Sömürgeci sömürgeciyi ısırmaz!..

Abone Ol

Dünya üzerinde, özellikle İslam dünyasında cereyan eden olaylar ve çatışmalar dikkatlice incelendiği ve düşünüldüğünde kesinlikle görünen husus, bu çatışmalarda sadece Müslümanların öldüğüdür. Bir başka husus ise çatışmaların taraflarını Müslümanların oluşturduğu, bu çatışmaları durdurma pozunda ortada dolaşanlar ise sömürgecilerdir… Çatışmalardan çıkar sağlayanlar ise emperyalist ülkelerdir. Çeşitli vesilelerle bir araya gelen, toplantılar yapan ve etrafımızdaki çatışmalara çözüm bulmaktan söz eden emperyalistler ne olaylara bir çözüm bulurlar ne de kendi aralarında bir çatışmaya meydan verirler. Emperyalistlerden söz edince akla önce ABD ve Rusya gelir. Bunları takiben İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya’nın da dünyanın sömürülmesinde birlikte hareket ettiklerini görmek gerekiyor. Özellikle İslam dünyasının bölünüp, küçük küçük parçalara ayrılması, böylece sömürünün kolaylaştırılması söz konusu olduğunda sömürgeci ülkeler arasında bir uzlaşma ve anlaşmanın olduğunu, zaman zaman karşı karşıya gelmiş görünmeleri sömürüdeki paylarının hesabına itiraz etmelerinden ileri geldiğini görmemek için ya aptal ya da işbirlikçi olmak gerekir.

Konuya açıklık getirmek için birkaç örnek vermek yeterlidir. Mesela, Afganistan uzun yıllar Rusya’nın (Sovyetler Birliği’nin) işgali altında oldu ve 10 yılı aşkın bu işgale karşı Müslümanlar direniş sergilediler. Sonunda Rusya Afganistan’dan çekildi ama Afganistan işgalden kurtulamadı. Yerini ABD ve müttefikleri aldı. Irak, ABD tarafından işgal edildi. Aradan geçen bunca zamana rağmen güya ABD Irak’tan çekildi ama çatışmalar ve ABD işgali devam ediyor. Son olarak Suriye’de iç savaş başladı. Zaman zaman ABD ve koalisyon güçleri ile Rusya karşı karşıya geliyormuş, birbirlerine ters düşüyorlarmış gibi görünseler de çatışmalar devam ediyor, Suriye hızlı bir şekilde Irak gibi parçalanma sürecini yaşıyor.

Buna Libya örneğini eklemek, Sudan’ı unutmamak gerekiyor. Kısacası, sömürgeciler özellikle İslam dünyasının parçalanması ve sömürülerini sürdürebilmek hususunda açık ya da gizli bir anlaşma içindeler. Birbirlerini hiç mi hiç ısırmıyorlar. Yıllar boyunca rahmetli Erbakan Hocamın Yalta ve Posttam’da varılan anlaşma çerçevesinde Rusya ve ABD’nin dünyayı aralarında sömürü alanları olarak paylaştıklarını insanımıza ve İslam dünyasına, tüm mazlum ve mağdurlara anlatmaya çalıştı. Bu gerçek, yani dünyanın Rusya ile başını ABD’nin çektiği Batı dünyası arasında nüfuz alanlarına ayrılmışlığı, bu alanların sömürülmesinde iki tarafın birbirlerine destek verdikleri gerçeği şimdilerde açıktan açığa sergileniyor. Erbakan Hocam bu gerçekleri anlatmaya çalışırken güya dünya iki kutba ayrılmış, bu iki zıt kutup birbirine düşman ve çatışma halindeymiş gibi bir algı oluşturulmuştu ama hiçbir zaman bu iki kutup çatışmaya girmedi. Çatışanlar sömürülen insanlar oldu. Sömürgeci güçler sadece arada bir çatışma halindeymiş gibi göründüler. Bu da sömürgecilerin bir taktiğinden ibaretti. Aradan geçen bunca zamana ve değişen şartlara rağmen değişmeyen gerçek; sömürgeciler yine sömürülerini sürdürüyor, yine Müslümanlar arasındaki çatışmalar; birbirlerini öldürmeler devam ediyor. Geçmişte ortada bugün olduğu gibi terör örgütleri görünmüyor, görünenler ise bu kadar örgütlü değildi… Şimdi, Müslümanların katledilmesini yine Müslümanların içinden çıkardıkları terör örgütleri eliyle yapıyorlar. Bu arada terör örgütlerinin farklı isimler altında faaliyet göstermeleri, birbirlerinden çok sivilleri katletmelerinin sonuçta sömürgecilerin işine yaradığını, terör örgütlerinin işlevinin maşalıktan öte geçmediğini sanıyorum söylemeye bile gerek yok. İşin garip tarafı bu tezgâhı gören ve görmeyen İslam dünyasını yönetenler vatan kurtaran kahraman pozlarında ortalıkta dolanıyorlar. Niyazım İslam dünyasının bu gaflet uykusundan biran evvel uyanmasıdır.