Sömürgeci, huyundan asla vazgeçmez

Abone Ol

Sömürgeci, her dönem sömürgecidir!

Sömürgeci asla huyundan vazgeçmez! Helal yol diye bir yol bilmez, ırkçı emperyalistler!

Onların bütün derdi, kan ve gözyaşı üzerine kurulu kirli ve paslı bir imparatorluktur!

Kirli ve paslı bir terör devleti olan ABD, bugünlerde güya Rusya-Ukrayna arasında 3 yıldır süren savaşı sona erdirmek istiyor!

Adeta yavrusunu hüpleyen gözü yaşlı timsahlar gibi!

ABD Başkanı Trump, Ukrayna'ya yönelik ne dedi, bakar mısınız;

* "Paramızın güvence altına alınmasını istiyorum çünkü yüz milyarlarca dolar harcıyoruz. Nadir toprak açısından, petrol ve gaz açısından ve diğer şeyler açısından son derece değerli topraklara sahipler. Onlara 500 milyar dolar değerinde nadir toprak istediğimi söyledim ve onlar da bunu yapmayı kabul ettiler..."

Daha açık ifadesi şudur bu satırların; "Ey Ukrayna, sizin madenlerinizi ve diğer yeraltı zenginliklerinizi kimseye kaptırmayız, biz sömüreceğiz!"

***

Huylu huyundan asla vazgeçmez diyoruz ya, hani!

Amerika, yıllar önce de ülkemizi işgal etmek istedi, sömürmek istedi!

Nasıl mı? Adeta daha yakın zamanda yaşadığımız 15 Temmuz hain ve alçak darbesinin ‘ekonomik’ versiyonu bir plandı bu!

Planın adı, “Chester Projesi”… Adını Amerikalı emekli amiral ‘Chester’den alıyor.

Plan, esasen Osmanlı dönemine (1908) kadar uzanıyor. Bir ayrıcalık planı. Ama ne ayrıcalıklar…

Amerika-Kanada ortaklı şirketin (OADC) Osmanlı Devleti’nin doğusunda demiryolu hatları inşa etmesi karşılığında, bu topraklardaki madenlerde inanılmaz, adeta sınırsız imtiyazlara sahip olmasının projelendirilmiş bir hali!

Şükür ki, araya harpler, savaşlar ve karışıklıklar girdi, Osmanlı döneminde Amerikalıların hevesi kursaklarında kaldı.

Fakat o da ne! Amerikalı boş durur mu? Su uyur, düşman uyumaz!

1908’den sonra yıllar geçmiş ama sömürü devletinin hevesi bir türlü bitmemişti…

1923 yılı başları… Yine o Amerikalı emekli Amiral, Colby Mitchell Chester…

Henüz daha resmi kuruluşunu ilan etmeyen ülkemizin kapısını çalar;

- “Ben geldim!”

- “Hayırdır, bay Chester, neden geldin kapımıza?”

Chester, yıllar önce İstanbul’da gerçekleştirilemeyen, yarıda kalan işgal planını, Ankara’da toplanan Meclis’in gündemine aldırmayı başarmıştır.

Peki, sonrasında neler oldu?

Tarih; 8 Nisan 1923… Plan, Büyük Millet Meclisi gündeminde görüşülüyor. Ve 9 Nisan 1923 günü Chester Projesi Meclis’ten maalesef geçiyor.

Henüz daha cumhuriyeti ilan etmemişken, ülkemiz Amerika ile son derece tehlikeli bir anlaşma yapmak durumunda kalıyor ve Chester Projesi’ni benimsiyor. (Gelecek yazıda bu planın bazı ayrıntılarını hatırlatacağım, inşallah)

Sözün özü: Sömürgeci, asla huyundan vazgeçmez!

RIFKI KAYMAZ, MÜSTESNA BİR DAVA VE GÖNÜL ADAMIDIR

Yarın 22 Şubat 2025, Cumartesi...

Erzincan İmam Hatip Lisesi'nde edebiyat öğretmenim Rıfkı Kaymaz'ın vefatının sene-i devriyesi.

Merhum Rıfkı Kaymaz, 22 Şubat 2010 tarihinde, bundan 15 yıl önce Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Rahmete vesile olması temennisiyle üç öğrencisi, Ahmet Çalışkan, Lütfi Şimşek ve bu satırların yazarı, Kaymaz hakkında birkaç cümle yazmaya çaba gösterdik. Buyursunlar;   

* "Rıfkı Kaymaz, Erzincan'ın yetiştirdiği müstesna bir dava ve gönül adamıdır.

Şiirlerinde "Sonsuzluk Özlemi" hemen her mısraya yansımış gibidir.

Arı duru bir Türkçe ile, toprak ile, su ile, hava ile yoğrularak, güneşle yıkanarak, baharla neşv-ü nema bularak karşımıza çıkan bir tabiat gülümsemesi...

Dağlar, ağaçlar, sular, kuşlar, çiçekler... sonra minareler, camiler... ezan sesi, ney sesi sizi alıp sonsuzluğa götürüyor...

Şiirlerinde sanki rüya âleminde uçan bir halıda, hafif esen bir rüzgârda, ak kuşların kanadında uçuyorsunuz... hiç sarsılmadan. (Lütfi Şimşek)

***

* "Sığınılacak koca bir limandı yüreğin.

Tarif edilemez suretinle güzelliğin.

Mazlum ve mahzun olmasın müminler diye dileğin.

Yalnız doğruya, iyiliğe ve hayra dönerdi bileğin.

***

Tebessüm eksik olmazdı yüzünden.

Eğri çizgi çıkmazdı kaleminden.

Nasiplenirdik yuvadaki kuşlar gibi.

Onun manaya doyuran sözlerinden.

***

Şiirlerin, hikâyelerin dinleyenlere ilaç oldu, nefes oldu.

Tanıyan tanımayan herkese bir muştu, selam oldu.

Öğrencin olma bahtiyarlığı bize de nasip oldu.

Şehadet ederiz ki adam gibi bir kuldu." (Ahmet Çalışkan)

***

* "Rıfkı Kaymaz, bir derviş edasıyla süzülerek, ayrılarak gitti aramızdan, ebediyete!

Rıfkı Hoca, İmam Hatip Lisesi’nde edebiyat öğretmenimdi. Öğrencilerini okumaya, yazmaya, araştırmaya, düşünmeye yönlendirirdi, hep.

Bu ülkenin önemli bir değeri idi, Rıfkı Kaymaz…

Şair, yazar, eğitimci idi… Erzincanlıydı... Erzincan da onun için can’dı... Şiirlerinde memleketi Erzincan ve değerleri önemli bir yer tuttu.

Yetiştirdiği binlerce öğrencinin ötesinde hâl ve tavırları ile çevresine örnek olan derviş ruhlu bir edebiyatçı, yazar, eğitimci ve şairdi.

Bir edebiyat öğretmeninden ziyade, üniversite yılları ve sonrasında da bir ağabey ve sahip çıkanımızdı. Bizi iyiye, güzele, doğruya yönlendirendi…

Üniversite yıllarımda benim de Yayın Kurulu’nda yer aldığım ve Rıfkı Kaymaz öncülüğünde çıkan aylık “Kültür Edebiyat” dergisi, bu satırların yazarına ve birçok genç yazara adeta okul oldu." (Adnan Öksüz)

***

Rıfkı Kaymaz Hocamıza Allah'tan (cc) rahmet diliyorum. Mekânı cennet, makamı âli olsun. Amin…

JINGDONG!

Bugünlerde TRT'de bir sponsor firma sık sık ekranlara geliyor.

UEFA Şampiyonlar Ligi ana sponsoru olan JingDong isimli şirket.

Peki, bu sponsor şirket hangi ülkeye ait? Merak ettim, şöyle bir baktım.

Bu şirkete ilişkin bazı bilgileri sizlerle paylaşmak istiyorum;

* JingDong'un merkezi Çin'in başkenti Pekin'de.

* Bir Çin e-ticaret şirketi, JingDong.

* 2023'te 152,8 milyar ABD Doları’ndan fazla gelire sahip bir şirket.

* Çin'in en büyük perakendecisi.

* Fortune Global 500'de 47. sırada yer almakta.

* İşlem hacmi ve gelire göre Çin'deki iki büyük çevrimiçi perakendecisinden biri.

* Alibaba tarafından işletilen Tmall'ın büyük bir rakibi.

* JD.com'un portföyü perakende, teknoloji, lojistik, sağlık hizmetleri, endüstriyel, emlak yönetimi, özel marka, sigorta ve uluslararası işletmeyi kapsamakta.

Bunları şunun için kaleme aldım;

1) Biz kısır tartışmalar yaparken ve birbirimizle uğraşırken elin şirketi tüm dünyayı sarmış sarmalamış!

2) Dünün komünist Çin'inde bulunan bir şirket, bugünün en büyük kapitalisti olmuş!

3) Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Siyaset Bilimi derslerinde hep şunu anlatırdı; "Çocuklar, gençliğinde iyi bir komünist olmayan, yaşlandığında iyi bir kapitalist olamaz!.." Bu teze göre Çin yaşlandı mı acep?

Ne dersiniz?