Soğuktan morarmış parmaklar...

Abone Ol

Alicenap, yardımsever, vicdanlı ve duyarlı bir halk olan

Türk halkı, şu anda da hem ülkemize iltica eden, hem de ülkelerini terk etmeyip

riskli bölgelerde barınmaya çalışan, gıda ve giyecek sıkıntısı çeken Suriyeli

kardeşlerimizin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor.

En son Suriye deki ihtiyaç sahiplerine Türkiye den 35 tır

yardım ulaştırıldı. Türklerin Ortadoğu coğrafyası ve Türki devletler tarafından

sevilmesi, ağabey olarak görülmesinin ana nedenlerinden biri de budur.

Yaklaşık 3 yılı aşkın süredir iç savaşın devam ettiği

Suriye de yaşam koşulları gün geçtikçe zorlaştığı için Suriyeli vatandaşlara

her yapılan yardım gerçekten değerlidir. Fakat yardım konusunda benim şu

dikkatimi çekti;

 yardım kabul eden

kuruluşların çoğu, kullanılmış kıyafet kabul etmiyorlar.

 Kıyafetlerin hiç

kullanılmamış olması gerekyormuş. Bir yanda dondurucu soğukta, terlik içindeki

çıplak ayakları morarmış şekilde karda yürüyen çocuklar, bir yanda üzerlerine

örtecek bir battaniye bulamayıp soğuktan donarak ölen bebekler var, bir yanda

da kullanılmış kıyafetler alınmıyor. Tabi ki kendilerine göre haklı gerekçeleri

vardır diye düşünüyorum. Muhtemelen kullanılmış kıyafet diye insanların

giyemeyeceği tarzda kıyafet gönderiliyor olabilir.

 Oysa İslam

ahlakına göre bu yanlış bir bakış açısı ve uygulamadır.

Allah, Bakara Suresi, 267. ayetinde bu gerçeği şu şekilde

ifade eder;

Ey iman edenler, kazandıklarınızın iyi olanından ve

sizin için yerden bitirdiklerimizden infak edin. Kendinizin göz yummadan

alamayacağınız bayağı şeyleri vermeye kalkışmayın.

Dolayısıyla giyilmeyecek durumda olan eşyaların

gönderilmesi Müslümanlığa uygun değildir.

Aynı şekilde tarihi geçmiş ya kendinizin yiyemeyeceği

durumda olan yiyecekleri vermek de doğru değildir. Biz bu yardımları niçin

yapıyoruz

Amacımız ne Allah rızası değil mi Bu yardımları infak

olarak yapmıyor muyuz

Allah, Al-i İmran suresinde Ancak sevdiğiniz şeylerden

infak edinceye kadar asla iyiliğe eremezsiniz. 

Her ne infak ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir. (Al-i

İmran Suresi, 92) diyor. Bu ayetin hükmünü herkesin çok iyi düşünmesi

gerekiyor. Allah yaptığımız tüm iyilikleri ve yardımları kabul etsin inşaAllah.