aynı konuma geliyorlar sorularına cevap aranıyor.
Aslında bütün bu arayışlar bize bir tek şeyi gösteriyor.
AKP, tam bir “bocalama dönemi” içine girmiş durumda.

Birlikte olmak istedikleri başka yerlerde iseler asıl suçlu AKP’nin ta kendisi değil mi?
Herkesi dışlayan, kendi dediğinden başka doğru kabul etmeyen politikalar sonucu herkes başının çaresine baktıysa onlar nasıl suçlu kabul edilebilir?

Bize göre Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, sorusunu şöyle sorsa siyaseten çok daha sağlıklı bir adım atılmış olurdu:

Biz niye o masada değiliz?

Evet, İYİ Partililere yöneltilen “siz niye o masadasınız” sorusu “biz niye o masada değiliz” şeklinde sorulmuş olsa siyaseten çok daha doğru bir arayış içine girilmiş olurdu.
Belli ki iktidar partisi AKP, kendi yanında görmek istediği partileri karşısında görünce “niye böyle oldu” diye şaşırıyor.

Böyle olmasının tek nedeni bizatihi izlemiş oldukları politikalardan başka bir şey değil.
Herkesi dışlayan!
Herkesi küçümseyen!

Kendilerinden başka kimseyi beğenmeyen!
Biz ne dersek o diyen bir anlayış başka nasıl bir sonuç bekliyordu ki?
Yani onlar herkese tepeden bakacaklar ve herkes onlara kul köle olacak, öyle mi?
Siyaset böyle bir politikaya elbette rıza göstermez.
Ve yeni arayışlar içine girer.

Altılı masa, böyle bir arayış sonucu ortaya çıkan formüllerden biri oldu.
Altılı masaya kızma yerine onu anlamaya çalışmak çok daha doğru olur. Dileriz AKP’liler altılı masanın ne yapmak istediğini anlar ve ona uygun politikalar üretmeye çabalar!