Geçtiğimiz gün, dünya zenginlerinin çocuklarını gönderdikleri okulla ilgili bir yazıya rastladım. Ve zihnime şöyle bir soru belirdi: Acaba, çocukları daha doğmadan teknoloji ile tanıştıran ve onları modern araçlara kurban veren anne babalar çocuklarını böyle bir okula vermek isterler miydi Sanmam… Bütün yaşamları bir özenti üzerine kuran ve kendi köklerine giderek yabancılaşan anne babalar sanırım çocuklarının böyle bir ortamda eğitim görmelerini arzu etmezlerdi. Zira E-Bay, Google, Apple, Yahoo ve H-Packard gibi teknoloji babalarının çocuklarını okuttuğu okulda kara tahtalar kullanılıyor. Okul eski usul eğitim modelini tercih ediyor. Okulda laptop tablet yer almıyor. Akıllı tahtalar yerine kara tahtalar ve tebeşir, kâğıt kalem kullanılıyor. Eğitim ortamında çocuğun kendi becerilerini kullanması sağlanıyor. Bunun için çocuklar, örgü, dikiş iğneleri ve çamurla yapabilecekleri aktivitelere yönlendiriliyor. Hikâye kitapları var, buradan hikâyeler okunuyor. Çocuklar yemek yapma, dikiş dikme, bahçe işleri ile meşgul olma gibi birçok konuda eğitiliyor. Eski usulle çocukların doğal materyalleri kullanma ve yeteneklerini geliştirme imkânı sunuluyor. Telefon ve bilgisayarları üreten teknolojinin babası sayılan bu insanlar çocuklarını ürettikleri bu ürünlerle tanıştırmıyor aksine doğal ortamda yeteneklerini keşfetmelerine yardımcı oluyorlar. Şimdi başta sorduğum soruyu tekrar soruyorum: Çocukları daha doğmadan teknoloji ile tanıştıran, onları bu araçların mahkûmu yapan ve yoksullaştıran anne babalar acaba bu konuda ne düşünürler Teknoloji ile erken yaşlarda tanışmanın çocuğa verdiği zihinsel ve duygusal zararın farkındalar mı Gün boyu radyasyona maruz kalan çocukları bu tuzaktan kurtarmayı düşünürler mi
Yeme ve uyku bozukluğundan, kaygı ve stresten, sosyal sorunlarından bahseden anne babalar, komplekslerinden vazgeçip çocuklara daha sağlıklı ortamlar hazırlamayı düşünürler mi Şahsen ben bu konuda umutlu değilim bilmiyorum sizler ne düşünürsünüz.