Son Yirmi Bir Yılda!

Abone Ol

          Türkiye’de “son yirmi bir yıl” denilince akıllara elbette AKP’nin iktidar yılları geliyor!

          Ülke ekonomisini yönlendirenler son yirmi bir yılda “güçlü bir ekonomik büyüme performansı” kaydedildiği iddiasındalar!

          Son yirmi bir yılda kaydedilen “güçlü ekonomik büyüme performansı ve yapısal dönüşüm” ile birlikte vatandaşların “kredi ve kredi kartı” kullanımında artış olduğunu ileri sürüyorlar.

          Evet, “kredi kartı borçlarında” görülen ve yüzde 100’ü geçen artışı “güçlü ekonomik büyüme performansı” ile izaha çalışıyorlar.

          Kredi kartı borçlanmalarındaki büyük artış ile ilgili soruya verilen bu cevap maalesef kafalardaki soru işaretlerini gidermiyor.

          Ekonomiyi yönlendirenlerin iddia ettikleri gibi son yirmi bir yılda güçlü bir ekonomik büyüme performansı gösterilmiş olsa bugün kredi kartı borçlarında yüzde 100’ü aşan bir artış yaşanır mıydı?

          Güçlü ekonomik büyümelerde iddia edildiği gibi kredi kartı ve kredi kullanımı artabilir.

          Ama kredi kartlarının ödemeleri de tıkır tıkır yapılır.

          Kredi kartı borçları yüzde 100’leri aşan bir şekilde artmaz!

          Ancak ne var ki ülke ekonomisini yönlendirenler, boğuşmak zorunda kaldıkları devasa sorunlar nedeniyle bu gerçeğin bile farkına varamıyor ve milletin kafasını karıştıran açıklamalar yapıyorlar.

          Ve kredi kartları borçlanmalarındaki devasa artışı, güçlü ekonomik büyüme performansı ile izaha çabalıyorlar.

          Bu mantıkla yola devam edilirse yüksek enflasyon sorununu da aynı şekilde açıklamaya kalkışabilirler.

          Bir türlü düşürülemeyen yüksek enflasyonun güçlü ekonomik büyüme performansının ve yapısal dönüşümün eseri olduğunu iddia edebilirler.

          Tamam, uğraşmak zorunda oldukları sorunlar basit ve sıradan sorunlar değil ve kendilerini çok meşgul ediyor.

          Ancak bu demek değil ki, açıklama yaparken ettikleri lafların nereye çekilebileceğini hiç düşünmesinler ve akıllarına gelen her şeyi ulu orta söylesinler.

          Açıklama yaparken en azından milletin bu söylediklerinden ne anlayacağını hesap etmeliler.

          Eski bir tabirle bin düşünüp bir konuşmalılar.

          Zira ekonomideki sıkıntıları güçlü ekonomik büyüme performansı ile izah etmeye çalışmak, sağlıklı bir düşüncenin eseri olamaz.

          Sağlıksız bir sonucu başarı diye anlatmaya çalışmak, kendilerine kulak veren insanları zorlayan bir çalışma olur.

          Böyle bir şeyin nasıl olacağı, sokaktaki vatandaşlar arasında hep tartışılır durur.

          Yani bu açıklama biraz baltayı taşa vurmak gibi olmuş.