Sömürge ülkelerinde fikir savaşları

Abone Ol

Sömürge ülkeleri genel itibariyle fikir savaşının mahiyetini bilmez ve onun olumsuz sonuçlarına katlanırlar. Bu arada dışarıya üst düzeyde araştırmalar yapmak üzere zeki öğrenciler gönderilir ve onlar kendiliğinden bir fikir savaşı içinde bulurlar kendilerini. Böylece sömürge ülkelerinin tüm yapabilecekleri dışarıya öğrenci göndermekten ibaret kalır. Zaten bu öğrencilerin tüm yapabildikleri de kendilerine bankalar aracılığıyla ödenen aylıkları harcamaktan başka bir şey değildir.

Ancak sömürge ülkeler, işlerini bir bankaya havale ettiği bu öğrenci grubunun farkında olmadan fikir savaş alanına girdiklerini bilmez. Oysa emperyalizmin gözetimi bu grupların üstündedir. Bu grupları karmaşık bir kontrol mekanizmasıyla kuşatmış, her biri için ayrı bir haber şebekesi hazırlamıştır. Önemli ya da önemsiz hangi girişimde bulunursa bulunsun, emperyalizmin anında haberi olur. Hatta denebilir ki emperyalizm bu öğrenciler hakkında kendi ülkelerini vekil ya da mazlahatgüzarlarından daha fazla bilgiye sahiptir.

Öğrenciler hakkında yürütülen çalışmaların ilk aşaması işte bu bilgi toplama aşamasıdır. Sonra ikincisi başlar. Yönlendirme aşaması. Emperyalizm bu aşamada, dışarıya gönderilen öğrenci, ülkesine bir kahraman gibi dönmesin diye tüm şeytani maharetin kullanır. Bu amacını gerçekleştirmek üzere her bir öğrenci için oluşturduğu adamların bilgilendirmelerine göre davranır. Sonuçta öğrenci ciddi çalışmaları bırakmış, şehvet ve arzularını doyurmakla meşgul olmaya başlamıştır.

Dışarıya gönderdiğimiz öğrenci gruplarının gidişinden seneler sonra nihai sonuç gelip çatar. Öğrencilerden bir kısmı gizlice ülkesine dönmüştür. Zira emperyalizmin planlı yönlendirmeler kendisini yarı yolda bırakmıştır. Bir kısmı ise dönmek istememektedir. Zira emperyalizm onlardan belki de bilimsel bir yetenek fark etmiş ve ülkelerine dönmelerini kendi çıkarına uygun görmediğinden elinde bulundurduğu tüm akıl çelici araçlara başvurarak onları ülkelerine götürecek yolları kapatmıştır.

Emperyalizm, kendisine karşı mücadele eden kişiye karşı doğrudan zarar verici bir vahşetin gereklerine uygun düşen bir plan tasarlayacak ve acımasız darbelerini onun aile fertlerine, çocuklarına, kadınlara yöneltecektir. Çünkü ailedeki kadın, çocuk ve ihtiyarlara yöneltilecek darbeler fedainin sinir ve moralini, şahsına yöneltilecek oklardan daha çok etkileyecektir.

Bilindiği gibi emperyalizmin hedefi temelde belli bir şahsa değil, sömürge ülkelerdeki toplumsal potansiyelin yönlendirmesinde işlerinin yerine getirmesinler diye, akışını durdurmak ve engellemek istedikleri bir takım fikir akımlarıdır. Bu, emperyalizmin gerçek hedefinin, bizzat fikir savaşçısının hayatına son vermek olmadığı anlamına gelir.

Hatta bazı durumlarda fikir savaşçısının ölümü, fikrin hayat bulmasını sağlamaktadır. Cezayir’de uzun yıllar ıslahatçı fikirler savunun İbn Badis, İdam edilince fikri hayat buldu ve kahramanlaştı. Bu örnek, fikir savaşçısının bazen ölümü onun fikrine hayat vermesini sağladığını göstermektedir.

Sonuç olarak emperyalist ister öldürsün, ister öldürmesin fikir savaşçısını fikir alanından uzaklaştırmaya çalışır. Bunu iki kolda çalışarak yapar.

a) Gerekli tüm araçlara başvurarak ülke kamuoyunu onun fikirlerinden nefret etmesini sağlamak

b) Mücadelesinin saçma ve sonuçsuz olduğunu, savaşçıyı inandırıp, onun kendiden kaçmasını sağlamak

Fikir savaşçısının fikirlerinin bir kitap halinde ortaya çıkmasına karşı yayılmasını engellemek için karşısına tepkisel bir akım çıkaracaktır.

Bunun dışında emperyalizme karşı silahlı mücadele yapan güçler arasında çekişme ve çelişmeler oluşturmakta savaşı emperyalizmle yapılan bir savaş olmaktan çıkarıp, halk güçlerinin kendi aralarındaki bir savaşa dönüştürmektedir.

Bu plan, emperyalizm adına iki amacı gerçekleştirmektedir. Birincisi kendisine karşı oluşmuş olan ideolojik ve askeri savaşın hızını düşürmek, ikincisi karşısındaki güçleri dağıtmaktır. Mücadele, birliğini kaybedip, ruhsal güçlerini yitirip halk gözündeki haklılıklarını kaybet mi başarısızlığa uğramış olacaktır.

Emperyalizmin uyguladığı diğer yöntemler de şunlardır.

1. Fikir kirliliği: Yapılan her olumlu çalışmaya karşı başka bir çalışma koyarak fikir kirliliğini sağlamaya veya hareketi bölmeye çalışır.

2. Kaydırma Yöntemi: Gündemdeki fikrin üzerine yoğunlaşmanın önlenmesi istendiği durumlarda uygulanır. Tartışma esnasında araya yeni fikirler ileri sürülerek konu dağıtılır.

3. Değiştirme Yöntemi: Savaşın belli bir fikrin etrafında yoğunlaşmasını önlem istediğinde, savaş alanına çıkarına nisbetle daha az zararlı olan bir fikir ileri sürer

4. Kaynağını Kurutma: Tartışmanın kızışıp önemli bir noktaya doğru seyrettiği durumda uygulanır. Bu durumda örneğin gazetesinde bu konuyu tartışan yazarın yazılarına müdahale edilir. Yazar tam da tartışmayı sonuçlamak üzereyken kendisini kapının önünde bulur.*

5. Dikkat Dağıtma: Kamuoyunun dikkati emperyalizmin yapmak istediği olaylara yoğunlaştığı bir durumda uygulanır. Emperyalistler, üzerlerindeki dikkati dağıtmak ve rahat çalışmak için gündeme herkesi meşgul edecek bir konu sokarlar. Örneğin halkın sevdiği bir aydın aniden silahlı saldırı sonucu öldürülüverilir.

6. Oyalama: Eğitim hayatı süresince insanlar yıllarca okurlar. Fakat bu okudukları konuların aslında pratik hayatta onlara hiçbir yararları olmayacaktır. Yani hayatları boyunca kullanmayacakları birçok bilgi yığınları on yıllarca sömürge ülkelerinin genç beyinlerine eğitim diye yerleştirilir. Örneğin mühendislik dışındaki alanlardan hiç birisinde kullanılmayacak olan ağır matematik bilgileri (Tanjant, Sinüs, Trigonometri)

7. Satın Alma: Emperyalistlerin en sık kullandıkları metotlardır. Onlar siyasetçi, bilim adamı, gazeteci ve sanayici birçok yandaşları satın alır veya bizzat kendileri yetiştirerek önemli mevkilere getirirler.

8. Kadınları Kullanma: Mücadelede yenemedikleri birçok kişiyi kadın tuzağına çekerler. Ardından bu görüntüler basın aracılığıyla kamuoyuna yansıtılır. Böylece hem sahneden etkili bir mücadele adamı silinmiş ve hem de onun şahsında savunduğu dava büyük bir yara almış olur.

9. Karalama: Kendilerine sorun çıkartan kişilerin aleyhine mesnetsiz haberler çıkartarak kamuoyunda onun itibarının ve gücünün kaybolmasını sağlarlar. Yapılan haberlerin asılsız olduğu mahkemece ispatlansa bile bu bilgi kamuoyuna yansıtılmayacağı için hedeflerine ulaşmış olurlar.

10. Suikast: Emperyalistler, kendilerine sorun çıkaran siyasetçi, gazeteci, aydın ve iş adamalarını öldürmekten çekinmemişlerdir. Onları öldürerek hem muhaliflerine gözdağı verilmiş ve hem de kendilerine sorun çıkaran birilerini devre dışı bırakmış olmaktadırlar.

*Malik b. Nebi, Sömürge Ülkelerinde Fikir Savaşı, İnsan Yayınları

İBRAHİM HALİL ER