Sor ki bilesin!

Abone Ol

Konuşulanlarla yaşanılanlar arasında uçurumlar var ve bunu sadece sorumlu olanlar görebiliyor. Çünkü sordukça öğreniyorlar, öğrendikçe soruyorlar! Böylelikle insan, kendini ve olanları daha iyi görüyor. Bir gözüyle yol, hastane, köprü gibi hayatı kolaylaştıran hizmetleri, diğer gözüyle bozulan gelir dağılımını görüyor. Bir gözüyle TOKİ evleri, üniversite kampüsleri, adliye sarayları gibi yatırımları, diğer gözüyle fabrikası azalan, tarım, hayvancılık yatırımları düşen ve dolayısıyla iş ve istihdam sağlanamayan şehirleri görüyor. Bir gözüyle istikrarı, diğer gözüyle refah sunmayan kalkınmanın çelişkilerini fark ediyor!

Bir ülkenin güçlenmesinin göstergeleri şimdi daha iyi anlaşılıyor, güç birikimi ile huzur birikiminin farkı netleşiyor. Böylece “müstemleke tipi kalkınma” devam ettiği sürece paranın, yolun, yüksek binaların, AVM’lerin güç olmadığı idrak ediliyor. Gerçek gücün, üretim, teknoloji ve ar-ge yatırımı olduğu, asıl güç sahibi olanların ahlakla, sanatla, erdemle, irfanla yol aldığı görülüyor! Bu farkı görenler, insanları mutlu etmek adına, insanlık onuruna yaraşır bir çalışma hayatı adına yeni kalkınma politikalarına rehberlik etmek zorundadır.

İnsanımıza ve özellikle de gençlere umut dolu bir yarın sunmak durumundayız. Çünkü bu ülkenin geleceğinden sorumluyuz. Kişi başına milli gelir artışından da, kişi başına borç artışından da sorumluyuz. İhracatımızın artışından da, ithalat artışından da sorumluyuz. Üniversite mezunu sayısının artmasından da, onların iş sahibi olmasından da sorumluyuz. Sorumluluk sahibi her insan bu gelişmelere ibretle bakıyor ve bu ülkede her yıl bütçeden faize ayrılan payla, Anadolu şehirlerimizin birçok temel sorununun çözülebildiğini görüyor.

Rant ekonomisinden paylaşım ekonomisine geçmek için soruları değiştir! Çünkü vakit, iktidarın ne yaptığına sorumlulukla bir kez daha bakmanın vaktidir. Rantiyeye haksız olarak aktarılan imkânlar reel sektöre, sosyal güvenliğe ve hak sahibi olanlara aktarılsaydı ne olurdu? İsraf ve yolsuzluklar sebebiyle milli gelir kadar gider oluşturan bir anlayış terk edilseydi ne olurdu? Söylediklerinin yanlış değil, yalan olduğunu bilecek kadar akıllı bir iktidara siz de sorun! Sorun ki, dip dalgayı onlar da görebilsin!