Bronnie Ware adlı bir hanım, sekiz yıl boyunca İngiltere’nin güneydoğusundaki bir kentte bakım hemşiresi olarak çalışmış. Burada hasta ve yaşlıların son birkaç haftalarına refakat edip, bu süre içinde nelerden pişmanlık duyduklarını anlamaya çalışmış. Ware çalışma hayatında edindiği tecrübelerini ve insanların ölüm öncesi dillendirdikleri şeyleri kitap haline getirmiş. Kitapta ölmek üzere olan şahısların pişmanlıkları şöyle dile getirilmiştir.
Hayatı daha iyi yaşayabilseydim: İnsanlar yaşamları süresince gerçekleşmemiş hayallerini yeniden kuruyor ve keşke diyorlar. Ware’nin ifadesine göre hasta ve yaşlıların büyük çoğunluğu hayallerinin yarısını dahi gerçekleştirememişler ve şahıslar bundan kendilerini sorumlu tutuyorlarmış. Hemen hepimiz hayallerimizin büyük çoğunluğunu gerçekleştirme imkânı bulamayız. Fakat mücadele hayat boyu devam eder.
Çok çalışıp kendimi bu kadar yormasaydım: İnsanoğlu bütün vaktini dünya işlerine adar ve hayatın hiç bitmeyeceğini zanneder. Oysa hayat onun gözünde büyüttüğü kadar uzun değildir, göz açıp kapatıncaya kadar geçer. O yüzden dünya ve ahiret işleri arasında tutarlı bir denge kurmak gerekir.
Duygularımı bastırmasam ve düşündüğümü ifade etseydim: Batı insanı ile Doğulu Müslüman halklar kültürel olarak farklılıklar taşısalar da insani müştereklerde ortaktırlar. İnsan hangi toplumda yaşarsa yaşasın, ötekinin dünyasında nasıl bir yer edinirim, acaba zarar görebilir miyim düşüncesiyle duygularını bastırır. İnsanlar nazarında edindiği intibaı yıkmak istemez. Oysa uygun bir üslupla düşüncelerin karşı tarafa iletilmesinde büyük fayda vardır.
Arkadaşlarımla daha fazla vakit geçirseydim: Hayatın biteviye devam edeceğini düşünür ve sevdiklerimizden çok eşyalara hizmet ederiz. Oysa sevdiğimiz insanların yakınlarımızın bizim üzerimizde hakları vardır. Onlara vakit ayırmak zorundayız.
Daha olabilmek için çaba göstermiş olsaydım: Mutluluğun kaynağı dışarıda değildir içimizde saklıdır. Allah’ın bize gösterdiği yoldan yürüyebilirsek ve olaylara pozitif bir gözlükle bakabilirsek mutlu olabiliriz. Fakat insan kendine dert edindiği birçok şeyin aslında hiç de önemli olmadığını çok geç anlıyor.