Sonsuza dek umut

Abone Ol

Umut, insanlığın geleceğidir. Umudu besleyen manevî ruh var oldukça.

İnsanlığın karabasanı umutsuzluk ve kapılmışlığıdır. Yenilgiye, karamsarlığa ve umutsuzluğa.

İnsan insan için var oldukça gelecek asla tükenmez. İnsanın insanın beklentilerine karşılık vereceği an ve zamanları olur.

Baştan beri vurgumuz şudur ki; bu savaşlar tek taraflıdır. İslâm ve Müslümanlara karşıdır. Bu savaşlar Filistin ile Siyonist Yahudilerin savaşı değil, emperyalizmin bir bütün olarak Müslümanlara karşı savaşıdır. Çin’in Türkistanlılara, Hintlerin Arakanlılara karşı savaşı tek yanlıdır. Nereden bakılırsa bakılsın bu savaş büyük bir vahşetin göstergesidir.

Bununla İslâm’ın yok edileceği amacını taşıyor. Bu, hiçbir zaman amacına ulaşmayacak. Filistinli direnişçiler bunu gösterdikten başka bir de insanlık adına insanlık için her kesimden ciddî anlamda bir diriliş ve uyanış var. Üstelik Batı’da. Celtic taraftarı bütün baskılara karşın karşı duruşundan vazgeçmiyor. Birçok ülkede ciddî karşı tepkiler var. Geçmişte de tek taraflı saldırılar ve kimi savaşlar oldu. Fakat bugünkü gibi bir karşı tepkiyle karşılaşılmamıştı.

Futbolcu Ronaldo, sırtına “Filistin’e Özgürlük” kazıtmış. Suudi Arabistan’ın uyuşuk yöneticilerine ve halkına bunu gösteriyor.

Hollanda’da Filistin bayrağını indiren bir Yahudi’ye insanlar tepki gösteriyor, yakalıyorlar “Özgür Filistin” dedirtinceye kadar baskı uyguluyorlar ve nehre atıyorlar.

Siyasilere ve devlet yöneticilerine rağmen halklar ayaklanıyor. Bu, insanlığın uyanan vicdanıdır. Bunun önüne asla geçilemez. Bu yöneticilerini de silip süpürecek zamanla.

Emperyalizm, zaman zaman el ve tavır değiştiriyor. Abede’de bir seçim oldu, bir zalimin dönemi bitti, tescilli bir zalim yerine geldi. Değişen bir şey olmayacak. Gelenden asla umut beklenmemeli.

Müslümanların başında korkak ve bağımlı yöneticiler olsa bile asla umut kesilmez. Halklarını uyuşuk bir sürece soksalar da, onlara korku ve yenilgiyi sindirseler de umut kesilmez. Batı halkları Müslümanların da uyanışına neden olacak gibi görünüyor.

Emperyalizmin yeni başının geçmişte ne yaptıkları ortada iken ona umut bağlamak, beklentiler içinde olmak saflıktır. İkiz kulelerin faturasını Suudi Arabistan’a çıkardı. 350 milyar dolarlık bir yükün altına soktu. Suriye’nin faturasını da 100 milyar dolar olarak onlara çıkardı. Suudlar Trump’ın kızına 50 milyar dolar bağışta bulundu. Onun döneminde İsrail, Kudüs’ü başkent ilan etti. “Arap Baharı” diye bilinen emperyalizm dalgası onun zamanında başladı. Kendine göre bölgede düzenlemeler yaptı.

Bir emperyal zalimden ne bir şey beklenir, bir insan olarak kabul edilebilir. Emperyalizmin hedefi hiçbir zaman bitmez. Zaman zaman taktik değiştirir, rol adamlarının yerine yenilerini getirir. Kendisine sadık olanları ise son ana kadar ayakta tutar.

Bütün bu olumsuzluklara karşın yapılacak tek şey insanın kendisine güvenidir. Müslümanların yeniden öz ruhlarına kavuşmalarıdır.

Batı’daki uyanışı ciddiye almak gerekiyor. Sadece halklar değil kimi sanatçılar, düşünürler salonlarda açık açık tepkilerini ortaya koyuyorlar. Bu, güçlü bir dalgadır, önünde durulamaz.

Mazlumların direnişi çok daha etkilidir. Umut denen olgu olmasa Filistinliler çoktan teslim olacaklardı. Bu onurlu direniş insanlığın direnişidir. Bu soylu direniş, insanlığın uyanışının direnişidir.

Evet sonsuza kadar umut.

Daima umut.

Kendisi için, geleceği için umut.