Sokağın gücü

Abone Ol

"Siz çocuklarınızı dinlemezseniz, onlar mutlaka kendilerini dinleyecek birilerini bulur". 

Fatma Onakul

Kuşluk vakti evden ayrılmış bizim sokaktan ağrı  otobüse binmek üzere ana caddeye doğru yürümekteyim. Kendisi gibi altı veya yedi yaşında ama nisbeten kendisinden ufak çocuğa var gücüyle sırtına yumruk indirerek elindeki oyuncağı almaya çalışıyordu. Alttaki aciz ise sadece ağlamaklı sesle itiraz ediyor elindekini kaptırmamaya çalışıyordu.

Ben de işime doğru hızlı adımlarla giderken neme lazım mı desem diye düşünürken aklıma okul yıllarında Osman Öztürk hocamın Osmanlı döneminde insanların eğitiminde sokağın da bir otorite olduğunu, etrafta, sokakta, çevrede kimsenin mağdur olmadığı gibi  yanlış da yapamadığını aksi takdirde anında müdahale edildiği gerçeği geldi. Şimdi öyle ya, yolda biri ölse veya düşse ya da dayak yese kimse neme lazım, işim mi yok, bana ne diyerek görmezden gelmekte hatta yolunu değiştirerek, hani vaktin varsa şahit ol; paran çoksa kefil ol zihniyeti ile hiç müdahale etmemekte, karışmamakta. Bu boşluklardan da cesaret alan kötü niyetliler etrafı kolayca kuşatarak kapkaç, gasp ve hırsızlık gibi gayrı meşru icraatlarında ortamı boş bularak dışarının, sokağın güven yitirmesine neden olmakta

Bütün bunlar birden zihnimde canlanınca uyanan mesuliyet hissimle sesimin volümünü de yükselterek o yaramaz çocuklara gürleyince o daha güçlü olan çocuk birden geri çekilerek tamam amca, bıraktım onun oyuncağını! Onun olsun, ona mı kaldık dedi. "Keşke dedim, kendi kendime bıyıklı büyük çocuklara da gücüm yetse de onlara da kükresek yanlış yapmaya cüret edemez sokak, şehir ve ülke  eşkiyaları böylece  sukünet bulurdu nisbeten cemiyetimiz Üstadın bir dizesiyle noktalayalım yazımızı:

"Ah, cemiyet cemiyet! Yok eden güruhiyle; ve cemiyet cemiyet yok eden o ruhiyle." N.F.K.

Küresel erime

Kayseri nin Erciyes dağındaki zirve buzulları da küresel ısınmadan nasibini alarak 700 m. olan buzulları 300 m. Azalmış. Aklıma Kayseri fıkrası gelmiş. Hani, Yahudiden borç alan  Kayserili borcunun iadesini karlar eriyince vermeyi vaat edince Yahudi kalkmış gelmiş Ağustos ayında parasını almaya. Bir de ne görsün zirvede hâlâ karlar duruyor. Kayserili haklı çıkıyor. Yahudi ters yüz dönüyor gerisin geriye..

17 Ağustos

1999 Depreminde hayatını kaybeden kardeşlerimize bir kez daha rahmet, yakınlarına başsağlı dileriz. Rabbim her türlü afet ve felaketten millet ve memleketimizi muhafaza eylesin