Son şarkısını söyleyip gitti

Abone Ol

Ailemize iki yıl önce katılan Mavi bir hafta önce hayata veda etti. Bir kuşun ölümünün hayatımızı bu kadar etkileyeceğini hiç tahmin etmemiştim, bir boşluk, bir eksiklik, bir burukluk var yüreklerimizde ve birbirimize açılmadan tutuyoruz yaslarımızı.

Bir kuşla ilgili ne anlatılır, ne yaşanır diye düşünmeyin…

Hayatınıza değen ve neşenize katkı sağlayan her şeyin bir değeri vardır ki, ölüm sevilen bu nesne ya da canlıdan kopuşun diğer adıdır… Sevgi yatırımı yaptığınız kişi, nesne ya da hayvan artık hayatta değildir ve yüreğinizin derinliklerinde bir kopuş, bir özlem, bir sızı hissetmektesinizdir.

Emek verdiğiniz şeyi sever ve onunla bir bağ kurarsınız. Ölüm ve ayrılık durumunda ise bu bağ gücünü kaybeder ve yasınızı tutar, olayı kabullenir, Allah’ın takdirine teslimiyet gösterirsiniz. Zaman hızla akıp gider ve hatıralara yapışarak acıyı sindirmeye çalışırsınız. Fakat bütün bu süreçler telaffuz edildiği kadar kolay değildir…

Hayatınıza değen insan, nesne ya da canlı için sevgi yatırımı yaparsınız ve yaptığınız bu yatırım sizin duygu dünyanızı besler. Ölüm ise bütün bu birikimlerden kopuşu ifade eder ve sevgiye veda ederken hüzünle kucaklaşır sonra duygularınızı yeniden yapılandırırsınız.

Hatırlarsınız; Resulullah kuşu ölen bir çocuğa baş sağlığı dilemiş ve onu teskin etmişti. Çocuğun evinde beslediği bir hayvan onun duygusal dünyasında önemli bir yere sahiptir ki, çocuk bu vesile ile paylaşmayı, merhameti ve sorumluluk almayı öğrenir. Çocuk sahiplendiği kuş ile bir bağ kurar ve ona kimi zaman ebeveyn, kimi zaman arkadaş, kimi zaman eğitmen rolü verir. İnsanın psikolojik yapısını bilen ve kuşu ölen bir çocuğun neler yaşayabileceğini anlayabilen Resulullah, ona baş sağlığı dileyerek duygularını anladığını hissettirmiştir. Onun bu davranışı insana ve bütün canlılara verdiği değeri ve insan ilişkilerindeki nezaketini, inceliğini ortaya koyuyor bir yerde.

Bir hafta önce hayata veda eden Mavi evimizin neşe kaynağıydı sanki iki yıl değil de yirmi yıldır aynı ortamı paylaşıyorduk. Sıcakkanlıydı, hareketliydi, şen ötüşleri ile hayatımıza renk katıyordu. İlk günler içine kapanıp tedirgin bir hâl sergilese de daha sonra o bize biz ona alışmıştık. Sabahları özenle seçtiği şarkılarını söyler, bıkmadan, usanmadan uzun süre şakır sonra kafesinde dönmeye başlardı. İnsanlar dünyasında yaşanan desiselerden ve çatışmalardan haberdar değildi kuşkusuz, ihtirasları yoktu, hayatta kalacak kadar yiyecek ve bir damla sevgi ile iktifa edebiliyordu.

Ailemizin bir ferdi gibiydi Mavi… Furkan’a aile bireylerinin isimlerini saymasını istediğimizde Mavi’yi ihmal etmezdi ve dışarıya çıktığımızda onunla vedalaşıp çıkardı. Hayvanlar âlemine ait bir türdü Mavi ama biz onunla sevgide birleşmiş ve ortak bir dil geliştirmiştik.

Mavi son şarkısını söyledi, son mesajını verdi ve kısacık ömründe bağ kurduğu her şeyle vedalaşıp ait olduğu yere gitti. Onu evimizin bahçesinde bir defne ağacının altına gömdük ve hayatımıza kattığı güzellikleri yâd ettik. Ailemizin neşesi Mavi hatıralarımızda hep yer alacak ve onu sevgi ile anacağız…