Son Çıkış!

Abone Ol

Bu işin lamı cimi yok; ABD’nin stratejik hedefinde Türkiye’nin parçalanması var.

Başlık, aslında, birçok şeyi ifade ediyor. Hani, otobanda seyrederken sürücüler bir uyarı levhasıyla karşılaşırlar ya: “Tünelden önceki son çıkış” veya “köprüden önceki son çıkış” diye. İşte, bizim geldiğimiz nokta da öyle  birşey.

Farkındayız, bazı etkili zevatın kanaati şuydu: Obama gider ve onun yerine Trump Başkan olursa rahatlarız. Yeni Başkan ABD politikalarını değiştirecek; Ortadoğu›dan elini çekip Uzakdoğu›ya yönelecek vs. 

Şimdi, şu soruyu sormamıza izin verin lütfen:

Obama gitti ve Trump geldi, ne değişti?

El Cevap:

Hiçbir şey...

Şu meselenin çok iyi bilinmesi gerekir: Bu söylenenler doğru, ama, Amerika›nın iç meselesi; Trump›ın gelmesiyle bazı şeylerin değişeceği kanaati ise hayalden ibaret. Çünkü Amerika›da iktidarlar değişir, ama politikalar pek değişmez. Biran bazı şeylerin değiştiğini düşünelim. Mesela; ABD›de finansı elimde tutan ailelerle Pentagon kapışsa ve kazanan taraf Pentagon olsa...

Ne değişir?

Bizim açımızdan, değişen bir şey olmaz. Çünkü o zaman, sadece zalim değişmiş olur; ama yeni zalimin zulmü devam eder. Yani, mazlum açısından değişen bir şey olmaz. Önemli olan zulmün ortadan kalkması için çalışmaktır; yeni zalimin gelmesi için gayret göstermek değil.

Dilerseniz, konuyu biraz açalım. Amerika›da seçimler yapıldı. Obama gitti, yerine Trump geldi. Herkesin bildiği gibi, bu ülkede de iktidar kavgası var. Etki alanı çok büyük olan bir kavga.

Burada doğru olan şu: 

ABD›deki kavga herkesi ilgilendiriyor. Çünkü dünyanın süper gücünü elinde bulunduranlarla bütün ülkeleri kontrolleri altında tutanlar aynı kişiler. 

Tabi, ülke yönetimlerine egemen olmakla aynı zamanda o ülkede para eden her şey onların eline geçmiş oluyor. Burada ifade edilecek çok şey var aslında. Fakat insanımız meselenin şuurunda olduğu için ayrıntıya ihtiyaç olmadığı kanaatindeyiz.

Ülkeyi idare edenler artık tehlikenin farkına varmalı: Batı’dan dost olmaz!

Peki, çözüm ne?

Tek çözüm İslâm Birliği.

Suudi Arabistan›ın ABD kontrolünde silah yığınağı yapması, sorunu çözmez, daha da büyütür. Bölünme-parçalanma tehdidi küresel bir tehdittir. Bu tehdidi bertaraf etmenin yolu, tehdidin kaynağı olan güçle birlikte hareket etme anlayışı olmamalı; önce, bunun şuuruna varmak gerekir.

Son çıkışı atlamamak için her zamankinden daha dikkatli olunmalı.